İzmir’in köklü eğitim kurumlarından biri olan Gaziemir’deki Yahya Kemal Beyatlı İlkokulu, sabah saatlerinde alışılmışın dışında, tarihi ve duygusal anlara sahne oldu. Sıradan bir okul gününden çok, bir vefa şölenini andıran bahçede, eğitim camiasının ne kadar kutsal bir bağa sahip olduğu bir kez daha gözler önüne serildi. Meslekte tam 39 yılını deviren, saçlarını kara tahta başında ve okul koridorlarında ağartan 65 yaşındaki Okul Müdürü Mevlüt Akar, emeklilik dilekçesini verip aktif çalışma hayatını noktalarken, hiç beklemediği bir manzarayla karşılaştı. Yıllarını verdiği okuluna veda etmeye hazırlanan tecrübeli eğitimci için idareciler, öğretmenler ve omuzlarında yükselen minik öğrenciler, hafızalardan silinmeyecek bir organizasyona imza attı.
Okul bahçesinde karanfillerden sevgi koridoru
Sabah mesaisine başlamak üzere her zamanki disipliniyle okul kapısından giren Mevlüt Akar, bahçeye adımını attığı anda karşılaştığı tablo karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Okulun tüm bileşenleri, bahçede toplanmış ve ellerindeki karanfillerle metrelerce uzayan bir sevgi koridoru oluşturmuştu. 7 yıldır bu okulda görev yapan ve herkesin "Mevlüt Baba"sı haline gelen Akar, alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde bu koridordan yürürken üzerine karanfiller yağdırıldı. Minik öğrencilerin bacaklarına sarılması, meslektaşlarının dolan gözlerle onu selamlaması, Gaziemir semalarında ender rastlanan bir vefa örneği olarak yankılandı. Ancak asıl sürpriz, okul binasının cephesine asılan devasa afişte gizliydi. Akar’ın gülümseyen bir fotoğrafının yer aldığı ve üzerinde büyük harflerle "Siz bir efsanesiniz" yazılı pankart, 39 yıllık emeğin en somut nişanesi olarak duvardaki yerini aldı.
Gök kubbede hoş bir seda bırakmanın gururu
Yaşadığı yoğun duygu seli nedeniyle konuşmakta güçlük çeken ve gözyaşlarına hakim olamayan Mevlüt Akar, okulun konferans salonunda kendisi için hazırlanan özel slayt gösterisini izlerken adeta bir zaman yolculuğuna çıktı. Görev süresi boyunca yaşadığı anıların, öğrencilerle çekilen fotoğrafların ve okulun geçirdiği değişimlerin yer aldığı video gösterimi, salondaki herkesi hüzne boğdu. 4 çocuk babası olan tecrübeli eğitimci, kürsüye geldiğinde titreyen sesiyle mesleki mirasını özetleyen şu ifadeleri kullandı:
"Bu okul çok köklü, duvarlarında tarih yatan, Atatürk’ü görmüş bir eğitim yuvası. Ben de bu büyük tarihin bir parçası olarak burada 7 yıl hizmet ettim. Bugün emekliliğim için hazırlanan bu muazzam tabloyu görünce hem onurlandım hem de kelimeler boğazımda düğümlendi. Bir eğitimci için öğrenci ve öğretmen sevgisini kazanmak, dünyadaki tüm makamlardan daha değerlidir. Emeklilik hayatımda da bu anı asla unutmayacağım. Şunu herkes bilsin ki kurumlar her zaman kalıcı, biz faniler ise geçiciyiz. Önemli olan giderken arkamızda hoş bir seda bırakabilmek. Eğer biz de burada hoş bir seda bıraktıysak, bu bizim için en büyük şereftir."
Devlet okulunu kolej standartlarına taşıyan vizyon
Mevlüt Akar’ın vedası, sadece bir idarecinin ayrılışı değil, aynı zamanda bir baba figürünün okuldan gidişi olarak yorumlandı. Okulda görev yapan sınıf öğretmeni Ayşe Cevahir, müdürlerinin vizyonunu anlatırken, onun bir idareciden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Cevahir, "Mevlüt Hocam, kelimenin tam anlamıyla bu okulun beyniydi. Bir devlet okulu olmamıza rağmen, onun çabaları ve vizyonu sayesinde özel kolej imkanlarına ve standartlarına ulaştık. Hem eğitim kalitesine hem de fiziki şartlara yaptığı katkılar yadsınamaz. Kendisine sağlıklı ve huzurlu bir emeklilik diliyorum" şeklinde konuştu.
Minik kalplerde de hüzün hakimdi. 4. sınıf öğrencisi Ada Yaka, müdürlerinin her teneffüste yanlarına gelip onlara sarıldığını belirterek, "Okulumuzun her zaman tertemiz olmasını sağlardı. Onun gidişine çok üzüldüm, keşke gitmeseydi" sözleriyle duygularını dile getirdi. Bir diğer öğrenci Mehmet Onur Çivicioğlu ise, "Müdürümüz bizim için çok değerliydi. Tatil dönüşlerinde bile sıralarımızı pırıl pırıl bulurduk. Keşke mezun olana kadar, 4. sınıfı bitirene kadar başımızda kalabilseydi" diyerek emeklilik kararının öğrenciler üzerindeki etkisini özetledi. Mevlüt Akar, alkışlar ve gözyaşları arasında "efsane" olarak anılacağı okuluna veda etti.