Özgür Özel, "Mesele Özgür Özel'in meselesi ya da CHP'nin meselesi değildir. Bizim iç meselemiz değildir. Bir kavga var. CHP'de kavga var diye haber yapmak isteyenlere buradan söylüyoruz; mesele CHP'nin, Özgür Özel'in ekibinin, yol arkadaşlarının kaybetmeye itirazı, değiştirmeye olan inancı ve bu milletin emeklisinin, emekçisinin, işçisinin çiftçisinin iktidarı değiştirme kararlılığıdır. Mesele Erdoğan'la millet arasındadır. Slogan atılıyor; diyor ki 'Kayyımlar gidecek biz kalacağız.' Bir kere zaten biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi burada. Gelin bakalım, Cumhuriyet Halk Partililer nerede? Parti oyunu yüzde 25'ten beş ayda 38'e çıkaranlar bugün saldırı altındadır" dedi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı. Lüleburgaz Kongre Meydanı'nda toplananlara seslenen Özel, "Yolda gelirken şöyle telefonlar geliyor; Lüleburgaz'da değişik bir kalabalık var, Lüleburgaz'da acayip bir kalabalık var. Biz bugün buraya, Lüleburgaz'a bir miting yapmaya gelmedik, biz bugün Lüleburgaz'dan bir selam vermeye, bir selam durmaya, tarihin doğru tarafında duranları görmeye, onlarla yol yürümeye geldik. Biz bugün buraya binaların, duvarların, tavanların arasına sıkışmaya değil, sizlerle birlikte meydanda tarihin önünde buluşmaya geldik. Biz bugün buraya öyle uzaktan bakmaya değil, biz bugün buraya göz göze gelmeye, omuz omuza vermeye geldik. Biz bugün buraya yaşadığımız onca sıkıntıya, onca saldırıya rağmen sinip, pısıp, oturup beklemek yerine ayağa kalkmaya, yola çıkmaya geldik. İşte bu yüzden bugün Lüleburgaz'da, tam da dedikleri gibi acayip bir kalabalık var, değişik bir kalabalık var. Milletin iradesine kafa tutanlara söylüyorum; bu meydana iyi bakın, bu heyecana iyi bakın, bu öfkeye iyi bakın. Bu kalabalıkları toplayan ben değilim, bu kalabalıkları toplayan sizin adaletsizliğinizdir, bu kalabalıkları toplayan bu milletin vicdanıdır. İktidarın imkanlarından yararlanıp da o koltuklarda oturup da, Türkiye'nin huzurunu kaçıranlar bilsin, milletin belediyelerine çökenler bilsin, milletin partisine, cumhuriyetin partisine, cumhuriyet halk partisine çökmeye kalkanlar bilsin, diplomalara, mazbatalara çekmeye kalkanlar bilsin; siz çökmeye kalkarsınız ama bu millete siz diz çöktüremezsiniz, boyun eğdiremezsiniz. Emin olun, elinizdeki tüm güçlerle saldırsanız da ne kadar kötü, ne kadar vicdansız, ne kadar acımasız olsanız da sizin gücünüz bize sökmez, milleti yenemezsiniz, siz bizi yenemezsiniz" diye konuştu.

Manisa'da sağanak etkili oldu
Manisa'da sağanak etkili oldu
İçeriği Görüntüle

'BU DÜZENİ YIKACAĞIZ'

Kırklareli'de, Trakya'da olduklarını söyleyen Özel, "Mevsim buğday mevsimi olunca ve maalesef buğdayın fiyatı 16,5 lira olunca, aslında bizim ana gündemimizin, esas gündemimizin ne olduğunu hatırlamak, aynı madencinin emeğini savunduğumuz gibi, alnının terini toprağa damlatan, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle, çoluğunun çocuğunun geçimini sağlamaya çalışan çiftçilerin durumunu görmek lazım, onlara sahip çıkmak lazım. Bugün ben bir bahçıvan torunu olarak, 12 yaşından beri traktör üzerinde çalışan bir kardeşiniz, bir evladınız olarak bugün buğdaya yüzde 22 zam vermişler. Mazot yüzde 50 artmış. Gübre yüzde 115 artmış. Kırklareli'nde ekmek 17,5 lira, bir kilo buğday 16 lira. Böyle bir alışverişle bir kilo buğdayın satılıp 250 gram ekmeğin alınamadığı bu düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzeni yıkacağız. Alnının terini toprağa damlatanlara sesleniyorum; bu haksızlığa son vereceğiz. 21 lira maliyeti olan buğdaya 16,5 liraya diyen bu kara düzenin karşısında birlikte duracağız. Biz çiftçiye AK Parti'nin kanundaki desteklemenin 5'te birini verdiğini, yani yüzde 1 vereceğine, binde 2 verdiğini biliyoruz. Biz zirai kredilerde yapılan büyük haksızlıkları biliyoruz. Biz Türkiye'de Trakya kadar bir alanın, çiftçilerin mallarının bankalarda ipotekli olduğunu, bankaların eline geçtiğini biliyoruz ve buradan açıkça söylüyoruz; bu düzen değişecek, bir devir kapanıp yeni bir devir başlayacak" ifadelerini kullandı.

'ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ'

Lüleburgaz'da farklı, değişik, muhteşem bir kalabalık olduğunu ifade eden Özel, şöyle devam etti:

"Enteresan bir heyecan var bugün. Bugün Lüleburgaz'da, bu enerjiniz, öfkenizi enerjiye dönüştürdüğünüz bu azminiz, bu kararlılığınız, bu sahip çıkışınız, bu yola koyuluşunuz, arkamızda duruşunuz bize kazandıracak, size kazandıracak, Türkiye'ye kazandıracak. Korkmayacağız, asla durmayacağız, asla teslim olmayacağız. Bu kara düzenin, mağduru sadece çiftçiler değil. Her zaman meydanları dolduran, 20 bin lira maaşa mahkum edilen emekliler, 28 bin lirayla geçinmek zorunda bırakılan asgari ücretliler, sayısı 10 milyonu aşan işsizler, siftah yapamayan esnaflar, hep birlikteler. Gelecekten ümidi kesmiş gençler ve aileleri, yeni bir umut için, yeni bir başlangıç için yarına umutla bakabilmek için buradalar. Bizim başlangıcımız, bizim yürüyüşümüz bir kişisel ihtiras, bir parti, ya da bir partinin kendi içindeki mücadelesi değil. Bizim yürüyüşümüz varsa yoksa 103'üncü yılında yeniden halkın iktidar olması, yeniden Gazi'nin evlatlarının iktidar olması mücadelesidir. Onun için emekliler burada mı? Emekçiler burada mı? Çiftçiler burada mı? Madenciler burada mı? Peki gençler burada mı? Her yaştan genç burada mı? O zaman kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz."

'HİÇ BİR YERE GİTMİYORUZ'

Herkesin kara düzenin kendilerine saldırdığını sandığını dile getiren Özel, şunları söyledi:

"Hayır, aslında topyekun millete saldırıyorlar. Milletin değiştirme umuduna, değiştirme ihtimaline saldırıyorlar. Esas saldırdıkları Cumhuriyet'in en büyük kazanımı; sandık, seçme ve seçilme hakkı. Ekrem İmamoğlu'na saldırırken seçme hakkınıza, partimize saldırırken demokratik rejime, siyasi partiler sistemine saldırıyorlar. Eğer bizi sustururlarsa, bizi sindirirlerse kim bu yürüyecek bu madencilerle beraber? Bizi sustururlarsa, bizi dindirirlerse emeklinin halini biz konuşmazsak, kim konuşacak? Emekçinin koluna girip iktidara bir yürümezsek, kim yürüyecek? Sömürülen çiftçiyi, perişan olmuş hayvancılıkla uğraşanları, arıcıları, balıkçıları biz, halkın partisi savunmazsa kim savunacak? O yüzden bugün bizi adaysız bırakmak, kurumsuz bırakmak, lidersiz bırakmak çabalarının hepsi, milleti umutsuz bırakmak ve artık ezilenlerin ezilmeyi kabul etmesini, sömürülenlerin sömürüye boyun eğmesini, umudu kalmayanların mücadeleyi bırakmasını, sinmesini, geri adım atmasını sağlamak için yapıyorlar. İşte tarihin kırılma anındayız. Bunu yaptılar, Atatürk partisini darbecilerin kapattığı gibi, seçilmişler alıp atanmışa vermeye kalktılar. Anlatmak istediğim şu; elbette öfkelisiniz, elbette kırgın ve kızgınsınız. Ama mesele Özgür Özel'in meselesi ya da CHP'nin meselesi değildir. Bizim iç meselemiz değildir. Bir kavga var. CHP'de kavga var diye haber yapmak isteyenlere buradan söylüyoruz; mesele CHP'nin, Özgür Özel'in ekibinin, yol arkadaşlarının kaybetmeye itirazı, değiştirmeye olan inancı ve bu milletin emeklisinin, emekçisinin, işçisinin çiftçisinin iktidarı değiştirme kararlılığıdır. Mesele Erdoğan'la millet arasındadır. Slogan atılıyor; diyor ki 'Kayyımlar gidecek biz kalacağız.' Bir kere zaten biz buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi burada. Gelin bakalım, Cumhuriyet Halk Partililer nerede? Parti oyunu yüzde 25'ten beş ayda 38'e çıkaranlar bugün saldırı altındadır. Bizim suçumuz seçim kazanmak, kazanacak adaylar bulmak, bundan sonrası için de bunda kararlı olmaktır. Bizim suçumuz müesses nizama karşı çıkmak, bizim suçumuz zengin daha zengin olacak, fakir yerinde oturacak, emekli, emekçi, orta direk bulduğuyla yetinecek, açlığa direnecek anlayışına karşılık yok öyle yağma. Kısaca çöp, uzun çöpten hakkını alacak dememizdir. Bizim suçumuz; herkesin toplu iş sözleşmesinin olduğu, grev hakkının olduğu sendikayı, Türkiye işçi sınıfına vaat etmektir. Şunu bilelim; CHP'de kavga yoktur. Öyle esas mesele; kayyım gidecek, seçilmişler gelecek. Elbette öyle olacak. Seçilmişler hiçbir yere gitmedi, gitmeyecek. Ama esas mesele demin itiraz ettiğim, kayyım gidecek biz gelecek değil, Tayyip gidecek, biz geleceğiz meselesidir. Erdoğan gidecek, bu milletin iktidarı gelecektir. Yoksa partideki bir tartışma, partideki gibi kapışma değil, esas mesele çeyrek yüz yıldır süren sömürü düzeninin bitmesi, Erdoğan iktidarının gitmesi, halkın iktidar olma meselesidir."

Kaynak: DHA