İzmir gündemini sarsan ve Buca Belediyesi içerisindeki bazı kritik birimlerdeki işleyişi mercek altına alan rüşvet soruşturmasında yargı süreci yeni bir boyut kazandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin titiz takibi sonucu gerçekleştirilen operasyonda, delillerin yeniden değerlendirilmesiyle birlikte tutuklama kararları peş peşe geldi. Soruşturmanın ilk safhasında mahkemeye sevk edilen ancak adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şüpheliler için savcılık makamı devreye girdi. Dosyadaki delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini gerekçe gösteren savcılığın itirazını değerlendiren nöbetçi hakimlik, soruşturmanın seyrini değiştirecek bir karara imza attı.
Savcılığın itirazı sonrası serbest kalanlar cezaevine gönderildi
Soruşturmanın başladığı 5 Şubat tarihinden bu yana devam eden hukuki süreçte, ilk etapta gözaltına alınan 26 şüpheliden bir kısmı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmişti. Ancak soruşturmayı derinleştiren Cumhuriyet Savcısı, aralarında belediye bürokratlarının da bulunduğu 7 şüphelinin serbest bırakılmasına itiraz etti. Dosyayı ve mevcut delilleri yeniden ele alan nöbetçi sulh ceza hakimliği, savcılığın talebini yerinde bularak bu kişiler hakkında tutuklama kararı çıkardı. Haklarında yakalama kararı verilen 7 şüpheli, emniyet birimlerince tekrar gözaltına alındı ve işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Bu son gelişmeyle birlikte, rüşvet soruşturması kapsamında tutuklu yargılanacak şüpheli sayısı 7’den 14’e yükselmiş oldu.
İmar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük ağı
Operasyonun merkezinde, İzmir'in en yoğun yapılaşmaya sahip ilçelerinden biri olan Buca’daki imar ve ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan ciddi usulsüzlük iddiaları yer alıyor. Mali polis tarafından uzun süredir teknik ve fiziki takibe alınan şüphelilerin, mevzuata aykırı yapıları rüşvet karşılığında yasallaştırdıkları öne sürülüyor. İddianameye yansıyan detaylara göre, imar planlarında sorunlu olan, yapı denetiminden geçmesi riskli görülen veya yasal prosedürlere uymayan binalar, maddi menfaat temin edilerek "usulüne uygunmuş" gibi ruhsatlandırıldı. Bu yöntemle hem haksız kazanç sağlandığı hem de kent estetiği ve güvenliğine aykırı yapılara resmiyet kazandırıldığı iddia ediliyor. Rüşvet çarkının, sadece belediye içindeki memurlarla sınırlı kalmadığı, dışarıdaki yapı denetim firmalarıyla da koordineli bir şekilde işletildiği belirtiliyor.
Ruhsat müdürü ve firma sahipleri de parmaklıklar ardında
Soruşturma dosyasında adı geçen ve tutuklanan isimler, kurulan rüşvet ağının hiyerarşik yapısını ve kapsamını da gözler önüne seriyor. Son tutuklamalarla birlikte cezaevine gönderilenler arasında Buca Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü İ.B. gibi imza yetkisine sahip üst düzey bürokratların yanı sıra, teknik süreçleri yöneten mühendisler, memurlar ve işçiler de bulunuyor. Soruşturmanın özel sektör ayağında ise yapı denetim firması sahipleri ve firma çalışanları yer alıyor. İlk operasyon düğmesine basıldığında hakkında yakalama kararı bulunan 28 kişiden 26’sı gözaltına alınmıştı. Emniyetteki sorguları tamamlanan şüphelilerden 7’si ilk etapta tutuklanmış, aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu diğer 19 kişi ise adli kontrolle bırakılmıştı. Savcılığın ısrarlı takibi sonucu, serbest kalanların önemli bir kısmı yeniden demir parmaklıklar ardına gönderilmiş oldu.
Firari iki şüpheli için kırmızı alarm verildi
Öte yandan, dosya kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan ancak adreslerinde ulaşılamayan 2 şüphelinin yakalanması için emniyet güçlerinin çalışmaları aralıksız sürüyor. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, firari şüphelilerden birinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Diğer şüphelinin yakalanması içinse il genelinde operasyonel faaliyetler devam ediyor. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, soruşturmanın derinleştirilmesi ve rüşvet ağının tüm uzantılarının deşifre edilmesi için şüphelilerden elde edilen dijital materyaller üzerindeki incelemelerini de sürdürüyor. Buca Belediyesi’ndeki bu soruşturmanın, ilerleyen günlerde elde edilecek yeni delillerle daha da genişleyip genişlemeyeceği kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor.





