İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ankara'da gözaltına alınarak İstanbul'a getirilen gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Uludağ'a yöneltilen suçlamalar arasında "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" maddeleri yer alırken, karar siyaset ve basın dünyasında çeşitli tepkilere neden oldu.

Zeybek aşkı sokaklara taştı
Zeybek aşkı sokaklara taştı
İçeriği Görüntüle

Deutsche Welle (DW) Türkçe servisinde görev yapan gazeteci Alican Uludağ, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı çeşitli siyasi analizler ve adliye kulislerine dair paylaşımları nedeniyle başlatılan hukuki süreç sonucunda cezaevine gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından resen açılan soruşturma doğrultusunda, Uludağ 19 Şubat tarihinde Ankara'daki ikametgahında emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Başkentte tamamlanan ilk işlemlerinin ardından 20 Şubat'ta sorgulanmak üzere İstanbul'a sevk edilen gazeteci, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda savcı karşısına çıktı. Savcılık makamında alınan ifadesinin tamamlanmasıyla birlikte, tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk işlemi gerçekleştirildi. Hakimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, Uludağ'ın "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçlaması başta olmak üzere yöneltilen iddialar kapsamında tutuklanmasına karar verildi.

Soruşturma dosyasına giren sosyal medya paylaşımları

Tutuklama kararına temel oluşturan soruşturma dosyasında, Alican Uludağ'ın sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir dizi haber paylaşımı ve siyasi yorum delil olarak gösterildi. Dosyada yer alan suçlamalar arasında "Cumhurbaşkanına hakaret" maddesinin yanı sıra, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" iddiaları yer aldı. Savcılık sorgusu sırasında, gazetecinin "Son bir yılda yaşananlar saray rejimini tahkim etmek" başlığıyla yayımladığı ve iktidarın yeni anayasa çalışmalarına yönelik iddiaları içeren paylaşımları detaylı biçimde incelendi.

Bununla birlikte, yerel seçim sonuçları ve yargı kararlarına ilişkin yaptığı eleştirel yorumlar ile "İsrail'den farkları yok" ve "Rejim zulmetmeye devam ediyor" şeklindeki ifadeleri de tutuklama gerekçeleri arasında sıralandı. Öte yandan, Atatürk Havalimanı saldırısının planlayıcıları arasında yer alan bazı IŞİD mensuplarının tahliye edildiğine dair paylaştığı haber metni ve cezaevinde tutuklu bulunan gazeteci Furkan Karabay'ın yargılanma sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmeler de suçlama konusu yapılan paylaşımlar listesine eklendi.

Adalet bakanlığındaki devir teslim töreni iddiaları

Soruşturma evrakında yer alan bir diğer unsur ise, kısa süre önce Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'in makamını devraldığı tören sırasında yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin paylaşımlar oldu. Uludağ'ın, devir teslim töreni esnasında bakanlık koltuğunun seviyesinin ayarlanması işlemine müdahale eden kişinin Furkan Torlak olduğunu belirttiği tweetleri dosyaya dahil edildi. Torlak'ın daha önce İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü görevinden istifa ettiği bilgisini veren Uludağ, bu ismin yeni bakanın basın danışmanı olarak atanmak istendiğini, ancak söz konusu atama girişiminin Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından veto edildiğini iddia etmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen hukuki sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yaptığı yazılı açıklamada, "@alicanuludag" rumuzlu hesap üzerinden yapılan paylaşımlar nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını, şüphelinin Ankara'da yakalanarak İstanbul'a getirilmesi talimatının verildiğini ve işlemlerin titizlikle sürdürüldüğünü resmi olarak duyurdu.

Siyaset cephesinden ve meslek örgütlerinden karara tepkiler

Gerçekleştirilen gözaltı işlemi ve ardından gelen tutuklama kararı, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından çeşitli açıklamalarla gündeme taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla sürece tepki gösterdi. Özel, uygulamanın hukuki sınırları aştığını savunarak, gazetecinin küçük çocuklarının önünde ve kıyafetlerini değiştirmesine imkan tanınmadan evinden alınmasını eleştirdi. Medya özgürlüğünün savunulması gerektiğini ifade eden Özel, Alican Uludağ'ın derhal serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu. Ayrıca, Özel'in gazetecinin eşi Kıymet Uludağ ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ve parti olarak hukuki sürecin yakından takipçisi olacaklarını ilettiği bildirildi.

Karara yönelik itirazlar basın meslek örgütleri tarafından da peş peşe geldi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), gazetecilik faaliyetlerinin suç sayılamayacağını belirterek tutuklamaya tepki gösterirken; Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkçe temsilciliği, kararın basın özgürlüğünü zedeleyen bir adım olduğunu kaydetti. Gazeteciler Cemiyeti, Uludağ'ın bugüne kadar çağrıldığı tüm soruşturmalara kendi iradesiyle gittiğini hatırlatarak Ankara'daki gözaltı yöntemini eleştirdi. DİSK Basın-İş Sendikası da benzer bir bildiri yayımlayarak meslektaşlarının serbest bırakılması talebini kamuoyu ile paylaştı.

Kaynak: HABER MERKEZİ