Hotar hakkında 'mobbing' davası 

Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Enstitü Müdürü Prof. Dr. Bülent Çukurova, uyguladığı mobbing sebebiyle Rektör Prof. Dr. Nükhet Hotar'a tazminat davası açtı.

Hotar hakkında 'mobbing' davası 

Haber / Sinan KESKİN

Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Enstitü Müdürü Prof. Dr. Bülent Çukurova, uyguladığı mobbing sebebiyle Rektör Prof. Dr. Nükhet Hotar'a tazminat davası açtı

2016 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Enstitü Müdürlüğü'ne getirilen ancak sonraki süreçte, Mahkemelerin göreve iadesi yönünde karar vermesine rağmen defalarca görevden uzaklaştırılan Prof. Dr. Bülent Çukurova, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar aleyhine mobbing sebebiyle 50 bin TL'lik tazminat davası açtı. Çukurova ayrıca, görevi kötüye kullanma, suç uydurma, kişinin huzur ve sükununu bozma ve işkence sebebiyle de Hotar hakkında suç duyurusunda bulundu.

23 Mart 2016'da DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Enstitü Müdürlüğü'ne müdür olarak atanan Prof. Dr. Bülent Çukurova'nın, dönemin Rektör Vekili Prof. Erdal Çelik'in önce istifasını istemesi, istifa etmeyince de yerine kendisini Müdür Vekili olarak atamasıyla başlayan süreç Hotar döneminde de çözülemedi. Prof. Dr. Çelik'in, kendisini Müdür Vekili olarak ataması üzerine Prof. Çukurova dava açtı. İzmir 3. İdare Mahkemesi 4 Temmuz 2018'de davayı karara bağladı. Mahkeme kararında şu ifadelere yer verdi: “2547 Sayılı Yasa'nın Ek 1 Maddesi'nde Enstitü Müdürlerinin 3 yıl dolmaksızın görevlerinden alınabilecekleri düzenlemesine yer verilmek suretiyle Rektöre Enstitü Müdürlerini değiştirme konusunda takdir yetkisi tanımışsa da takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığının idare tarafından ortaya konulmasının zorunlu olduğu olayda davalı idare tarafından süresi dolmaksızın görevinden alınan Enstitü Müdürünün görevden alınma nedenine ilişkin somut hiçbir gerekçe sunulmadığı gibi herhangi bir açıklama da getirilmediği ve böylelikle takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gerekleri dikkate alınarak kullanıldığının ortaya konulamadığı anlaşılmş olup, yapılan işlemin davacının görevinden alınmasına ilişkin kısmında sebep ve maksat yönünden hukuğa uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” 


Görev iade edildi

Ayrıca, Mahkeme Prof. Çukurova'nın 14 Ağustos 2018 tarihinde göreve iadesine karar verdi. Ancak  25 Mart 2019'da, Prof. Çukurova 3 yıllık görev süresi dolduğu gerekçesiyle yeniden görevden alınıyor. Rektörlük bu defa, Enstitü'de Profesör öğretim üyesi bulunmasına rağmen, Enstitü'nün kadrosunda yer almayan Doç. Dr. Başak Ocak'ı vekaleten müdür olarak atıyor. Bunun üzerine konu yeniden mahkemeye taşınıyor. 3 Nisan 2019'da açılan dava 5 Mart 2020'de sonuca bağlanıyor. Mahkeme yine Prof. Çukurova'yı haklı buluyor ve kararda şu ifadelere yer veriyor: “2547 Sayılı Kanun'da ve gerekse 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda bir kamu görevinin vekil aracılığıyla veya vekaleten atama yoluyla sürdürülmesi istisnai hallerde mümkündür. Esasen kamu personeli hukukumuzda bir kamu görevinin asil eliyle yürütülmesi ve bu göreve asaleten atama yapılması esas olup asil varken ve asaleten atama yapmak hukuken ve fiilen mümkün iken vekaleten atama yapılması ve süreklilik arz eden kamu görevinin vekil aracılığıyla sürdürülmesi kamu yararı ve hizmet gereklerine de uygun düşmeyecektir. Bu nedenlerle dava konusu enstitü müdürlüğü kadrosuna asaleten atama yapılması gerekirken Doç Dr. Başak Ocak'ın Enstitü Müdür Vekili olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”


Tekrar görevden alındı

Prof. Çukurova Mayıs 2020'de tekrar göreve atansa da 10 Haziran 2020'de hakkında açılan soruşturma nedeniyle yeniden görevinden uzaklaştırılıyor. Çukurova'nın Avukatı Ozan Karakaya'dan edindiğimiz bilgiye göre; zaman aşımına uğramış konularda daha önce açılan bu soruşturma 10 Haziran 2020'de kendilerine bildiriliyor. 
Avukat Ozan Karakaya, “2548 Sayılı Kanun'un 53/B maddesine göre görevden uzaklaştırma devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarında görevi başında kalmasında sakınca görülen kişi için üst kuruluşlarca alınan tedbir olarak belirtiliyor. Yani görevi başında kalması sakıncalı bir hal olması lazım. 2 yıl önceki sınavla ilgili ne yapabilir ki. Çok sudan bir sebep. İkinci olarak da soruşturmayı yürütenlerin görevden uzaklaştırmayı teklif etmesi gerekiyor. Soruşturmacılar, 'biz görevden uzaklaştırma talebinde bulunmadık' dediler. Burada maddenin iki fıkrası da ihlal edilmiş oldu.” dedi. 
Bu soruşturma sonucunda Çukurova'ya 26 Ağustos 2020'de uyarma cezası veriliyor. Çukurova, görevine iade edilmesi gerekirken 8 Eylül 2020'de tebliğ edilen bir yazı ile 10 Eylül 2020 itibariyle önceden alınan uzaklaştırma kararının süresi uzatılarak yeniden görevinden uzaklaştırılıyor. 



Tazminat kazanmıştı

Çukurova'nın yaşadığı süreç nedeniyle 23 Kasım 2018'de üniversiteye başvurarak tazminat talep ettiklerini anlatan Avukat Karakaya, “Bu işlerin bu kadar uzamasının sebebi bizim üniversiteye açıtığımız tazminat davasıdır. Önce üniversiteye başvurarak, Çukurova'nın görevden uzak kaldı sürede uğradığı hak kaybı nedeniyle oluşan 13 bin 734 TL'nin ve dönemin Rektör Vekili Prof. Dr. Erdal Çelik'in kendisi hakkında basına olumsuz açıklamalar yaptığı gerekçesi ile 20 bin TL manevi tazminat ödenmesini istedik. Üniversite bu talebimize cevap vermedi. Biz de İzmir 5. İdare Mahkemesi'nde dava açtık. Mahkeme kararında 13 bin 734 TL maddi tazminat talebimizin kabulüne ve 5 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetti. Ayrıca 5 bin 180 TL avukatlık ücreti de üniversiteye ödetildi” dedi. 


Dosya YÖK'TE


24 Eylül 2020'de savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Karakaya, sözlerini şöyle sürdürü: “Kendisinin aranıp istifaya zorlanması, sürekli soruşturma açılması ve bunun gibi sebeplerle Nükhet Hotar ve resen tespit edilecek şüpheliler ile ilgili görevi kötüye kullanma, suç uydurma, kişinin huzur ve sükununu bozma ve işkence sebebiyle suç duyurusunda bulunduk. Savcılık bu dosyayı, mevzuat gereği YÖK'e göndereceği için, dosyamızı YÖK'e de ilettik. Bu dosya ile ilgili YÖK'ün yargılama izni vermesini umuyoruz.”
“Daha önce bahsettiğim mahkeme kararları, süreç içinde geçirdiği ama hiçbir ceza almadığı soruşturmalar, ön inceleme var. Psikolojik baskı uygulanıyor. Çukurova'nın görevde olduğu süre dikkate alındığında birim zamanda yapılan işkence yüksek” diyen Avukat Karakaya, “Esas olarak kanunda derhal göreve iade edilmesi gerektiği, hatta iade etmeyen kamu personeline tazminat sorumululuğu doğacağı yazarken hala göreve iade edilmemiş olması önemli bir sorun. Resmen mahkeme kararlarını uygulamamak için görevden uzaklaştırıyorlar. Şu çok önemli; ikinci açılan soruşturma nedeyle görevden uzaklaştırılmadı, ilk açılan soruşturmanın görevden uzaklaştırma süresi uzatıldı. Bu çok absürt. Bu arada biz görevden uzaklaştırma ile ilgili dava açtık. Davamız devam ediyor” diye konuştu.  


Mobbinng Dava


Son olarak 6 Ekim 2020'de uyguladığı mobbing nedeniyle Rektör Prof. Dr. Nükhet Hotar'ın şahsına yönelik 50 bin TL'lik tazminat davası açtıklarını açıklayan Karakaya, “Son soruşturma kararını aldıktan sonra, Rektörün göreve geldiği tarih olan 15 Temmuz 2018'den bu yana faiz işletilmek koşuluyla manevi tazminat davası açtık” dedi.

Prof. Dr. Bülent Çukurova, konunun yargıda olduğunu ve yaşanan süreçle ilgili açıklama yapmayacağını söyledi.
 

Güncelleme Tarihi: 18 Ekim 2020, 10:32
YORUM EKLE
YORUMLAR
Vatandaş
Vatandaş - 6 gün Önce

Bu kadın hakkında dünya kadar haber cıktı bir sürü antin kuntin işlere karıştığı söyleniyor ama hala görevde bravoo gerçi bu ülkede kim hesap veriyor ki dingonun ahırı oldu memleket