EKONOMİ

İzmir’in çöpü hazineye dönüşüyor: Evden başlayan hareket 1140 ton atığı ekonomiye kazandırdı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı çevre seferberliği, kentin sokaklarında dev bir geri dönüşüm hareketine dönüştü. "Dönüşüme Evde Başla" projesiyle kapı kapı gezilerek toplanan ambalaj atıkları, 10 ay gibi kısa bir sürede 1.140 tona ulaşarak rekor kırdı. Teknolojinin ve vatandaş bilincinin birleştiği proje, sanayi bölgelerine de sıçrayarak büyümeye devam ediyor.

Abone Ol

İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha sert hissedildiği günümüzde, yerel yönetimlerin çevre politikaları hayati önem taşıyor. Bu vizyonla hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin karbon ayak izini küçültmek ve atık yönetimini modern standartlara taşımak için başlattığı seferberlikte önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelmesinin ardından hız kazanan ve Avrupa’daki başarılı atık yönetim modellerini İzmir’e taşıyan "Dönüşüme Evde Başla" projesi, hem kapsamını genişletti hem de topladığı atık miktarıyla ekonomiye can suyu oldu. 7 Mart 2025 tarihinde start verilen ve ilk etapta pilot bölgelerde uygulanan proje, bugün kentin en büyük çevre hareketlerinden biri haline gelmiş durumda.

Atık avcıları şehrin dört bir yanına yayıldı

Projenin başladığı ilk günlerde 6 ilçe ve 8 mahalleyi kapsayan uygulama alanı, İzmirlilerin yoğun ilgisi ve belediye ekiplerinin operasyonel başarısı sayesinde kısa sürede genişledi. İZDOĞA koordinesinde yürütülen çalışmalarla bugün itibarıyla 8 ilçe ve 26 mahallede aktif olarak kapıdan kapıya atık toplama işlemi gerçekleştiriliyor. Karabağlar, Narlıdere, Menderes, Bornova, Bayraklı, Buca, Karşıyaka ve Konak ilçelerindeki belirlenen mahallelerde vatandaşlar, çöplerini kaynağında ayrıştırarak sisteme dahil oluyor.

Sürecin sadece konutlarla sınırlı kalmayacağı, önümüzdeki günlerde Gaziemir, Balçova ve Güzelbahçe gibi ilçelerin de bu ağa ekleneceği belirtiliyor. 10 aylık periyotta toplanan 1.140 tonluk ambalaj atığı, sadece çevre kirliliğinin önlenmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda hammadde ihtiyacının karşılanması ve katı atık depolama sahalarının ömrünün uzatılması gibi stratejik faydalar da sağlıyor. Hedeflenen sıfır karbon politikası doğrultusunda, bu atıkların çöp dağlarına karışmadan doğrudan ekonomiye kazandırılması projenin temel felsefesini oluşturuyor.

Akıllı dönüşüm dönemi: Atık poşetlerine dijital kimlik

İzmir’deki bu dönüşüm hareketinin en dikkat çekici yanı ise kullanılan teknolojik altyapı. Klasik çöp toplama yöntemlerinin aksine, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından geliştirilen sistemle atıklar dijital olarak takip ediliyor. Hanelere dağıtılan atık poşetlerinin üzerinde bulunan özel QR kod sayesinde, hangi haneden ne kadar atık alındığı kayıt altına alınıyor. Bu veri tabanı, belediyenin atık haritasını çıkarmasına ve operasyonel verimliliği artırmasına olanak tanıyor.

Vatandaşların projeye katılımını kolaylaştırmak için geliştirilen mobil uygulama ise süreci cebe sığdırıyor. IOS ve Android marketlerden ücretsiz indirilebilen uygulama sayesinde İzmirliler, toplama günlerini takip edebiliyor, talep ve şikayetlerini doğrudan tesise iletebiliyor. Google hesabı veya telefon numarasıyla saniyeler içinde kayıt olunan sistemde, "Adres Ekle" seçeneğiyle hane kaydı oluşturuluyor ve interaktif bir iletişim kanalı kuruluyor.

İzmirliler gelecek nesiller için ayrıştırıyor

Projenin başarısındaki en büyük pay şüphesiz çevre bilinci yüksek İzmir halkına ait. Uygulamanın hayata geçtiği mahallelerde yaşayan vatandaşlar, eski alışkanlıklarını bir kenara bırakarak atıklarını ayrıştırmaya başladı. Projeye destek veren mahalle sakinlerinden Sevim İleriakan, bu çabayı bir miras olarak gördüğünü belirterek, "Eskiden çöpleri ayırmazdık. Ancak denizlerimizin temiz kalması, çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için bu proje çok kıymetli" ifadeleriyle duygularını dile getirdi.

Bir diğer mahalle sakini ve eğitimci Serap Sınav ise toplumsal sorumluluğa dikkat çekti. Avrupa’da yıllardır uygulanan bu sistemin Türkiye’de de yaygınlaşması gerektiğini savunan Sınav, "Yerde gördüğüm çöpü bile alıp evimdeki ayrıştırma kutusuna atıyorum. Bu sadece belediyenin değil, her Türk vatandaşının yapması gereken bir vatandaşlık görevidir" diyerek projenin toplumsal yönüne vurgu yaptı.

Sanayi bölgelerinde yeşil üretim hamlesi

"Dönüşüme Evde Başla" projesi, isminden de anlaşılacağı üzere konutlardan başlasa da sanayi bölgelerine de sıçramış durumda. Üretimin ve ticaretin kalbinin attığı bölgelerde oluşan yoğun ambalaj atığı potansiyelini değerlendirmek isteyen belediye ekipleri, Kısıkköy Ege Sanayi ve Ticaret İhracat Merkezi (ESTİM) bölgesinde de faaliyete geçti. İşletmelerden kaynaklanan kağıt, karton, plastik gibi değerli atıklar, İzdönüşüm Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi tarafından toplanarak geri dönüşüm zincirine dahil ediliyor. Bu hamle, sanayi atıklarının çevreye verdiği zararı minimize ederken, sanayicinin de atık yönetimi yükünü hafifletiyor.