Türkiye’nin batısında iklim krizinin en sert etkilerini hisseden kentlerin başında gelen İzmir, 2025 yılının yaz ve sonbahar aylarını tarihinin en kurak dönemlerinden biri olarak geride bırakmıştı. Özellikle ekim ve kasım aylarında toprağa neredeyse bir damla yağmur düşmemesi, kentin su rezervlerini tükenme noktasına getirmiş, yerel yönetim radikal tasarruf tedbirlerini devreye sokmak zorunda kalmıştı. Ancak yeni yılla birlikte değişen hava olayları, kentin makus talihini değiştirdi. Ocak ayında başlayan ve şubat başında da etkisini sürdüren bereketli yağışlar, hem istatistikleri altüst etti hem de kurumaya yüz tutmuş baraj havzalarına can suyu oldu. Meteoroloji istasyonlarından ve İZSU’dan gelen son veriler, kentteki su stresinin bir nebze olsun hafiflediğini ancak tehlikenin tamamen geçmediğini ortaya koyuyor.
Ocak ayında gökyüzü adeta delindi
Meteorolojik veriler, İzmir’in yaşadığı yağışlı periyodun sıradan bir kış mevsimi olmadığını kanıtlar nitelikte. Meteoroloji 2. Bölge Müdürü Musa Deveci, kentin yağışlı bir ocak ayı geçirdiğini doğrulayarak tarihi rakamlar paylaştı. Kayıtların tutulmaya başlandığı 1938 yılından bu yana en yağışlı ikinci ocak ayının yaşandığını belirten Deveci, metrekareye 223,7 kilogram yağış düştüğünü açıkladı. Bu rakam, uzun yıllar ocak ayı ortalaması olan 134,8 kilogramın yüzde 66 üzerinde gerçekleşti. Bir önceki yılın ocak ayında sadece 109,3 kilogram yağış alan kent, bu yıl adeta suya doydu. Rekor ise hala 411,6 kilogram ile 2019 yılında bulunuyor.
Tahtalı ve Gördes’te mucizevi geri dönüş
Yağışların barajlara etkisi ise 5 Şubat 2026 tarihli İZSU raporlarına net bir şekilde yansıdı. İzmir’in en önemli su kaynağı olan ve 30 Aralık tarihinde yüzde 0,014 gibi ürkütücü bir seviyeye inerek adeta "ölü hacim" seviyesini gören Tahtalı Barajı, son yağışlarla birlikte toparlanma sürecine girdi. Barajdaki aktif doluluk oranı 5 Şubat itibarıyla yüzde 10,00 seviyesine ulaştı. Her ne kadar geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 15,02 seviyesinin gerisinde olsa da, dipten dönüş yapması kent yöneticilerine derin bir nefes aldırdı.
Bir diğer sevindirici haber ise kamuoyunda "su tutmuyor" tartışmalarıyla gündeme gelen Gördes Barajı cephesinden geldi. 9 Ağustos tarihinden bu yana doluluk oranı sıfır çeken ve tamamen kuruyan baraj, aylar sonra ilk kez su tutmaya başladı. Son bir haftada etkili olan sağanaklarla birlikte Gördes’teki doluluk oranı yüzde 4,95’e yükseldi. Bu artış, barajın geleceği konusundaki teknik tartışmaların gölgesinde umut verici bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Çeşme ve Balçova’da yüzler gülüyor
Yağışların bölgesel dağılımı incelendiğinde, kıyı kesimlerin iç bölgelere göre daha fazla yağış aldığı görülüyor. Bu durum özellikle turizm merkezi Çeşme’yi besleyen barajlarda rekor artışlara neden oldu. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı, geçen yılın aynı döneminde yüzde 13,96 seviyesindeyken, bu yıl büyük bir sıçrama yaparak yüzde 36,97 doluluk oranına ulaştı. Benzer bir tablo Balçova Barajı için de geçerli; geçen yıl yüzde 33,23 olan doluluk, bu yıl yüzde 37,96’ya yükseldi. Ürkmez Barajı da yüzde 31,70 seviyesini görerek geçen yılın üzerine koymayı başardı.
Ancak tablonun negatif ayrışan tek noktası Güzelhisar Barajı oldu. Geçen yıl yüzde 70,00 gibi yüksek bir doluluk oranına sahip olan baraj, bu yıl yüzde 54,22 seviyesinde kaldı. Bu durum, yağış rejimindeki dengesizliğin havza bazlı farklılıklar yarattığını gösteriyor.
Şubat ayı için sevindiren haber geldi
Gözler barajlardaki bu toparlanmanın devam edip etmeyeceğine çevrilirken, Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi Sorumlusu Serdar Göksu’dan beklenen açıklama geldi. Orta Akdeniz üzerinden gelen ve ciddi nem taşıyan hava kütlelerinin şubat ayında da İzmir üzerinde etkili olacağını belirten Göksu, "Şubat ayı yağışlarının da yine mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz" dedi. Mart ve nisan aylarında ise yağışların ortalamalar düzeyinde seyretmesi bekleniyor.
Kesintiler hala devam ediyor
Barajlardaki bu ivmelenmeye ve rekor yağışlara rağmen, İzmir’de su yönetimi konusundaki "kırmızı alarm" durumu henüz kaldırılmış değil. Yaz aylarında başlayan kriz yönetimi kapsamında, 6 Ağustos'ta devreye alınan ve kademeli olarak artırılan su kesintisi uygulaması, metropol ilçelerde devam ediyor. Vatandaşların su kullanım alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefleyen uygulama kapsamında, sular her gün 23.00 ile 05.00 saatleri arasında kesiliyor. Yetkililer, barajlardaki doluluk oranlarının güvenli bir marja ulaşana kadar tasarruf tedbirlerinin elden bırakılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.