banner135

Atatürk Müzesi'ni görmeden dönme

Atatürk Bulvarı'ndaki (Birinci Kordon) Atatürk Müzesi, Atatürk’ün İzmir’de Latife Hanım Köşkü’nden sonra en uzun kaldığı mekan olarak biliniyor. "İzmir'de ziyaret etmeden dönme" listesinin başında yer alan müze kent dışındakiler için sanal müze olarak da gezilebiliyor

Atatürk Müzesi'ni  görmeden dönme

Hazırlayan/ Saadet Erciyas

Atatürk Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca üç yıl süren uzun bir restorasyon sürecinin ardından 2015 yılında bu günkü haliyle ziyarete açıldı. Atatürk araştırmalarıyla tanıdığımız, müzenin danışmanı yazar Ahmet Gürel, bu müzenin Türkiye’de bulunan onlarca Atatürk Müzesi'nden farklı olduğuna dikkat çekiyor. “Atatürk’ün yarım gün kaldığı yer bile müzedir” diyen Ahmet Gürel, farkı şöyle açıklıyor: “Bu müze örneğin Samsun’da bulunan Atatürk Müzesi gibi orjinalliğini muhafaza etmiş, hep kullanılmış. Atatürk’e hediye edilmiş, bir ara otel olmuş, kütüphane olarak kullanılmış. İçindeki eşyalar ilk sahibi Takvor’dan beri muhafaza edilmiş. Özelliği ne? İçindeki eşyalar 38 gün ve gece Mustafa Kemal’i ağırlamış. Mustafa Kemal İzmir’e 16 kez gelmiş. En çok kaldığı yer İzmir. Mesela Samsun’daki müzede kaldıysa 3 – 5 gün, Mustafa Kemal’in yarım gün kaldığı yer bile müzedir. Eskişehir’e de çok uğramış ama trenle geçerken. 146 gün kalmış İzmir’de, yüzde 60’ı Uşakizade Köşkü'nde geçmiş. 91 gün kalmış köşkte.”

ÜÇ ATATÜRK ANI EVİ

İzmir’de Atatürk Müzesi’nin yanı sıra iki önemli anı evi daha bulunuyor. Karşıyaka’da Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın son günlerini geçirdiği yine Uşakizadeler'e ait Latife Hanım Anı Evi ve Göztepe’deki Uşakizade Köşkü. “Gazi’nin İzmir Anıları” kitabında Atatürk’ün İzmir’de kaldığı evleri anlatan Gürel, Atatürk’ün Naim Palas ve Uşakizade Köşkü’nün yanı sıra Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü adıyla bilinen ve bugün ne yazık ki bir apartmana dönmüş olan bir köşkte 10-11-13 Eylül 1922 tarihinde kaldığını da belirtiyor. Atatürk'ün 12 Eylül günü Kramer Oteli’nin yakınlarındaki bir doktorun evinde kaldığını anlatan Ahmet Gürel, "Doktorun kimliğiyle ilgili bir bilgi yok elimizde” diyor. Atatürk Müzesi olarak düzenlenen bina 1922 yılında sahibi tarafından terk edildikten sonra Hazine’nin mülkiyetine geçmiş. İzmir’e giren Türk ordusunun karargah olarak kullandığı bina, Atatürk’ü ilk defa 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi’ne geldiğinde ağırlamış. Kongre bitiminde Hazine tarafından Naim Bey’e otel olarak kiralanan bina bir süre Naim Palas olarak hizmet vermiş. Atatürk, otel olan binada daha sonra İsmet Paşa ile birlikte de kalmış. Bina daha sonra İzmir Belediyesi tarafından satın alınarak Atatürk’e hediye edilmiş. Atatürk bu binada İran Şahı Rıza Pehlevi’yi de ağırlamış.

Atatürk’ün ölümünün ardından kız kardeşi Makbule Baysan’a veraset yoluyla kalan mekan, daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce müze yapılmak üzere kamulaştırılmış. 1941 yılında müze olarak açılan bina, bir süre Atatürk İl Halk Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi olarak hizmet vermiş. 1972 yılında mülkiyeti İzmir Arkeoloji Müzesi’ne geçen bina İzmir Atatürk ve Etnoğrafya Müzesi olarak ziyarete açılmış. Müzedeki etnoğrafik eserler 1988’de açılan Etnoğrafya Müzesi’ne taşınınca binanın adı İzmir Atatürk Müzesi olarak değiştirilmiş.

ENGELLİLER DE GEZEBİLİR

Yeniden restore edilen Atatürk Müzesi İzmir'de en çok ziyaret edilen müzelerden biri. Sadece öğrenciler değil, büyük küçük, yaşı kaç olursa olsun yüreğinde Atatürk sevdası taşıyan herkes müzenin ziyaretçisi. Müzeyi yabancı ziyaretçilerin de merakla gezdiği biliniyor. Haftanın yedi günü açık olan ve ücretsiz olarak ziyaret edilen müzede en çok ilgi gören bölümlerden biri son derece gerçekçi heykellerin yer aldığı ana girişin tam karşısında bulunan toplantı odası. Atatürk’ün silah arkadaşları İsmet İnönü, Fahrettin Altay, Kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak’la birlikte betimlendiği heykeller silikon bazlı yapılmış. Bodrum, iki tam kat ve çatı katından oluşan bina yenilenirken engelliler de düşünülmüş. Engelliler için bir asansör yapılan müzenin iki katında da fotoğraflar ve sinevizyon aracılığıyla bilgiler aktarılıyor. Zemin katta Atatürk’ün yaşamını anlatan bilgilendirme salonu, toplantı odası, kütüphane ve sinevizyon odası bulunuyor. Binanın mermerlerle kaplı görkemli girişinden merdivenlerle çıkılan üst katında Atatürk’ün giysileri, yaşadığı odalar, yemek odası, banyo, çalışma odası, misafir yatak odası, berber odası, yaver yatak odası yer alıyor.

Atatürk’ün İzmir’deki günlerini anlatan İzmir Günleri Bilgilendirme Salonu ve İzmir İktisat Kongresi Bilgilendirme Salonu’nda da bilgiler bol fotoğraf eşliğinde ziyaretçilere aktarılıyor. Müzenin arka tarafında bahçede yapılan Çocuk Eğitim Odası’nda ise müzenin en önemli ziyaretçileri olan öğrenciler için hazırlanmış. Bu odada puzzle eşliğinde Atatürk’ün yaşamına ilişkin temel bilgiler veriliyor.

Giysiler Kastamonu’dan gelmiş

Müzenin ikinci katında Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’le birlikte çekilmiş ve çok bilinen bir fotoğrafındaki spor giysisi, beyaz bir smokin, davetlerde kullandığı silindir şapkası, günlük giysilerinden örnekler bulunuyor. Giysiler müze için Kastamonu’dan gelmiş. Atatürk tarihi araştırmacısı, yazar Ahmet Gürel, İzmirliler'in Atatürk Müzesi ile birlikte diğer anı evlerini de mutlaka görmelerini belirtirken şunları söylüyor: "Hem bu müzeyi hem de Atatürk’ün yaşamında büyük önem taşıyan diğer iki mekanı mutlaka ziyaret ediniz. Bu üç mekan birbirinden ayrılmaz birbirini tamamlayan mekanlar çünkü. Çocuklarınızı müzeye, köşke anı evine mutlaka getiriniz. Bu mekanlar bizim çok önemli bir kültürel mirasımız, önderimiz Atatürk’ün yaşadığı ve onun anılarıyla dolu mekanlardır.”

Müze tez konusu da olmuş

Bugün Atatürk Müzesi olarak kullanılan ve 1875-1876 yılında yapıldığı tahmin edilen yapı, Yirminci yüzyılın başında İzmir’deki en önemli halı ihracatçısı Ermeni Takvor Spartalı tarafından konut olarak yaptırılmış. Spartalı ailesi aynı zamanda OCM olarak bilinen ve İzmir’de bir kartel olarak çalışan Şark Halı Kumpanyası’nın (The Oriental Carpet Manufacturers) ortaklarından. (*)

Müze binası mimari açıdan ve içeriğiyle de ilgi çekici bir yapı. 852 metrekarelik bir alana oturan, Osmanlı ve Levanten mimarisi karışımı olarak tanımlanan, heykelleri, objeleri, asansörlü lambaları, seramikleri, şömineleri, mobilyalarındaki çinileri ve zerafetiyle etkileyici bir yapı olan Atatürk Müzesi dönem dönem farklı araştırmalara da konu olmuş. Binanın zemin katında bulunan ve mimariye bağlı olarak yer alan şöminelerle aynı katta bulunan, figürlü Avrupa çinileri olarak adlandırılan çinilerle süslü sandalyeler ve konsol, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nce 2005 yılında araştırma konusu edilmiş. Müzenin girişi katında görülebilen ve on sandalyenin beşindeki çinilerde William Shakespeare’in oyunlarından sahneler, diğer beş sandalyede ise çeşitli meslekler yer almış. Sandalyelerin beşinde Shakespeare’in “Huysuz Kız”, “Bir Yaz Gecesi Rüyası”, “On İkinci Gece”, “Atinalı Timon” ve “Cymbeline” adlı oyunlarına ait sahneler yer alırken, diğer beş sandalyede ise kurşunculuk, dokumacılık, kumaş boyamacılığı, terzilik ve ayakkabıcılık meslekleri betimlenmiş. Krem renk üzerine kahverengi boya ile sıraltı tekniğiyle yapılan çinilerle süslü üst katta yer alan konsolda ise yine Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” ile “Kuru Gürültü” oyunlarından bir sahne yer almış. Zemin kat salonun sağındaki odada görebileceğiniz figürlü çinilerde ise müzisyenler, bitkisel desenler yer almış. Müzenin deposunda bulunan ve otel olarak kullanıldığı dönemden kaldığı tahmin edilen “cicim” adı verilen özel bir dokumanın örneklerini sunan perdeler ise 2002 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü tarafından tez konusu olarak ele alınmış. Bugün yenilenen müzede bu perdeler yer almıyor.

İzmir'de en çok ziyaret edilen müzeler arasında

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2015 yılında gerçekleştirdiği uzun bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını açan müze, İzmir'de haftanın 7 günü, ücretsiz gezilebilen ve en çok ziyaret edilen müzelerin başında geliyor. İzmir İl Kültür Turizm Müdürlüğü verilerine göre pandemi öncesi müzeyi 2016 yılında 117 bin 925 kişi, 2017'de 134 bin 452 kişi, 2018 yılında ise 144 bin 666 kişi ziyaret etmiş. 2019 yılında 72 bin 384 olan ziyaretçi sayısı 2021 Ocak-Temmuz ayları arasında 15 bin 777 olarak gerçekleşmiş. Müzelerin bir açık bir kapalı olduğu dönemde bile müze İzmir'de en çok ziyaret edilen ilk beş müze arasında yer almış. Müze Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği sanal müze uygulamasıyla da gezilebiliyor. (www.sanalmuze.gov.tr/muzeler/IZMIR_ATATURK_MUZESI/) Sanal Müze'de İzmir'de yer alan ve tanıtımına yer verilen üç müzeden biri Atatürk Müzesi. Müze yaz dönemi 18.30 - Kış Dönemi: 17:00'de ziyarete dilebilir.

(*) Geçmişten Günümüze Levantenler – İzmir Ticaret Odası Kültür, Sanat ve Tarih Yayınları-2011

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner101

banner100