Karaburun'da Atatürk heykeli önünde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın laiklik ve bilim karşıtı müfredatını protesto eden bir etkinlik düzenlendi. Karaburun Veli Der ve Karaburun Demokrasi Meclisi'nin organize ettiği etkinliğe yurttaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Veli Der Karaburun Temsilcisi Derya Güreş, etkinlikte yaptığı açıklamada müfredatı eleştirdi.

Whatsapp Image 2024 06 11 At 13.31.26 (1)

Derya Güreş, "Bu müfredat, mevcut iktidarın siyasal-ideolojik kuşatmasının en önemli aracı olarak kullanılıyor. 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adı altında onaylanan bu müfredat, 'biat ve itaat'i merkezine alan bir nesil yetiştirmeyi amaçlıyor" dedi. Güreş, müfredatın bilimsel düşünceyi önemsizleştirdiğini ve evrensel değerleri göz ardı ettiğini belirtti.

Whatsapp Image 2024 06 11 At 13.31.27 (2)

İZDENİZ’in Midilli seferlerine yoğun ilgi İZDENİZ’in Midilli seferlerine yoğun ilgi

Güreş, "Milli Fizik ya da dine uygun Kimya diye bir şey yoktur. Bilim, evrensel değerleri ve metodolojiyi esas alır. Bu müfredat, bilimin evrensel değerlerini göz ardı ediyor ve eğitimi sermayenin ihtiyaçlarına uygun hale getiriyor" ifadelerini kullandı. Müfredatın, öğrencileri 'kamil insan' yetiştirme adı altında bilimsel sorgulama ve araştırmadan uzaklaştırdığını vurguladı.

Whatsapp Image 2024 06 11 At 13.31.26

Protesto sırasında Güreş, müfredatın cinsiyet eşitsizliğini pekiştirdiğini ve kadının yerini aile ve ev ile sınırladığını ifade etti. "Toplumsal cinsiyet eşitliği yerine cinsiyet eşitsizliğini sürdüren bu müfredat, toplumsal fayda ve çocuğun üstün yararı ilkelerini göz ardı ediyor" dedi. Ayrıca, dilbilgisi dersinin müfredattan çıkarılmasının, öğrencilerin dil yapısını ve mantığını anlamasını zorlaştırdığını belirtti.

Whatsapp Image 2024 06 11 At 13.31.28 (1)

Güreş, müfredatın Atatürk Cumhuriyeti’nin kurucu değer ve ilkelerini yok etmeyi amaçladığını ve mevcut iktidarın siyasi çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. "Bu müfredatı, kamusal eğitim yerine piyasacı eğitimi beslediği için, çok kimlikliliği değil tekçiliği esas aldığı için reddediyoruz" dedi. Müfredatın, 100 yıl öncesinin hayalini 100 yıl sonrasının hedefi olarak planladığını da sözlerine ekledi.

Güreş, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

LAİKLİK VE BİLİM KARŞITI MÜFREDATI REDDEDİYORUZ!
Müfredat ya da öğretim programları devlet tarafından belirlenir ve okulda öğretmenin bir konuyu hangi içerikte, nasıl ve hangi yöntemlerle anlatacağını, neye dikkat edip öne çıkaracağını belirler. Yani bir eğitsel plandır ve içerdikleri kadar içermedikleri de önemlidir. 
Bu nedenle, mevcut iktidarın siyasal-ideolojik kuşatmasının en önemli ve kullanışlı aracı eğitim ve onun içeriği olarak da müfredattır. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla onaylanan bu müfredat tam da bu nedenle mevcut hükümetin siyasal-ideolojik yaklaşımına uygun, “biat ve  itaat”i merkezine alan bir nesil yetiştirme programıdır. Bu nedenle;
Bu müfredatı, bir bilim alanı olan program geliştirme basamaklarının öngördüğü hiçbir yöntem izlenmeden hazırlandığı için, 
Bu müfredatı, başta öğretmenler ve akademisyenler olmak üzere program geliştirme uzmanlarının, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin görüşlerini göstermelik olarak alıp şekillendirdikleri için,
Bu müfredatı, zihinleri “fıtrat, şükür, kanaat, cedel, medevvet, iffet, haram, helal, sabır vb” dini söylemle doldurarak bilimsel düşünceyi, evrensel değerleri önemsizleştirmeyi planladığı için,
Bu müfredatı, eğitimi sermayenin ihiyaçlarına uygun ve “emek-sömürü” mekanizmasına itiraz etmeyen, rıza gösteren, şükreden kullar yetiştirmeyi hedeflediği için,
Bu müfredatı, bilimsel gelişmeleri izleyen-sorgulayan-araştıran bireyler değil “kamil insan” yetiştirmeyi hedeflediği için (ki, İslam Ansiklopedisi kamil insanı şeriat, tarikat, hakikat ve mârifet itibariyle tam ve ergin olan kişi olarak tanımlar), 
Bu müfredatı, kendisini “merkezinde insan var” diye tanımlayıp insanı bilim dışı tespitlerle “madde ve manadan” ibaret olarak tariflediği için,  
Milli Fizik diye bir şey yoktur. Dine uygun Kimya diye bir şey yoktur. Gökyüzü kendisini inceleyenin milliyetine veya dini inanışına göre tutum almaz. Bu müfredatı, bilimin evrensel değerlerini gözardı ettiği için, 
Bu müfredatı, imzalanan ÇEDES protokolleriyle okulları Milli Eğitim Bakanlığı yerine Diyanet’in yönetmesine, din görevlilerinin okullardaki trafiğinin artmasına hız kazandıracağı için, 
Bu müfredatı, ders içeriklerini “fıtrat, iffet, mahremiyet, edep, ahlak, aile bütünlüğü…” gibi sözcüklerle biçimlendirdiği, temel omurgasını “erdem-değer-eylem modeli” olarak tanımladığı için, 
Bu müfredatı, dilbilgisi dersini “ezber” diye niteleyerek müfredattan çıkardığı, öğrencilerin kullandıkları dilin yapısını ve mantığını anlamasını önemsemediği için, 
Bu müfredatı, örnek olarak gösterilen bilim insanlaını bilime katkıları yönünden değil Türk-İslam kökenli olmaları nedeniyle öncelediği için, 
Bu müfredatı, seyreltmelerin hangi ölçülere göre, hangi konularda, hangi amaç doğrultusunda yapıldığı, ne hedeflendiği açıkça belirtilmediği için,
Bu müfredatı, toplumsal fayda ve çocuğun üstün yararı ilkelerini merkezine almadığı için,
Bu müfredatı, toplumsal cinsiyet eşitliği yerine cinsiyet eşitsizliğini sürdüren bir yaklaşıma sahip olduğu için, kadının yerinin aile ve ev olduğunu ders içeriklerine yerleştirdiği için, 
Bu müfredatı, çok kimlikliliği, çok dilliliği ve kültürlülüğü değil tekçiliği ve asimilasyoncu bir anlayışı esas aldığı için,
Bu müfredatı, özü itibarı ile kamusal eğitim yerine piyasacı eğitimi beslediği için,
Bu müfredatı, 100 yıl öncesinin hayalini 100 yıl sonrasının hedefi olarak planladığı için,
Bu müfredatı, ülkenin ve çocukların geleceğini mevcut iktidarın ikbaline kurban ettiği için, 
Bu müfredatı, asıl amacı Atatürk Cumhuriyeti’nin kurucu değer ve ilkelerini yok etmek olduğu için 
REDDEDİYORUZ
BU MÜFREDATI LAİK, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİME KARŞI OLDUĞU İÇİN REDDEDİYORUZ
YAŞASIN LAİK BİLİMSEL DEMOKRATİK EĞİTİM

Editör: Kazim Bozkurt