banner109

Can dostlar hala yasa bekliyor

Bu Pazar, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü birçok ülkede kutlanacak. Türkiye’de ise hayvanseverler her geçen gün artan hayvana şiddet vakaları nedeniyle kutlama yapmak yerine yeni yasanın çıkmasını bekliyor

Can dostlar hala yasa bekliyor

Her yıl 4 Ekim tarihi tüm dünyada Hayvanları Koruma Günü olarak kutlanıyor. Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu tarafından 1931 yılında kabul edilen Dünya Hayvanları Koruma Günü; hayvan hakları konusunda farkındalık yaratmayı, tüm canların yaşam koşullarını iyileştirmeyi, hayvanların hem dünya ekosistemi hem insanlar açısından önemini vurgulamayı ve korunmaları amacıyla yapılan çalışmaların yaygınlaştırılmasını sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’de ise önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Dünya Hayvanları Koruma Günü, 5199 sayılı yasanın eksiklikleri ve buna bağlı olarak her gün artarak yaşanan hayvan hakkı ihlallerinin gölgesinde gerçekleşecek.

Hayvanların “mal” olarak kabul edildiği ve dolayısıyla onlara karşı işlenen tüm suçların kabahat kapsamında değerlendirildiği yasanın değiştirilmesi için uzun yıllardır STK’lar canla başla mücadele ediyor.

Rapor ocak ayında görüşüldü

4 Ekim 2019’da TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu'nca bir rapor hazırlandığı ve bu raporun en kısa sürede Meclis’e getirileceği duyuruldu. Hayvan hakları yasa teklifinin altyapısını oluşturacak TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu'nun raporu, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve uzmanların dinlenmesi sonucunda ortaya çıkarıldı.

Gecikmeli de olsa bu yılın Ocak ayında Meclis’te hayvanlarla ilgili toplantı gerçekleşti. Genel Kurul’da, 5 siyasi partinin ortak önergeleri ile, Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelelerin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporu görüşüldü.

Siyasi parti temsilcileri hayvan haklarının korunması yönünde hazırlanacak kanun ile ilgili en geniş konsensüsün oluştuğunu belirttiler. Hayvanlara eziyet ve kötü muamelenin toplumsal bir sorun hâline geldiği ve bu durumun ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğinin altı çizildi.

Parti temsilcileri; 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun isminin ‘Hayvan Hakları Kanunu’ olarak değiştirilmesi, hayvanların ‘mal ve eşya’ olarak tanımlanmasından vazgeçilerek duygusal birer varlık olduklarının yasada kabul edilmesi, dolayısıyla onlara karşı işlenen suçların da Kabahatler Kanunu’na göre değil TCK kapsamında değerlendirilmesi konusunda olumlu yönde görüş bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı, rapor üzerinden yapacağı çok yönlü çalışma sonucunda teklifi hazırlayacak. Ancak bir Dünya Hayvanları Koruma Günü daha yaklaşırken, hayvanseverler hala teklifin netleşmesini ve yasanın kabul edilerek yürürlüğe girmesini bekliyor.

Yasa taslağında neler var?

  • Bir hayvan neslini yok etme, öldürme, acımasızca ve zalimce eylemlerde bulunma, hayvanların cinsel istismarı ve dövüştürme suç kapsamına alınmalıdır.

  • Hayvanlar “mal” sayılmamalıdır.

  • Yasadaki sahipli ve sahipsiz hayvan ayrımı kaldırılmalı ve tüm hayvanlar eşit değerlendirilmelidir.

  • Adalar’daki fayton sorununa çözüm olarak, fayton yasaklanmalı ve elektrikli ulaşım araçlarının kullanılması yasada yer almalıdır.

  • Petshoplarda hayvan satışı yasaklanmalı ve yurtdışından yasadışı hayvan ticaretinin önlenmesi için denetimler sıkılaştırılmalıdır.

  • Belediye bütçelerinin bir kısmının hayvanlara ayrılması zorunlu tutulmalıdır.

  • Hayvan dövüştürme ve bahisçilik katalog suçlar kapsamına alınmalıdır.

  • Kat mülkiyet kanunu revize dilerek apartman ve sitelerde kedi, köpek besleme yasağı getirilememelidir.

  • Ev hayvanını terk etmek gibi fiillere 10 bin liradan az olmayacak idari para cezası getirilmelidir.

  • Hayvanlara yönelik suç işleyenler, bir daha hayvan sahibi olamamalıdır.

  • 'Hayvan Refahı Fonu' oluşturularak, suçlara müdahale etmek amacıyla Hayvan Kolluk birimleri kurulmalıdır.

  • Avcılık belli bir süre yasaklanarak, göç yolları üzerindeki tehlikeli enerji hatları ile ilgili gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır.

  • Şehir merkezlerinde hayvanat bahçesi açılmamalı; kafes tipi barındırma tamamen ortadan kaldırılmalıdır.

  • Hayvanlı sirklerin hiçbir çeşidine izin verilmemelidir.

  • Yunus ve diğer deniz memelilerinin barındırıldığı işletmelerde hayvan gösterileri yasaklanmalıdır.

Hayvan haklarında utanç raporu

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) ise son olarak Ocak 2020'de hayvan hakkı ihlalleri raporunu açıkladı. Raporda, devletin bu ihlallere göz yumduğu savunuldu.

HAKİM raporuna göre, 2020'nin Ocak ayında en az:

· 48 bin 348 yaşam hakkı gasbı,

· 47 işkence vakası,

· 29 bin 804 özgürlüğü kısıtlama,

· 2 cinsel şiddet,

· Belediye çalışanları ve kamu görevlileri eliyle yaşanan 4 ihlal vakası raporlanabildi.

Ancak rakamların verilere yansıyanın çok üzerinde olduğunun da altı çizildi.

Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2020, 10:43
YORUM EKLE

banner97

banner96