Haber-Sen 6 No’lu Şube, Posta ve Telgraf Teşkilatı’nda son dönemde yapılan üst düzey atamalara karşı sert bir basın açıklaması yaptı. Açıklama, Haber-Sen 6 No’lu Şube Başkanı Menduh Tunç tarafından okundu. Sendika, PTT bünyesinde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve yönetici atamalarının, kurumun köklü geleneğini ve kamu ahlakını zedelediğini vurguladı.

“PTT sadece bir kurum değil, bir devlet hafızasıdır”

Açıklamada, PTT A.Ş.’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından biri olduğu hatırlatılarak, kurumun yalnızca hizmet üreten bir yapı değil; aynı zamanda devlet geleneğinin ve kamusal etik anlayışının taşıyıcısı olduğu ifade edildi. Ancak son dönemde yapılan atamaların, bu kurumsal mirasla bağdaşmadığı belirtildi. Sendikaya göre ortaya çıkan tablo, münferit hatalarla açıklanamayacak kadar sistematik bir kadrolaşmayı işaret ediyor.

Liyakat ilkesinin askıya alındığı iddiası

Haber-Sen, yapılan atamaların liyakat, kariyer, mesleki yeterlilik ve objektif değerlendirme ilkelerinden uzak olduğunu savundu. Açıklamada, atamaların büyük bölümünün yandaş sendika yönetici ve üyelerinden oluştuğu iddia edilerek, bunun PTT’de liyakat ilkesinin fiilen askıya alındığı anlamına geldiği kaydedildi. “Bu kurum hiçbir sendikanın ya da yapının arka bahçesi değildir” vurgusu öne çıktı.

Yapılan açıklama şu şekilde:

"Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT), yalnızca bir hizmet kurumu değil; aynı zamanda devlet geleneğinin, kamu ahlakının ve kurumsal hafızanın taşıyıcısıdır. Ne var ki son dönemde PTT bünyesinde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamaları, bu köklü mirasın ciddi biçimde zedelendiğini göstermektedir.

Kamuoyuna yansıyan bu atamalar; liyakat, kariyer, mesleki yeterlilik ve objektif değerlendirme ilkelerinden uzaktır.
Ortaya çıkan tablo, münferit hatalarla ya da idari takdir yetkisiyle açıklanamayacak kadar sistematik bir görünüm arz etmektedir. Atamaların neredeyse tamamı yandaş sendika yönetici ve üyelerinden oluşmaktadır. Bu atamalar PTT’de liyakat ilkesinin fiilen askıya alındığı anlamına gelmektedir.
PTT A.Ş, geliri bütünüyle Hazine’ye ait bir kamu kurumudur. Hiçbir sendikanın, grubun veya yapının arka bahçesi, kadrolaşma alanı ya da siyasi/örgütsel tasarruf sahası değildir.
Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi,
10’uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi
70’inci maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkı açık ve tartışmasızdır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da kamu görevlerinin liyakat ve kariyer esasına göre yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bu açık hükümlere rağmen yapılan her etik dışı işlem kamu vicdanını yaralamaktadır.
Yıllarını bu kuruma veren, zor şartlarda görev yapan deyim yerindeyse kurumu sırtında taşıyan binlerce PTT emekçisi olarak bizler ; “ARTIK YETER “ diyoruz!

BU ANLAYIŞ PTT’Yi GÜÇLENDiRMEZ

Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu atamalara imza atanlar, hukuku eğip bükerek kendi anlayışını “HUKUK” diye dayatanlar, her türlü usulsüzlüğe göz yumanlar, eninde sonunda evrensel hukuk ilkelerine göre hesap verecektir!
Muktedirlere soruyoruz;
• PTT A.Ş’nin zarar üstüne zarar eden bozuk mali yapısının sebebi nedir?
• PTT bu duruma nasıl gelmiştir? Daha doğrusu bu hale nasıl getirilmiştir? Sorumluları kimlerdir? Bu sorumlular hakkında başlatılmış, sonuçlandırılmış bir inceleme var mıdır?
• OECD ülkelerinin, ve AB ülkelerinin içerisinde nüfusa oranla en az çalışan ile hizmet verdiği halde zarar etmesinin nedeni nedir?
• Pandemi dönemi bütün lojistik şirketleri küresel anlamda büyürken, kar ederken , ülkemizde PTT A.Ş nasıl zarar ettirilmiştir?
• PTT A.Ş’nin Sayıştay Raporlarına ve TBMM KİT Komisyonu tutanaklarına yansıyan milyar dolarlık usulsüzlüklerin sorumlularından neden hesap sorulmamıştır?
• Ortaya çıkan bu mali enkazı temizlemek ve bozulan idari yapıyı düzeltmek için bulunan çözüm , günü kurtaracak peki ya geleceği kurtaracak mı?
• Kapalı kapılar arkasında yapılan koltuk pazarlıkları sonucu yapılan liyakatsiz atamaların, bol keseden verilen kadro ünvanlarının evrensel hukukta yeri var mıdır? Yandaş olma dışında baz alınan bir kriter var mıdır?
• Yapılan atamaların çoğunda önceki dönemde başmüdür veya başmüdür yardımcısı olan kimseler yine görev almıştır. Yapılandırma öncesi Başmüdür, Başmüdür yardımcısı olan kimseler, bölge müdürü olunca hangi sorunu , nasıl çözecektir? Madem bu sorunları çözecek yeteneğe haizler, yapılandırma öncesi neden bu yeteneklerini kullanmamışlardır?

İzmir’in betonları yeşerecek: Avrupa Birliği hibesiyle çatılarda tarım dönemi başlıyor
İzmir’in betonları yeşerecek: Avrupa Birliği hibesiyle çatılarda tarım dönemi başlıyor
İçeriği Görüntüle

BU YANGIN ÜFLEYEREK SÖNMEZ!

Kamuoyu ve PTT Emekçileri bilsinler ki;
PTT’nin içinde bulunduğu durumu yaratanlar, bu sorunlara çözüm üretemezler! Bu anlayış değişmeden, hiç bir sorun çözülemez, aksine katlanarak büyüyecek ve içinden çıkılmaz bir hale gelecektir! Usulsüzlüklerin hesabı sorulmadan mali yapı düzelmez! Liyakat ilkesi sağlanmadan idari yapı düzelmez. Terkedilen kamu anlayışı yeniden tesis edilmeden, PTT A.Ş ancak günübirlik çözümler ile idare edilir.
Bizler yaşanan süreci adım adım takip ediyoruz. Her türlü mücadeleyi her mecrada vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın!"

Kaynak: haber bülteni