Beko Dikmen, Yakın Kitabevi yayını Meşe Kitaplığı’ndan geçen ay çıkan kitabı “Şemsiyelerim”de böyle diyor. Zorluklarla dolu yaşamında ayakta durma savaşını, okurlarıyla paylaşıyor.

Anı ve yaşam öyküsü, edebiyatta giderek daha fazla yazılıp okunan bir tür haline geldi. Bu eserler okurun, kitabın geçtiği döneme ilişkin merakını karşılıyor. Aynı şehrin aynı zamanlarından geçmiş olanlar ya da anlatılan dönem ve mekânlara uzak olanlar, dönem hikâyelerini yaşanmışlık penceresinden okuma şansı buluyor. Yazar kendini ifade etme, deneyim ve birikimlerini paylaşma ihtiyacını karşılarken her okuyana, kendi hayat hikâyelerini düşündürüyor. Her kitap, okurunda yeniden yazılıyor.

Beko Dikmen’in, geçen ay Meşe Kitaplığı tarafından yayımlanan yaşam öyküsü kitabı “Şemsiyelerim”, dönemin mekânlarına ve olaylarına değinmesiyle anı türüne de yaklaşıyor. Kitap, geçen yüzyılın ikinci yarısında Ada Gazinosu, Efes Oteli gibi İzmir’in kimi eğlence mekânlarından kültürel etkinliklerine, tenis sporuna; Alsancak, Hatay, Balçova gibi belli başlı semtlere Dikmen’in perspektifinden uzanıyor. Yazar, İzmir’in efsane çocuk doktorlarından eşi Oktay Dikmen’in iki kuşağı büyüten hekimlik macerasına da sıklıkla yer veriyor. ‘90’ların sonunda Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı olan Mert Dikmen’in annesi Beko Dikmen, oğluyla yaşadığı turizmcilik deneyimini de aktarıyor.

Üç oğlu ve eşiyle kurduğu dünyasında her türlü zorluğun üstesinden gelmek için “şemsiyelerim” dediği duygusal savunma zırhını kuşanıyor. “Şemsiyelerim” kitabevi raflarında okurlarını bekliyor.