POLİTİKA

Hakan Fidan’dan Avrupa’ya çağrı: Türkiye’nin AB üyeliği için siyasi irade geri dönmeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya ziyaretinde yaptığı açıklamalarda Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenliği ve Türkiye’nin AB sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, “Cumhurbaşkanımız üyelik iradesini açıkça ortaya koyuyor. Şimdi sıra Avrupa Birliği’nde” dedi.

Abone Ol

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya temasları kapsamında Welt am Sonntag gazetesine verdiği röportajda hem bölgesel gelişmeleri hem de Türkiye-AB ilişkilerini değerlendirdi. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Avrupa güvenliğine, AB üyelik sürecinden Suriye krizine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulunan Fidan, Türkiye’nin dış politikadaki pozisyonunu net mesajlarla özetledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin soruları yanıtlayan Fidan, her iki tarafın da eskiye göre barışa daha yakın olduğunu belirtti.
“Putin belirli koşullarda ateşkese ve kapsamlı barış anlaşmasına hazır. Bu mesaj Ukrayna’ya iletildi” diyen Fidan, savaşın Rusya üzerinde de ciddi bir mali yük yarattığını söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ukrayna’ya uluslararası koruma güçleri gönderilebileceği yönündeki açıklamasına yönelik ise Fidan, NATO birlikleri ile uluslararası gözlemci güçleri arasındaki farkı hatırlatarak ABD’nin Ukrayna’ya sağlayacağı güvenlik garantisinin şu anda en kritik başlık olduğunu ifade etti.

Barış anlaşmasının yalnızca savaşın sona ermesi için değil, tüm Avrupa’nın geleceği için hayati olduğunu söyleyen Fidan,
“Yeni saldırıları önlemek adına tarihi bir fırsat var. Tarafların birbirine saldırmayacağına dair açık taahhütler içeren bir çerçeve 50–70 yıl sürecek bir barışı mümkün kılabilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye bütün komşularıyla dostane ilişki istiyor”

Fidan, Rusya’nın Avrupa’ya yönelik hibrit saldırılarıyla ilgili soruya ise Türkiye’nin her zaman diyaloğu önceleyen bir ülke olduğunu hatırlatarak yanıt verdi:
“Suriye ve Libya gibi alanlarda Rusya ile zaman zaman karşı karşıya geldik. Çıkarlarımız ihlal edildiğinde tepki veriyoruz ama komşularımızla sürekli çatışma halinde olamayız.”

Fidan, Avrupa ile ortak güvenlik mimarisine dair değerlendirmesinde üç temel noktaya dikkat çekti:

Avrupa güvenlik yapısının NATO temelli olduğu,

Savunma sanayisinin Ukrayna savaşıyla ciddi zafiyetler gösterdiği,

ABD’nin gelecekte Avrupa güvenliğine ne kadar angaje olacağının belirsizleştiği.

Bu çerçevede İngiltere, Fransa, Almanya, Türkiye ve İtalya’nın yeni dönemde güvenlik tartışmalarını birlikte yönlendirmesi gerektiğini belirtti.

Röportajın en dikkat çeken bölümlerinden biri Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine dair mesajlar oldu. Fidan, Türkiye’nin üyelik istediğinin net olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Cumhurbaşkanımız, AB’ye üye olmak istediğimizi açıkça söylüyor. Şimdi sıra AB’de. Bizim için önemli olan Avrupa’da Türkiye’nin üyeliğine yönelik siyasi iradenin yeniden doğmasıdır. Bu olursa gerisi çözülür.”

AB’nin Türkiye’ye yönelik eleştirilerinin zaman zaman öznel olduğunu söyleyen Fidan, fasıl açılmadan değerlendirme yapılamayacağını belirterek geçmişteki blokajların siyasi ve ideolojik nedenlerden kaynaklandığını hatırlattı.

Almanya ile ilişkiler ve yeni dönem

Fidan, Almanya’da dış politika koordinasyonunun son yıllarda zorlaştığını ancak Şansölye Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un Türkiye ile ilişkileri yeniden düzenleme isteğinde olduğunu söyledi:
“Yeni güvenlik ortamında Almanya daha fazla sorumluluk alacaktır. Berlin’in bu yöndeki yaklaşımından memnuniyet duyuyoruz.”

Suriye’de ekonomik toparlanmanın yavaş da olsa başladığını belirten Fidan, devrimden bu yana Türkiye’den Suriye’ye dönen yaklaşık 500 bin kişi olduğunu açıkladı. Durumun olumlu ilerlemesi halinde dönüşlerin artabileceğini belirten Bakan Fidan, bölgedeki aktörlerin —Türkiye, Almanya, Avrupa ülkeleri ve ABD— çözüm için ortak çaba gösterdiğini, ancak İsrail’in bu süreç için en büyük risklerden biri olduğunu söyledi.