9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü Zafer Ertem’in yaptığı Spor Yazarı Erhan Hartaç’ın da katıldığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konuğu Mavi Kulaçlar Yüzme Kulübü kurucusu ve başantrenörü Deniz Öztürk Acuner’di. Acuner, olimpik kapalı havuz eksikliğinin İzmir’de yüzme sporunda yarattığı travmanın yıllardır sürdüğünü vurgu yaptı.
ALSANCAK ATATÜRK YÜZME HAVUZU KAPANINCA
Yıllarca Türkiye’de yüzmede milli takıma onlarca sporcu veren, yüzlerce çocuk ve aileleri, antrenörü, sporcusuyla festival gibi günler geçiren İzmir, Alsancak Yüzme Havuzu’nun da 2019 yılında faaliyetlerine son vermesiyle enkaz altında kaldı. Bu yıl yapımı tamamlanan Halkapınar Yüzme Havuzu’nun açılışı yapıldı,. Ancak milli sporcular ve milli takıma hazırlık kampları dışında, kulüp sporcularının antrenmanına planlama gerekçesiyle izin verilmedi.

ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLAR, KAYBEDİLEN NESİLLER
Mavi Kulaçlar Yüzme Kulübü baş antrenörü Deniz Öztürk Acuner, İzmir’de birçok sorunla boğuşarak, ayakta kalmaya çalıştıklarını belirterek, “Yüzme tesisleri yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlarla boğuşuyor. Artan maliyetlerden kaybedilen sporcu nesillerine kadar pek çok problem hem kulüpleri hem antrenörleri hem de aileleri zorluyor. İzmir’in yeniden yüzme kenti olabilmesi için uzmanlıkla yapılan tesislere ve kulüplerle ortak amaçlı ve planlı bir spor politikasına ihtiyaç var” dedi.

ALSANCAK YÜZME HAVUZU YIKILDIKTAN SONRA
İzmir’de spor tesisleri konusunda yaşanan sorunlar yıllardır bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayan Deniz Öztürk Acuner, kentteki havuzların mevcut durumunu anlatırken, ‘Biz Alsancak’taki Atatürk Yüzme Havuzu’nda büyüdük. Orası bir yüzücü fabrikasıydı. Bugün ise kapalı olimpik tek havuz Ege Üniversites’ne ait. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Halkapınar’a inşa edilen ve açılışı yapılan 50 metrelik olimpik havuzda antrenman yapamadık. Tüm kulüpler yıllarca, üniversite havuzuna sıkıştı, kaldı” yorumu yaptı.

AİLELERİN MADDİ YETERSİZLİKLERİ DE EKLENDİ
Pandemi dönemiyle birlikte havuzların uzun süre kapalı kalması yüzünden eğitimin aksadığını da hatırlatan Acuner, şöyle konuştu: “Benim 10 yaşında bıraktığım çocuk 12 yaşında geri döndü. Bu bir buçuk yıllık boşluk, yüzmede geri dönüşü olmayan bir kayıp yarattı. Maliyetler de aileleri zorlayınca, kayıp büyüdü. Bir veli geldi ‘İki çocuğumu da almak zorundayım’ dedi. İkisi de çok yetenekliydi. ‘Market alışverişine yetişemiyorum, pazara zor gidiyorum, yüzme ücretlerini ödeyemiyorum’ dedi. Bir anne bunu söylüyorsa sorun büyük.”

KULÜPLER İÇİN DE CİDDİ MALİYET
Sözlerine “Yüzmede ekipman, beslenme, ulaşım ve havuz kulvar kiraları ciddi maliyet oluşturuyor” şeklinde devam eden başantrenör, ‘’Haftada en az 6–7 antrenman yapması gereken A takımı bir sporcuyu yetiştirmek için kulübün karşılaması gereken bedel inanılmaz. İzmir’de uzun yıllardır kapalı ve olimpik devlet havuzu olmadığı için özel havuzlara mahkûmuz. Halkapınar Yüzme Havuzu’nun kapılarını kulüplere açmasıyla birlikte rahat nefes alacağımızı düşünüyorum. Bizlere büyük bir fırsat olacak” ifadelerini kullandı.
MUTLU ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK İÇİN
Ailelerin de sporcu çocuklarının gelişimi konusunda büyük yer tuttuğunu söyleyen Mavi Kulaçlar Yüzme Kulübü başantrenörü, “Çocuklar sabah jimnastik, öğlen İngilizce kursu, akşam yüzme kurslarına gidiyor. Çocuk antrenmana geliyor, nefes nefese. Bu kadar yük olmaz. Mutlu bir çocuk yetiştirmek istiyorsak iki branş yeterli. 12’li yaşlarda branşa karar verilmeli ve bu kararın da arkasında durulmalı. Çocuklarının hep önde bitirmek zorunda olan bir yarış atı olmadığı bilinmeli. Herkes başarılı olacak diye bir şey yok” dedi.

ESKİ MİLLİ YÜZÜCÜ, ŞİMDİ BEYİN CERRAHI
Acuner, yüzmenin sadece bir spor değil, karakter eğitimi olduğunu sık sık vurgulayarak, “Bir çocuğun bir eşyasını toplayabilmesi, disiplin kazanması, sorumluluk bilinci hep yüzme sporuyla oturuyor. Havuzdan çıkan çocuk terliğini yerine koyar, odasını toplar, planlı bir yaşam sürer. Üniversite sınavında başarılı olan birçok sporcumuz var. Örnek olarak yetiştirdiğim milli sporcu Mustafa Baran Kocaman var. Çift antrenmanla tıp fakültesi okudu. Polonya’da dünya altıncısı oldu. Şimdi devlet hastanesinde beyin cerrahı” yorumunu yaptı.
HALKAPINAR’A GİTMEYİ BEKLİYORUZ
Bu yıl tamamlanan Halkapınar Yüzme Tesisleri’nde kulüp sporcularının antrenman yapılmasına henüz izin verilmediğini belirten Acuner, “Başvurularımızı yaptık. İzmir’deki 20’ye yakın kulüp müjdeli haberi bekliyor. Milli sporcular, TOHM (Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi) ve SEM (Sporcu Eğitim Merkezi) sporcuları çalışmaya başladı. Hem kulüp yöneticilerini hem de aileleri maddi yönden de rahatlatacak. Bugüne kadar tek bir kapalı olimpik havuz olduğu için sıkıntılar yaşıyorduk. Yeni yılda kulüpleri davet edecekleri haberini aldık. Rahata kavuşacağız” diyerek sözlerini bitirdi.
Hartaç: İzmir’de tek kapalı olimpik havuz olur mu?
Ne yazık ki böyle. İzmir, Alsancak Atatürk Yüzme Havuzu, depreme dayanıklı olmadığı için 2019 yılında kapandıktan 6 yıl sonra 50 metrelik olimpik kapalı havuza kavuştu. Hala kulüpler için faal değil, ama yakında o da olacak. Aradan geçen bu kadar sene tesis yokluğu İzmir’de yüzme sporuna fren yaptırdı. Olmayan tesislerden sporcu çıkması elbette mümkün değil. Özel havuzların maliyet şartları, kulüpleri ve aileleri bezdirdi. Yüzmeye gönül verenler sayesinde yürüdü her şey. Ülkemizin diğer illerine bakın, kaç tane kapalı olimpik havuzları var. Beldeler bile havuza sahip. İzmir, ne yazık ki üvey evlat muamelesi gördü. Yıllarca yazdık, çizdik, Sonuç ortada.
Ertem: Yüzme antrenörü ne ister?
Yüzme başantrenörü Deniz Acuner isyanında haklı. Tek derdi çeşitli yaş gruplarına mensup yüzücülerine ideal olimpik ölçülere sahip bir havuzda eğitim verebilmek. Kendisi de aynı kulvarlarda yüzmüş eğitim almış şimdi kent içinde yüzücülerinin de kolay ulaşabileceği devlet imkanlarının da sunulduğu bir havuzun hayalini kuruyor. Özel havuzların maliyet şartlarının velileri de ciddi sıkıntıya soktuğunu biliyor yüzücü sayısının her geçen gün azaldığından da yakınıyor. Yetkililerinde evlatlarımızın başarılı birey, başarılı sporcu olması için Deniz hoca gibi nicelerinin değerini bilip imkanlarını artırmaları gerekiyor.




