İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından sosyal medyada yapılan içerikleri incelemeye aldı. Özellikle saldırı çağrısı, tehdit ve korku yaratmaya yönelik ifadeler içeren paylaşımlar üzerine kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
Savcılık, kamu düzenini tehdit ettiği değerlendirilen bu içeriklerle ilgili hızlı bir şekilde harekete geçerek, 25 kişi hakkında gözaltı kararı, arama ve dijital materyallere el koyma talimatı verdi. Yapılan açıklamada, sürecin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü vurgulandı.
Siber suçlar ekipleri devrede
Soruşturmanın temelini, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan detaylı analiz raporları oluşturdu. 20 Nisan 2026 tarihli bu raporlar doğrultusunda, sosyal medya platformlarında dolaşıma giren içerikler tek tek incelendi.
Hazırlanan dosyada, özellikle okullara yönelik saldırı içerikli paylaşımlar yapan hesapların tespit edildiği ve bu hesapların kullanıcılarına yönelik hukuki süreç başlatıldığı belirtildi. Yetkililer, dijital ortamda yapılan paylaşımların da suç teşkil edebileceğine dikkat çekerek, kamuoyuna önemli bir uyarı mesajı verdi.
Şüpheliler farklı illerde
Soruşturma kapsamında hakkında işlem başlatılan 25 kişinin farklı şehirlerde bulunduğu bildirildi. Dosyada yer alan bilgilere göre, şüpheliler arasında 13 suça sürüklenen çocuk ile 12 yetişkin bulunuyor.
Yetkililer, çocuklardan 11’inin İstanbul dışında, 2’sinin ise İstanbul’da olduğunu açıkladı. Yetişkin şüphelilerden 9’unun il dışında, 3’ünün ise İstanbul’da bulunduğu kaydedildi. Bu kapsamda farklı illerde eş zamanlı operasyon hazırlıkları yapıldığı öğrenildi.
İki ayrı suçtan işlem başlatıldı
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada şüphelilere yöneltilen suçlamalar da netleşti. Buna göre, şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 213. maddesinde yer alan “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçu ile 216. maddede düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarından işlem başlatıldı.
Bu suçlamalar, özellikle toplumda infial yaratabilecek ve kamu güvenliğini zedeleyebilecek içeriklerin önüne geçilmesi açısından kritik öneme sahip. Hukukçular, bu tür paylaşımların yalnızca bireysel ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, toplumsal sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.





