Ankara’da gerçekleşecek olan 7-8 Temmuz NATO zirvesi öncesinde gözaltılar ve hareketlilik devam ediyor. NATO zirvesi ile ilgili tepkiler büyürken, Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nden açıklama yayınlandı. Yapılan açıklamada, “Milyarlarca dolarlık silahlanmaya ayrılan her kaynak; çevrenin korunmasına, iklim krizine uyum çalışmalarına, afetlere dirençli kentlere, temiz su yatırımlarına, sağlığa, eğitime, adalete ve kamusal hizmetlere ayrılması gereken kaynaklardan eksilmektedir” denildi.

TBMM’deki taciz davasında karar açıklandı
TBMM’deki taciz davasında karar açıklandı
İçeriği Görüntüle

Yapılan açıklamada, TMMOB ve bağlı Odaları tarafından 26 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan “Ülkemizin ve Halkımızın Geleceğini Emperyalizmin Savaş Örgütü NATO’ya Teslim Etmeyeceğiz!” başlıklı ortak açıklamada ortaya konulan değerlendirmelere katılıyor; TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak çevre hakkı, yaşam hakkı ve kamu yararı açısından aşağıdaki hususları vurgulamayı gerekli görüyoruz” denildi.

“ÇEVRE HAKKI SAVUNMAK GÜÇLEŞMEKTEDİR”

NATO zirvesi öncesinde, toplantı ve gösteri, yürüyüşler gibi temel demokratik hakların kısıtlanmasını ve kent yaşamının olağan akışını olumsuz etkileyen uygulamaları ve güvenlik tedbirlerinin yaşamın her alanına yayılmasını endişeyle karşılandığını ifade ederek, “2004 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi sürecinde yaşananlar hâlâ hafızalardayken, benzer bir tablonun bugün Ankara’da yeniden ortaya çıkması kaygı vericidir zira demokratik katılımın ve toplumsal tepkilerin sınırlandırıldığı ortamlarda kamu yararını ve haliyle çevre hakkını savunmak da güçleşmektedir” denildi.

“SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ”

“NATO zirvelerinde alınan kararlar; güvenlik politikalarını, silahlanmayı, askeri harcamaları şekillendirmekte ve uluslararası çatışmaları derinleştirmektedir” denilen açıklamada, “Bu kararların sonuçları; kamu kaynaklarının kullanımından çevresel yıkıma, iklim krizinden yaşam hakkına kadar geniş bir alana yansımaktadır. Çevre mühendisleri olarak bu süreci doğa, yaşam ve kamu yararı açısından değerlendirmeyi mesleki sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz”

“KAMUSAL HİZMETLERİ EKSİLTMEKTEDİR”

Bugüne kadar yaşanan savaşlar, yakın zamanda Filistin’de, İran’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan çatışmalar; göstermiştir ki; savaşlar insan yaşamında derin yaralar açarken, ormanları, su kaynaklarını, toprağı, tarım alanlarını, ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de geri dönüşü zor biçimde tahrip etmektedir. Savaşların çevresel etkileri, çatışmalar sona erdikten sonra da uzun yıllar varlığını sürdürmektedir. Milyarlarca dolarlık silahlanmaya ayrılan her kaynak; çevrenin korunmasına, iklim krizine uyum çalışmalarına, afetlere dirençli kentlere, temiz su yatırımlarına, sağlığa, eğitime, adalete ve kamusal hizmetlere ayrılması gereken kaynaklardan eksilmektedir.

“DOĞAYA YAŞAMA VE BARIŞA SAHİP ÇIKIYORUZ”

Açıklamada “Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak; sömürünün ve ekolojik yıkımın karşısında yaşamı, ekosistemleri, halk sağlığını, bilimi ve kamu yararını savunmaya devam edeceğiz. Doğaya, Yaşama ve Barışa Sahip Çıkıyoruz! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! Kahrolsun Emperyalizm!” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: Haber Merkezi