Cumhurbaşkanı imzalı kararla bölgenin “ticaret turizm alanı” ve “özel proje alanı” olarak düzenlenmesi, tarihi elektrik fabrikasının bulunduğu alanda 20 kata kadar yüksek katlı yapılaşmanın önünü açtı. Karar, İzmir’de hem kent hakkı hem de kültürel miras tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Meslek odaları ve şehir plancıları, fabrikanın bulunduğu alanın ticari projelere açılmasına karşı çıkarak yapının kültür, sanat veya sanayi müzesi gibi kamusal bir işleve kavuşturulması gerektiğini savundu.
İş insanı Selim Gökdemir de elektrik fabrikasıyla ilgili yaptığı çağrıda İzmir iş dünyasına seslenerek, “Gökdelen değil, müze olsun. Biz İzmirli iş insanları bu proje için bir fon oluşturup ihaleye girelim” ifadelerini kullandı. Gökdemir, bu çağrısına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Biz bir araya gelsek, bir fon oluştursak bunu yapmaya gücümüz yeter. Yeter ki gerçekten istememiz ve harekete geçmemiz lazım. Elektrik fabrikasını sadece tek başına bir yapı olarak değil, bir kültür hazinesi ve bir kültür koridorunun parçası olarak görmek gerekiyor.”
İzmir’de birçok konunun ancak sorun haline geldikten sonra gündeme geldiğini söyleyen Selim Bey, elektrik fabrikasının uzun süre atıl durumda kaldığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Elektrik fabrikası uzun süre orada çürümeye terk edildi. Büyükşehir Belediyesi bir hamle yaptı ve özelleştirmeye teklif verdi ama sonrasında neden takip edilmedi? İzmir’de maalesef sık sık böyle oluyor; bir şeyler olduktan sonra harekete geçiliyor ve kent hep gelişmelerin arkasından koşar hale geliyor. Benzer bir durumu liman konusunda da görüyoruz. İzmir’de çoğu zaman meseleler ancak sorun haline geldikten sonra tartışılıyor.
“Böyle bir projede belirli sayıda iş insanının bir araya gelip fedakârlık yapması gerekiyor. Eğer bunu yapamıyorsak bence çok da fazla demeç vermememiz lazım. Ben bu çağrıyı yaptım, birkaç yorum aldım ama henüz somut bir geri dönüş olmadı.”