''Yaşamak için çalışmıyoruz, çalışmak için yaşıyoruz adeta''

Son 5 yılda emeklilik yaşı geldiği halde çalışmak zorunda kalan 1925 işçi yaşamını yitirdi.

''Yaşamak için çalışmıyoruz, çalışmak için yaşıyoruz adeta''

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile işçinin kıdem tazminatı hakkının kaldırılması gündemdeyken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi(İSİG Meclisi) dikkat çeken bir rapor yayınladı.

Emeklilik yaşı geldiği halde sigorta primi eksikliği ya da 65 yaşı bekleyen veya emekli maaşı yetmediği için çalışmak zorunda kalan işçileri konu alan raporda son beş yılda emeklilik yaşı geldiği halde çalışan 1925 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bilgisi verildi.

Raporu, "Yaşamak için çalışmıyoruz, çalışmak için yaşıyoruz adeta!" başlığı ile duyuran İSİG emeklilik yaşının Türkiye toplumunda hastalıkların ve yıpranmanın belirginleştiğ 50 olarak gördüğünü kaydetti.

Ölen her 5 işçiden biri emeklilik çağında

Raporda, "2013-2019 yılları arasında ‘emeklilik çağında çalışan’ en az 1925 işçi (50 yaş üstü ücretli) iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2013-14’te tüm ücretli iş cinayetlerinin yüzde 13-14’ünü 50 yaş üzeri işçiler oluştururken son yıllarda bu oran yüzde 19’a yükseldi. Yani bugün her ölen 5 işçiden 1’i emeklilik çağında çalışırken ölenler.

Ücretli çalışanların ölümü ile ilgili verileri baz alındığının vurgulandığı raporda kendi hesabına çalışan, kayıt dışı olarak istihdamda yer alan ve çiftçilerle birlikte bu sayının daha çok olduğu vurgulandı. 926 çiftçi ve esnaf da çalışırken yaşamını yitirdiği bilgisi de paylaşıldı.

İSİG Meclisi'nin aktarımına göre, ölenlerin 1713’ü 51-64 yaş aralığındayken 212’si ise 65 yaş ve üzerinde. 65 yaşının üzerinde bile çalışırken ölenler yani ‘yaşlı işçiler’, emeklilik çağında çalışan işçilerin yüzde 11’i gibi yüksek bir orana sahip.

Öte yandan işçi ölümleri en çok  inşaat, taşımacılık, tarım, belediye/genel işler, ticaret/büro, madencilik, metal, gemi/tersane, konaklama, gıda, güvenlik, enerji, ağaç, kimya, tekstil ve cam işkollarında gerçekleşti. 65 üstü işçilerin ise büyük çoğunluğu tarım işkolunda.

Ölümler en çok inşaat, taşımacılık ve tarımda

Emeklilik çağındaki işçi ölümleri en çok inşaat, taşımacılık, tarım, belediye/genel işler, ticaret/büro, madencilik, metal, gemi/tersane, konaklama, gıda, güvenlik, enerji, ağaç, kimya, tekstil ve cam işkollarında gerçekleşti. Salt 65 yaş ve üzeri yaşlı işçilere baktığımızda ise en çok ölüm tarım işkolunda.

En fazla ölüm nedeni trafik/servis kazası, yüksekten düşme, kalp krizi ve ezilme/göçük olduğu sıralandı.

Raporda, Türkiye'de 24 Ocak kararları ile neoliberal politikaların hayata geçirilmeye başlanılması ile birlikte; " Askeri cunta da, Özal hükümeti de, koalisyon dönemi de ve AKP iktidarı da bu yönde adımlar attı" vurgusu yapıldı.

Emeklilik yaşı düşürülmeli, yaşa takılma kaldırılmalı

"İlk sözümüz son sözümüz olsun: Mezarda Emeklilik, EYT, BES, TES, Düşük Emekli Maaşları, Esnek/Sigortasız Çalışma, İş Cinayetleri’ne Karşı: Güvenceli Çalışmak ve Emekli Olmak Hakkımız" ifadelerini kullanan İSİG Meclisi taleplerini ve önümüzdeki dönemde mücadele verilmesi gereken usurları şu şekilde sıraladı:

"İşçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır. Emeklilik; işçilerin çalıştıkları işkoluna, mesleğe, cinsiyetlerine, kişisel sağlık durumlarına vb. göre belirlenmelidir. Emeklilik yaşı düşürülmelidir. Emekli aylığı bağlama oranları artırılmalıdır.

Emeklilikte yaşa takılma bir maliyet unsuru olarak ele alınamaz. Emeklilikte yaşa takılanların emekli olma hakları derhal tanınmalıdır.

Tabi bu noktada sigortasız çalıştırma yasaklanmalıdır. (Elbette ülkemizde sigortasız çalıştırma yasak ama kayıt dışılık da bilinen bir gerçek. Bu noktada denetimler artırılmalı ve patronlara uygulanan yaptırımlar ağırlaştırılmalıdır.)

Kıdem tazminatında kazanılmış bütün haklar korunmalıdır. Bütün işçilerin kıdem tazminatını almalarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Her türlü esnek çalışma biçimi yasaklanmalıdır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER