TEKNOLOJİ

Otomobilde frenler tarih mi oluyor? Yeni teknoloji dengeleri değiştiriyor

Çinli üreticiler 2026 için hidroliksiz fren sistemine hazırlanıyor. Elektronik mekanik frenler seri üretime geçebilir.

Abone Ol

Fren sisteminde köklü değişim mi geliyor?

Otomotiv dünyasında yüzyılı aşkın süredir kullanılan hidrolik fren sistemleri, yerini tamamen elektronik kontrollü çözümlere bırakmaya hazırlanıyor. Özellikle Çin merkezli üretici ve tedarikçiler, “Brake-by-Wire (BBW)” olarak adlandırılan yeni nesil fren sistemlerini 2026 itibarıyla sınırlı seri üretime taşımayı hedefliyor.

Bu sistemin en dikkat çeken versiyonu ise Elektronik Mekanik Fren (EMB) olarak tanımlanıyor. EMB, frenleme gücünü hidrolik sıvı yerine tamamen elektronik aktüatörler ve kontrol sistemleriyle sağlıyor. Yani klasik fren hortumları ve hidrolik devreler ortadan kalkıyor.

Çin yeni standardı yürürlüğe soktu

Bu dönüşüm yalnızca prototip seviyesinde değil. Çin, Mayıs 2025’te yayımladığı GB21670-2025 standardı ile yolcu araçlarında elektrik iletimli fren sistemlerinin teknik gerekliliklerini tanımladı.

1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek bu zorunlu standart, “Electrical Transmission Braking System (ETBS)” kavramını resmen tanımlıyor. Sistem; tamamen elektrik depolama gücüyle çalışan ve sürücü tarafından kontrol edilen bir fren mimarisini ifade ediyor.

Standart; yedeklilik, güvenlik doğrulaması ve sistem dayanıklılığı gibi başlıklarda minimum gereklilikler getiriyor. Bu da üreticilerin EMB sistemlerini seri üretim için sertifikalandırmasının önünü açıyor.

Hangi üreticiler bu işe girdi?

Çinli tedarikçiler üretim hazırlıklarını hızlandırmış durumda.

Orient-Motion Technology üretim hatlarını kurdu ve Dongfeng Liuzhou Motor ile Geely’nin Farizon markasıyla iş birliği yaptı.
Jiongyi Electronic Technology tamamen kuru çalışan EMB sistemleri için dayanıklılık testlerini tamamladı ve ISO26262 güvenlik sertifikasyonu aldı.
Motion Technology seri üretim için montaj hattını doğruladı.
Watson Rally ise kalibrasyon ve üretim doğrulama aşamasına geçti.

Otomobil tarafında ise Chery’nin Exeed EX7 modeli, EMB kullanan ilk seri üretim araç olarak açıklandı. Chery’nin ET serisi üst segment elektrikli araçlarının da yeni standarda uygun testleri geçtiği belirtiliyor.

Kaiyi Automobile ve batarya değişim çözümleri geliştiren U Power’ın, Beijing West Industries (BWI) ile birlikte hidroliksiz dört teker bağımsız fren kontrolü sunan sistemler üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.

Bu sistem neden önemli?

EMB teknolojisi yalnızca fren mimarisini değiştirmiyor; aynı zamanda yazılım tanımlı şasi sistemlerine geçişin bir parçası olarak görülüyor.

Elektronik kontrollü frenler, otonom sürüş sistemleriyle daha entegre çalışabiliyor. Dört tekerlek bağımsız kontrol edilebildiği için stabilite ve yol tutuş optimizasyonu daha hassas hale geliyor.

Bu geçiş özellikle elektrikli ve yazılım odaklı araç mimarisine sahip modellerde daha hızlı ilerliyor.

Hissiyatı eski frenler gibi mi?

Yeni sistemlerde pedal ile tekerlek arasında doğrudan hidrolik bağlantı bulunmuyor. Ancak üreticiler sürücünün alıştığı fren hissini korumak için pedalda yapay direnç ve geri bildirim simülasyonu kullanıyor.

Doğru kalibrasyon yapıldığında günlük kullanımda fark hissedilmeyebilir. Ancak performans sürüşlerinde klasik sistemlere göre daha dijital bir tepki karakteri algılanabiliyor.

Elektrikli araçlarda durum ne?

Elektrikli otomobiller zaten uzun süredir rejeneratif frenleme kullanıyor. Gazdan ayağınızı çektiğiniz anda araç yavaşlıyor ve enerji bataryaya geri kazandırılıyor.

Ancak rejeneratif sistemler tek başına yeterli değil; acil durumlarda disk frenler devreye giriyor. EMB ise bu mimariyi tamamen elektronik kontrolle bir üst seviyeye taşıyor.

Fren pedalı tamamen ortadan kalkabilir mi?

Teknik olarak tam otonom sürüş sistemlerinde araç hızlanma ve yavaşlama kararlarını kendi verebilir. Bu senaryoda fiziksel pedalların rolü azalabilir.

Ancak mevcut güvenlik mevzuatı ve sürücü kontrol gereklilikleri nedeniyle kısa vadede fren pedalının tamamen kaldırılması beklenmiyor.

Asıl dönüşüm, frenlerin mekanik bir sistem olmaktan çıkıp yazılım tabanlı bir güvenlik altyapısına dönüşmesi.

Zorluklar neler?

Her ne kadar seri üretim hedefleri açıklanmış olsa da teknik karmaşıklık en büyük engel olarak görülüyor.

Aktüatör performansı, sistem yedekliliği, fonksiyonel güvenlik ve maliyet kontrolü hâlâ mühendislik açısından çözülmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Bu faktörler, EMB’nin prototipten geniş ölçekli ticari uygulamaya geçiş hızını belirleyecek.

Elektronik mekanik fren (EMB) sistemleri, hidrolik hortum ve sıvı ihtiyacını ortadan kaldırarak bakım gereksinimini azaltma potansiyeli taşıyor. Dört tekerleğin bağımsız elektronik kontrol edilebilmesi sayesinde fren gücü daha hassas dağıtılabiliyor ve otonom güvenlik sistemleriyle daha uyumlu çalışıyor. Ayrıca yazılım güncellemeleriyle fren karakterinin optimize edilebilmesi, bu sistemi elektrikli ve yazılım odaklı araç mimarileri için daha esnek hale getiriyor.