İzmir Kadın Platformu, Muğla’nın Milas ilçesinde teknede yaşamını yitirmiş halde bulunan 35 yaşındaki Bahar Taş’ın şüpheli ölümüne ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "Biz kadınlar soruyoruz. Bahar Taş’a ne oldu? Bu sorunun yanıtı verilene, gerçek ortaya çıkana kadar mücadele edeceğiz" denildi. Olayın ilk anlarından itibaren ‘şüpheli bir durum yok’ yönündeki açıklamaların, daha resmi raporlar tamamlanmadan servis edildiği hatırlatılan açıklamada, “Ölüm nedeni konusunda kesinlik içermeyen ‘kalp krizi’, ‘karbon monoksit’ zehirlenmesi gibi haberler kamuoyuna gerçekmiş gibi sunulmuştur. Öyle ki ölüm raporu bile açıklanmadan olay anında aynı teknede bulunan patronu T.T.’nin sahibi olduğu Oto55 Otomobil Bakım Ürünleri firması tarafından Bahar Taş’ın ölümü ‘kalp krizi’ gibi lanse edilmiştir” ifadeleri yer aldı.
“Gözaltına alınanlar delil karartma ihtimaline rağmen serbest bırakıldı”
Bahar Taş’ın ölümüne ilişkin çok ciddi şüphelerin olduğu vurgulanan açıklamada, “Bahar Taş’ın ailesi ve avukatları ölüme ilişkin çok ciddi şüpheler bulunduğunu, ifadelerde çelişkiler olduğunu ne Adli Tıp Kurumu ne de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılmış bir resmi tebligat, rapor bildirimi veya kesin tıbbi değerlendirme olmadığını açıklamıştır. Gözaltına bulunan patron ve tekne sahibi ise delil karartma ihtimalleri bulunmasına rağmen serbest bırakılmıştır” denildi.
Kadınların şüpheli ölümlerindeki en büyük tehlikenin daha soruşturma tamamlanmadan yapılan bu yönlendirici açıklamalar olduğu belirtilen açıklamada, “Delillerin titizlikle toplanması, tanık ifadelerinin eksiksiz alınması, olayın bütün yönleriyle araştırılması gerekirken, dosyaların hızlıca kapatılmaya çalışıldığına defalarca tanık olduk” ifadeleri kullanıldı.
“Cezasızlık politikası derinleşiyor”
Bahar Taş’ın ölümünün de bu nedenlerle adli vaka ya da doğal bir ölüm olmadığı ifade edilen açıklamada, “Bu ülkede her yıl onlarca kadın şüpheli biçimde yaşamını yitiriyor. Balkonlardan düşüyor, yüksekten atladığı söyleniyor, kalp krizi, intihar deniyor. Ancak geride kalan aileler ve kadınlar için sorular yanıtsız kalıyor. Şüpheli kadın ölümleri, etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmediğinde gerçeğe ulaşılamıyor; böylece cezasızlık politikası derinleşiyor” ifadeleri yer aldı. Kadın cinayetlerinin arttığı ve şüpheli kadın ölümleri denilerek üzerinin hızla örtülmek istendiği bir düzende kadınların susmayacağı vurgulanan açıklamada, “Her dosyada olduğu gibi Bahar Taş dosyasında da gerçeğin ortaya çıkması için sürecin takipçisi olacağız” denildi.
"Gerçek ortaya çıkana kadar mücadele edeceğiz"
Son olarak yetkililere çağrıda bulunan açıklamada şu ifadeler kaydedildi: “Soruşturma şeffaf ve tarafsız yürütülmelidir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için avukatlarının HTS ve baz istasyonu kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ile dijital yazışmalar dahil her türlü araştırma yapılması talebi karşılanmalıdır. Tüm deliller eksiksiz toplanmalı, adli raporlar kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalıdır. Biz kadınlar soruyoruz. Bahar Taş’a ne oldu? Bu sorunun yanıtı verilene, gerçek ortaya çıkana kadar mücadele edeceğiz.”