Meclis’te İZTAV tartışması

İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinden İzmir Turizm Tanıtma Vakfı’na (İZTAV) aktarılacak yaklaşık 9 milyon TL’lik kaynak için Belediye Başkanı Tunç Soyer’e yetki verilmesine yönelik önerge, AKP ile CHP’li meclis üyeleri arasında tartışmalara neden oldu.

Meclis’te İZTAV tartışması

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Eylül ayı ilk birleşimi, Tunç Soyer’in başkanlığında yapıldı. Toplantıda, 18 Ağustos’taki orman yangınlarının ardından, Menderes Efemçukuru Devedüzü mevkisinde, 30 Ağustos’ta yapılan olağanüstü meclis oturumunun, her yıl aynı yerde ve tarihte yapılmasına yönelik karar alındı. Toplantıda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Turizm Tanıtma Vakfı’nın (İZTAV) yürüttüğü ortak çalışmalar için, İZTAV’a, Büyükşehir bütçesinden 8 milyon 948 bin 188 TL kaynak aktarılması konusu da gündeme geldi. Kaynak aktarılması için Tunç Soyer’e yetki verilmesine yönelik önerge, AKP ile CHP’li meclis üyeleri arasında tartışmaya neden oldu. AKP Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “İzmir’in tanıtılması noktasında bir karşı duruş sergilemiyoruz. İzmir bizim ortak noktamız. İzmir’in dünyada sayılı kentler arasında olmasını istiyoruz. İzmir’e 1 milyon değil 15 milyon turist gelsin. Biz bunu bir vakıf üzerinden yapılmasına karşıyız" dedi.  

Soyer’in kardeşi Onur Soyer’in vakfın genel sekreteri olduğunu belirten Özgür Hızal, “Kafamızdaki soru işaretlerinin başında vakfın genel sekreteri konumunda kardeşinizin bulunması geliyor. İzmir’de yakın geçmişte yaşanmasını istemediğimiz şeyler yaşandı. Bazılarında geri adım atıldı. Yanlış anlaşılma olmasın. İzmir’in tanıtımı üzerinden bir bütçe aktarımı söz konusu. Bu neden kamu bütçesi? O ayrı bir tartışma. Neden İzmir’in başka dinamikleri ön plana çıkarmıyoruz Kardeşinizin gönüllü ya da gönülsüz, ücret karşılığı ya da ücretsiz o makamda olmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.


Boztepe çekincelerini anlattı

Tartışmaya katılan AKP'li Hüsnü Boztepe de, “Acaba, İZFAŞ yaptığı görevin büyük bir kısmını bu vakıf üzerinden mi yapacak? Yarın İzmir’deki otoparkların bu vakfa verilmeyeceğini nereden bilelim? İZFAŞ’ın yaptıklarını, özel günlerin hazırlıklarının yapılmayacağını nereden bilelim? Sadece aktarım gibi görmemek gerekiyor. Asıl bundan sonra yapılacaklar bizi kuşkulandırıyor" dedi.  

AK Partili meclis üyelerinin eleştirileri üzerine açıklama yapan Tunç Soyer ise, “Vakfın kurumsal yapısı başka bir denetleme organı kurulmasına izin vermiyor. Olsa olsa bir denetim kurulu olabilir. Bu da itibar görmedi. 6 aya yakındır bu görevdeyim. İzmir ile ilgili gördüğüm en büyük eksiklik şu oldu; çeşitli kurumlar bu şehirle ilgili iyi şeyler yapmaya çalışıyor ama senkronize olmadıkları için zaman zaman enerji, kaynak israfına neden olmuşlar, zaman zaman da birbirinin ayaklarına dolanmışlar. Bu iyi niyetli çabalar çölde kum tanesi gibi kaybolup gitmiştir. İzmir ile ilgili bana soru sorulduğunda, en net cevabım bu oldu. Çünkü edindiğim en net bilgi buydu. İzmir’in en büyük eksikliği kurumlar arasındaki diyalog eksikliğidir. Neden bu yola çıktık? Sadece bir tek personeli olan bir vakıftı. Neden büyütmeye çalıştık? Hepsi büyükşehirin gücüyle muktedir olduğu işler" dedi.


‘Bir kuruş almadan bu kente hizmet etmek istiyor’

Hüsnü Boztepe’nin eleştirileri üzerinden konuşan Soyer, " ‘Otoparklar verilirse’ diyorlar. Valilik, odalar seyirci mi kalacak? AK Parti bu kararı siyasete alet etti, bu karar siyasidir. Bence hiç yakışık almamıştır. Bu yapının paydaşları oy birliği olmadığı için mesafe koyacaklar ve bundan İzmir zararlı çıkacak. İzmir bundan zararlı çıkacak. Bundan dolayı vicdanım sızlıyor. Birçok kararı oy birliğiyle çıkardığınızı söylediniz. Keşke hepsine muhalefet şerhi koysaydınız da bu oy birliğiyle çıksaydı. İzmir’in tarihindeki en önemli kararlardan biriydi. Benim kardeşimin meselesi mesele değil. Aylardır 1 kuruş almadan bu kente hizmet vermek istiyor. Biz İzmir olarak hizmeti kaçırıyoruz, içim kan ağlıyor ve vicdanım sızlıyor. Biz oy birliğiyle bu kararı alsaydık o kurumlarla uyumu çalışacaktık. O söylediğiniz kaynakları aktaracaktık. Vali beyin başında olduğu, odaların yönetimde olduğu bir vakıf. Neyini denetleyemeyeceksiniz? Kim kimden ne kaçıracak, neyin güvensizliği? Bu bir vakıf değil bu bir İzmir koalisyonu, bütün İzmir’in içinde yer aldığı bir durum. Şimdiden sonra ben başladığımız heyecanla bu işi sürdüreceğimize inanmıyorum" diye konuştu.


Orman yangınlarında zarar gören çiftçiye destek

Ayrıcı, Karabağlar’da çıkan ve Menderes ile Seferihisar ilçelerine de ulaşan yangında zarar gören 7 mahalle için, Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yapılan zarar tespit çalışmaları tamamlandı. Çiftçilerin zararının karşılanması için hazırlanan önerge, meclise sunuldu. Önergede; toplamda 218 hektar alandaki 302 üreticinin yangından etkilendiği belirtilerek; 297 zeytinlik, 56 bağlık, 52 meyve bahçesi, 16 ekili tarla, 16 üreticinin sulama sistemi, 10 üreticinin makine ekipmanı ve 7 üreticinin bağ evinin zarar gördüğü kaydedildi. Alanda yapılan tespitlerin ardından Tarımsal Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na tapu bilgilerini ulaştırılan 270 üreticinin toplam zararı, 5 milyon 935 bin 176 TL olarak hesaplandı. Zarar bedelleri bin TL’ye kadar olan üreticiler için ayni destek (omca, zeytin fidanı ) verilmesi, zarar bedeli bin TL ve üzeri olan üreticiler için de toplam zarar miktarının yüzde 20’sinin sosyal yardım amaçlı nakdi destek olarak verilmesi planlanıyor. 

Ayrıca Meyveciliğin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında, yangından hasar gören mahallelerde, üreticilerin zeytin fidanı ve bağ çubuğu taleplerinin tamamının karşılanacağı da belirtildi. Başkanlıktan gelen önerge, Plan ve Bütçe Komisyonu'na havale edildi.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner7