İZMİR GÜNCEL

Meryem Ana direnişi belgesel oldu: Efes’te halkın mücadelesi sembol hale geldi

Efes Selçuk halkının Meryem Ana Evi Direnişi’ni anlatan ‘Ekonomik Kayyuma Direnenler’ belgesel gösterimi ve ‘Yerel Yönetimler ve Kamusal Gelirler Üzerine’ söyleşisi İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleşti.

Abone Ol

9 EYLÜL/Efes Selçuk halkının Meryem Ana Evi Direnişi’ni anlatan ‘Ekonomik Kayyuma Direnenler’ belgesel gösterimi ve ‘Yerel Yönetimler ve Kamusal Gelirler Üzerine’ söyleşisi İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleşti.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin moderatörlüğünde, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Araştırmacı Gazeteci Timur Soykan ve Birgün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın konuşmacı olduğu söyleşiye; Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Yıldırım, CHP İzmir İl Yöneticileri, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

"BAŞKAN MÜCADELE ETTİ, HALK DİRENDİ"

Belgesel gösterimi öncesinde konuşan Yönetmen Aycan Karadağ, “Belgeselin çıkışında bahsetmek gerekirse iktidarın baskıları tüm muhalefeti etkiledi. Özellikle 19 Mart’ta İmamoğlu’nun tutuklanması ile bu baskıları gördük. Meryem Ana, Selçuk’tan alınıp bakanlığa verildi. Kentin ana gelir kaynağı kesildi. Filiz Başkan mücadele etti, Selçuk halkı direndi. Bizim de bu direniş ilgimizi çekti. Kolektif bir mücadeleye inanıyoruz. Belgeselde emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

TUTUKLU GAZETECİLERE SELAM!

Mesleğini yaparken tutuklanan gazetecilere selam gönderen İzmir Gazeteciler Başkanı Dilek Gappi, “Türkiye'de son zamanlarda kayyumun her çeşidini görmeye başladık. Fikrî kayyum bile var. Türkiye demir ağlarla örülürken, artık demir parmaklıklarla örülüyor. Başta demir parmaklıkların arkasında kalan meslektaşlarım Merdan Yanardağ, önceki gün tutuklanan, çok iyi bir yargı muhabiri olan Alican Uludağ olmak üzere, fikri mücadele veren tüm meslektaşlarıma selam gönderiyorum” diye konuştu.

“SELÇUK MODELİ TARİHE NOT EDİLECEK"

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 3 taşınmazının vakıflara devredilmesine tepki gösteren Gappi, “Selçuk bir sembol; ama her geçen gün başka bir konuyla karşılaşıyoruz. Son bir haftada İzmir'in üç binasına birden el konulmaya çalışılıyor. Meslek Fabrikası; 150 bin insana dokunan, meslek edinilmesine olanak veren ve en çok da kadınların ailelerine ekonomik katkı sağlamalarına yol açan bir kurum. Bunların hiçbiri kabul edilemez. Türkiye, daha birçok direniş modelini ortaya koyacaktır. Ama Selçuk modeli tarihe not edilecek” ifadelerini kullandı.

"EMEKÇİLER ÖRGÜTLENDİ, HALK KENDİ GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI”

Efes Selçuk’un tek ve en büyük gelir kaleminin ellerinden alınmak istenmesine dair sürecin 2023 Aralık ayında başladığını ifade eden Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, “Emekçilerle birlikte Meryem Ana’ya çıktığımızda, tam da yerel seçimler yaklaşıyordu, ‘Bizi seçerseniz hiç sorun olmaz’ gibi bir tehdit vardı. Halkımız bu tehdide boyun eğmedi. O dönemde diplomasiyi çok iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Bütün seyir içerisinde en zorlandığımız kısım, arkadaşlarımızın aşağı indirilmesiydi. Efes Selçuk halkı yukarı çıkamıyordu. Hayatımızda ilk defa TOMA’yı gördük. Gerçekten eğlenerek direndik. Sanki yeniden doğuyormuş gibi, tekrardan halkla bir bütün oluyormuş gibi hissettik. Belediyede istihdam ettiğimiz emekçilerimize teşekkür etmek lazım; onlar da iyi örgütlendiler. Çünkü bu bir hak mücadelesiydi, kolektif bir mücadele vardı. Emekçi parası için, halk kendi geleceği için sahip çıktı. Onların amacı sadece gelire el koymak değil. Bizi, belediyelerle vatandaşı kavga ettirmek. Ama oyun böyle bozulur” dedi.

“RANTA BAĞIMLILAR, HALKIN DEĞERLERİNE SALDIRIYORLAR”

Belgeselde dayanışmanın kıymetini ve direnişin sıcaklığını hissettiklerini ifade eden Gazeteci Timur Soykan ise “Belgeselde direnişin çok eğlenceli bir yanının olduğunu da anlattılar. Çok güzel bir belgesel olmuş, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Selçuk’ta yaşanan bu kuşatma, planlı bir uygulama. Halk doğasını koruyor, belediyesini koruyor. Çünkü sürekli bir saldırı altında. İnsanlar toprağını koruyor, suyunu koruyor. Onu korurken ölüyor, öldürülüyor. Selçuk’ta da bu durum yaşandı. Bütün davalar ranttan ibaret hale gelmiş durumda. Ranta o kadar bağımlı hale gelmişler ki, halkın değerlerine saldırabiliyorlar. Bu gerçekten bir gözüdönmüşlük. Ama günün sonunda halkla inatlaşan, kaybeder” dedi.

“SELÇUK HALKININ SESİNİ DUYMAK ZORUNDAYIZ”

Ülkenin bir yol ayrımında olduğunu dile getiren Birgün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın, “Küçük direnişler, tek tek yapılan işlerden bazen sonuç alınmıyor gibi gözüküyor. Ama büyük resme bakmak zorundayız. Sadece parayla kendini tahkim etmek üzerine kurulmuş bir motivasyonları var. Selçuk halkı, ‘Biz yıllardır otoparkı böyle kullanıyoruz. Siz neden bunu engelliyorsunuz?’ dedi. Bu sesi mutlaka duymak zorundayız. Ama duymuyoruz. Selçuk’un tek başına kurtulma şansı yok. Biz de tekleşmek, birleşmek zorundayız. Herkes değişim istiyor. Tam da bu değişim duygusuna sarılmak zorundayız. Şimdi değiştirme ve dönüştürme iradesini ortaya koyma, harekete geçme zamanı” diye konuştu.