Bir zamanlar herkesin havlusunu serip denize girebildiği kıyılar, bugün giderek daha fazla işletmelerin, otellerin ve özel kullanım alanlarının işgalinde. Şezlonglarla kapatılan sahiller, çitlerle çevrilen kıyılar, güvenlik kulübeleri, ücretli giriş uygulamaları ve halkın kullanım alanını daraltan düzenlemeler… Oysa Anayasa ve Kıyı Kanunu kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu açıkça hükme bağlıyor. Buna rağmen vatandaşlar birçok sahilde denize ulaşabilmek, yürüyebilmek ya da yalnızca havlusunu serebilmek için işletmelerle karşı karşıya geliyor.


Vatandaşların ortak sorusu şu: "Kıyılar halkınsa neden denize ulaşmak her geçen yıl daha da zorlaştı?"
Turnikeler kıyıya giden yolu kapattı


İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde halka açık sahil alanında giriş ücreti alınması vatandaşların tepkisine neden oldu. Turnikelerin kurulduğu alana giriş için kişi başı 400 TL talep edilmesine tepki gösteren vatandaşlar, kamusal alanların ücretsiz kalmasını istedi.


Bir vatandaş yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:


“Dün Güzelbahçe’ye gittim. Belediyenin açtığı restoranı ve Güzmar’ı görmek istedim. Ancak Güzelbahçe Plajı’nı yalnızca ilçe sakinlerinin ücretsiz kullanabilmesi dikkatimi çekti. Diğer ziyaretçilerden 400 lira giriş ücreti talep edildi. Anayasa’ya göre denizlerden herkes ücretsiz yararlanabilir. Şezlong ve duş gibi hizmetlerden ücret alınabilir ancak burada sahil alanı çitlerle çevrilmiş ve QR sistemiyle giriş yapılması zorunlu hale getirilmiş. Sadece denizi kullanmak isteyenlerin ücretsiz erişimi mümkün görünmüyor. Belediyenin böyle bir uygulama yapma yetkisi bulunuyor mu?”

Akkku3


Şezlonglar kıyıları kuşattı


Benzer şikayetler yalnızca Güzelbahçe ile sınırlı kalmadı. Seferihisar'ın Akarca Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar yıllardır sahil hattının işletmeler tarafından işgal edildiğini dile getirdi. Bölge sakinleri, deniz kenarında oturabilecekleri ve ücretsiz yararlanabilecekleri alanların giderek daraldığını belirterek yetkililerden denetim talep etti.


“Seferhisar Akarca Mahallesi Tuzla Caddesi önü sahil hattında, yıllardır devam eden işletme işgalinden dolayı ciddi mağduriyet yaşıyoruz. Sahil şeridi tesis Beach, ormancı kampı ve diğer işletmeler tarafından neredeyse tamamen kapatılmış durumda olduğu için vatandaş olarak deniz kenarında oturacak, serbestçe denize girecek yer bulamıyoruz.


Yaklaşık beş yıldır her sezon aynı sorunu yaşıyoruz. Sahilde şezlong ve işletme düzeni yüzünden halka açık olması gereken alanlar fiilen kullanılamaz hale geliyor. Bunun yanında, çok tehlikeli bir noktada jetski kiralaması yapılıyor; yoğun insan ve çocuk bulunan bölgede bu faaliyet hem güvenlik hem de can sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor.”

Urla Belediyesi Urla Altinkoy Plajindaki Isgal Edilmis Kilitli Sezlonglar 1


Akkum'da şezlonglar gündem oldu


İzmir'in en yoğun kullanılan kıyılarından biri olan Akkum Halk Plajı da bu sezon kıyı kullanımı tartışmalarıyla gündeme geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde işletmelerin sahilin büyük bölümünü şezlonglarla kapladığı görüldü.


Bir yurttaş durumu şu sözlerle anlattı:


“Burası İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Sığacık Mahallesi’ndeki Akkum Halk Plajı! İşletmeler plajın her yanını şezlonglarla çevirmiş. Halkın eşyalarını bırakıp güneşlenebileceği alan neredeyse kalmamış. Hatta işletme çalışanının söylediğine göre ağaçlık alan da kendilerine aitmiş! Kıyı Kanunu’nu hatırlatmak isterim.”


“Sadece parası olan yararlanabiliyor”


Güzelbahçe Kültür, Çevre ve Güzelleştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tuğrul Şahbaz da kıyılarda hizmet sunulmasının gerekli olduğunu ancak bunun erişim hakkını sınırlandırmaması gerektiğini söyledi.

Soyadını altınordu yapacak kadar kulüple özdeşleşmiş futbolcu: Sait Altınordu
Soyadını altınordu yapacak kadar kulüple özdeşleşmiş futbolcu: Sait Altınordu
İçeriği Görüntüle


“GüzelKart diye bir sistem var. Güzelbahçe'de yaşayanlar telefonlarına uygulamayı indirip kartlarını göstererek giriş yapabiliyor. Ama sınırda yaşayan insanlar var. Örneğin Urla sınırında oturan, günlük yaşamının büyük bölümünü Güzelbahçe'de geçiren kişiler bu sistem nedeniyle içeri giremiyor. Sistem yalnızca ikamet adresine bakıyor.
Aslında plajlarda bazı temel ihtiyaçlar var. Güzelbahçe sahili Maltepe'den başlayıp Siteler Mahallesi'ne kadar yaklaşık 7,5 kilometre uzanıyor. Eğer bir plajda üstünüzü değiştirecek yer, duş, tuvalet ya da bir şey yiyip içebileceğiniz bir alan yoksa orası eksik bir plajdır.
Biz yıllardır bu hizmetlerin artırılmasını savunuyor. Ancak bu imkanların bulunduğu tek yer Siteler Plajı oldu. Belediye de oraya turnike koydu ve kart sistemi getirdi. Güzelbahçe dışında yaşayanlar ise ücret ödemeden içeri giremiyor. Şu anda bunun bir hizmet bedeli olduğu söyleniyor. Ancak sonuçta insanlar turnikeden geçebilmek için para ödüyor. Bazı Güzelbahçeliler de 'Belediye hizmet sunuyor, dışarıdan gelenler yararlanıyor' diyerek uygulamayı savunuyor. Fakat burada ölçüt ne? Sonuçta parası olan giriyor, olmayan giremiyor.


Biz de plajların halkın olduğunu düşünüyoruz. Belediye hizmet sunuyorsa bunu herkes kullanabilmeli. Hizmet vermek, erişimi kısıtlamanın gerekçesi olmamalı. Öte yandan Güzelbahçe'de yalnızca bu plaj yok. Maltepe'den Siteler'e kadar çok sayıda küçük plaj bulunuyor. Bunların büyük bölümünde tuvalet, duş, soyunma kabini gibi imkanlar yok. Belediye sadece bazı noktalara şemsiye yerleştirdi. Aslında yapılması gereken diğer plajlarda da hizmetleri artırmak.


Örneğin eski Pina Plajı'nın açılması için yıllar önce eylem yapmıştık ve sonrasında açıldı. Ancak aynı anlayış devam ediyor. Belediye hizmet veriyorsa ücret alabileceğini düşünüyor. Oysa çözüm, parası olanın yararlanıp olmayanın dışarıda kalması olmamalı. Biz diğer plajların da açılmasını ve oralarda da hizmet verilmesini istiyoruz. Tek bir alana mahkum kalınmamalı.


Ayrıca ücretli plajın ilerisinde büyük bir kumsal daha var. Eskiden oraya arkadan ulaşılabiliyordu. Şimdi evlerin arasındaki geçişler tellerle kapatıldığı için erişim mümkün değil. Yani görünürde açık olan bir alan fiilen kullanılamıyor. Bizim talebimiz, Maltepe'den Siteler Mahallesi'ne kadar uzanan sahil boyunca bulunan tüm plajlar erişilebilir olsun, hizmetler artsın ve herkes bu alanlardan ücretsiz yararlanabilsin."

Kaynak: özge uyanık