Julian Assange, 2006 yılında kurduğu WikiLeaks sitesiyle dünyanın dört bir yanından gizli belgeleri yayınladı. Bu belgeler arasında ABD’nin Irak ve Afganistan’da işlediği savaş suçlarına ilişkin binlerce belge de vardı. ABD, Assange’ı bu belgeleri sızdırmakla suçlayarak 18 ayrı suçtan yargılanmasını istedi. ABD, Assange’ın 175 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Assange ise ABD’nin kendisine karşı siyasi bir dava açtığını ve iadesinin basın özgürlüğüne ve iktidardan hesap sorma yeteneğine zarar vereceğini savundu. Assange, ABD’nin Irak ve Afganistan’da işlediği suçları ortaya çıkardığını ve bunun uluslararası mahkemelerde kanıt olarak kullanıldığını söyledi.

Julian Assange Nerede Tutuklu?

Julian Assange, 2010 yılında İsveç’te iki kadına yönelik cinsel saldırı suçlamasıyla tutuklama emri çıkarıldı. Assange, iddiaları reddederek İngiltere’ye kaçtı. İsveç, Assange’ın iadesini istedi ancak Assange, 2012 yılında Ekvador Büyükelçiliği’ne sığındı. Ekvador, Assange’a siyasi sığınma hakkı verdi. Assange, 2019 yılına kadar Ekvador Büyükelçiliği’nde kaldı.

2019 yılında Ekvador, Assange’ın sığınma hakkını iptal etti ve İngiliz polisi, Assange’ı büyükelçilikten çıkararak tutukladı. Assange, İngiltere’de yüksek güvenlikli Belmarsh Cezaevi’ne gönderildi. ABD’nin iade talebi bir dizi duruşmanın ardından alındı ancak Assange bu kararın bozulması için yıllarca mücadele etti.

Julian Assange’ın ABD’ye İade Davasında Son Durum Ne?

Julian Assange’ın ABD’ye iade davası, Londra’daki Yüksek Mahkeme’de görülmeye başlandı. Assange’ın eşi Stella Assange, iki gün sürecek duruşmanın görüldüğü mahkemenin önünde yaptığı açıklamada, Assange’e karşı açılan davayı basın özgürlüğüne “doğrudan saldırı” olarak nitelendirdi. Stella Assange, “Davanın ABD’nin, ‘Uluslararası Ceza Mahkemesinin ABD’nin Afganistan’daki faaliyetlerine ilişkin soruşturma yürütmesini engellemek için her şeyi yapacağını söylemesinin’ ardından açıldığını duyduk” ifadesini kullandı.

WikiLeaks Editör Vekili Kristinn Hrafnsson da yaptığı konuşmada, Assange’ın büyük bir adaletsizlikle karşı karşıya olduğu değerlendirmesinde bulunarak, tüm gazetecileri Assange’ın iadesine karşı birleşmeye çağırdı. Hrafnsson, “Sınır Tanımayan Gazeteciler, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerdeki gazetecilere yönelik yargılamaları gözlemliyor ve burada İngiliz mahkeme sisteminde yaşadıklarına benzer bir şeyi hiç yaşamadılar” dedi. Hrafnsson, Assange’ın iadesinin, basın özgürlüğüne ve iktidardan hesap sorma yeteneğine yönelik derin tehdit oluşturduğunu kaydederek, olası iade kararının, gazeteciliğin, bugünkü haliyle sonunu getirebileceğini belirtti.

İsrail zulmü bayram dinlemedi... Can kaybı 33 bin 545'e çıktı! İsrail zulmü bayram dinlemedi... Can kaybı 33 bin 545'e çıktı!

Yüksek Mahkeme, Assange’ın ABD’ye iade edilip edilmeyeceğine ilişkin kararını yarın açıklayacak. Assange’ın avukatları, iade kararı çıkması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuracaklarını söyledi.

Kaynak: AA