İzmir’in Bergama ilçesinde sessiz sedasız yürütülen bir araştırma, bölgenin tarihine dair ezberleri bozacak bir gelişmeyi ortaya çıkardı. Tiyelti Mahallesi Kurttepe mevkiinde, ormanlık alan içerisinde yapılan incelemelerde gün yüzüne çıkan arkeolojik kalıntılar, devlet tarafından koruma altına alındı.
2025 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında tespit edilen buluntuların, yalnızca lokal bir keşif olmadığı; aksine daha büyük bir tarihsel yapının parçası olabileceği değerlendiriliyor.
Bilim insanlarının dikkatini çeken bulgular
Çalışmalar, Pergamon Antik Kenti kazı başkanı Felix Pirson öncülüğündeki ekip tarafından yürütüldü. Yüzey araştırmaları sırasında elde edilen veriler, bölgedeki arkeolojik kalıntıların rastlantısal olmadığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, söz konusu alanın antik dönem yerleşim dokusuyla doğrudan bağlantılı olabileceğini belirterek, daha kapsamlı çalışmaların önünü açacak bir sürecin başladığını ifade ediyor.
Koruma kararı Resmi Gazete’de yayımlandı
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, yapılan incelemelerin ardından kritik bir karar aldı. Kurttepe’de tespit edilen alan, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillendi.
Aynı kararla bölge, birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Bu statü, Türkiye’de arkeolojik alanlar için en yüksek koruma seviyesini ifade ediyor.
Alınan karar, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında yürürlüğe girerken, 19 Nisan tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Artık müdahale mümkün değil
Yeni statüyle birlikte bölgede insan eliyle yapılabilecek tüm müdahaleler büyük ölçüde sınırlandırıldı. Birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilen bölgede:
- Her türlü yapılaşma yasaklandı
- Tarım faaliyetlerine izin verilmedi
- Doğal yapıyı bozabilecek hiçbir uygulamaya müsaade edilmeyecek
Bu düzenlemeyle birlikte alanın bilimsel araştırmalar dışında tamamen korunması hedefleniyor.

Pergamon’un bilinmeyen yüzü ortaya çıkıyor
Uzmanlara göre en dikkat çekici nokta, bu keşfin Pergamon Antik Kenti ile olan güçlü bağı. Şimdiye kadar merkez alanıyla tanınan Pergamon’un, aslında çevre mahalleler ve ormanlık alanlara kadar uzanan geniş bir yerleşim ağına sahip olabileceği düşünülüyor.
Bergama çevresi ve Kınık bölgesinde daha önce tespit edilen benzer bulgularla birlikte değerlendirildiğinde, arkeolojik kalıntıların geniş bir coğrafyaya yayıldığı görüşü güç kazanıyor.
Yüzey araştırmaları önemli ipuçları verdi
Kurttepe’de yapılan çalışmalar, yüzey araştırmalarının arkeoloji açısından ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Henüz kazı yapılmadan elde edilen veriler, bölgenin altında çok daha büyük bir tarihsel zenginlik olabileceğini işaret ediyor.
Bu bulgular, gelecekte yapılacak kazı çalışmalarının yönünü belirleyecek nitelikte. Uzmanlar, bu alanın yalnızca başlangıç olduğunu ve benzer keşiflerin devam edebileceğini dile getiriyor.





