KÜLTÜR SANAT

Fatih Altaylı: “İlber’in arkasından söylenenler böylesine ahlaksızca iftiralar”

Gazeteci Fatih Altaylı, vefat eden tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hakkında ölümünün ardından yapılan yorumlara sert tepki gösterdi. Altaylı, “Böylesine ahlaksızca iftiralar” diyerek Ortaylı’ya yöneltilen eleştirileri hedef aldı.

Abone Ol

Gazeteci Fatih Altaylı, vefat eden ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hakkında ölümünün ardından yapılan bazı yorumlara sert tepki gösterdi. Halk TV’de Serhan Asker’in sunduğu “Görkemli Hatıralar” programına konuk olan Altaylı, Ortaylı’nın ardından yazılan bazı değerlendirmelerin haksız ve insafsız olduğunu söyledi.

Ortaylı’yı uzun yıllardır yakından tanıdığını belirten Altaylı, sosyal medya ve çeşitli platformlarda yapılan yorumları okuduğunu ifade ederek, “Sağda solda ölümünden sonra yazılanları okuyorum. Böylesine ahlaksızca iftiralar…” dedi.

“Hor gördüğü tek şey cehaletti”

Altaylı, Ortaylı’nın sık sık “elitist” olmakla eleştirildiğini ancak bu tanımın yanlış yorumlandığını dile getirdi. Ortaylı’nın toplumdan kopuk biri olmadığını belirten Altaylı, onun eleştirdiği tek şeyin cehalet olduğunu söyledi.

Altaylı, “Evet, İlber elitistti ama toplumla barışık bir elitistti. Kimseyi hor gören, küçümseyen bir tavrı yoktu. Hor gördüğü tek şey cehaletti. Daha doğrusu cehaletin cüretine kızardı. Cahil olduğunu bilmeden ukalalık edenlerle derdi vardı” ifadelerini kullandı.

“Arkasından konuşanların çoğunun eseri yok”

Ünlü tarihçinin ardından olumsuz yorum yapan kişileri de eleştiren Altaylı, bu eleştirilerin çoğunun Ortaylı’nın akademik birikimiyle kıyaslanamayacak kişilerden geldiğini savundu.

Altaylı, “Bugün bakın arkasından kötü konuşanlar kimler? Siyasi ya da inanç yelpazesinin uç kesimleri. İlber’e laf edenlere bakıyorsunuz, ortada bir eser yok, iz bırakacak bir çalışma yok. Ama kalkıp İlber Ortaylı’ya laf ediyorlar” dedi.

Altaylı, bir akademisyenin Ortaylı hakkında yazdıklarına da değinerek, Balkanlar üzerine bir araştırma grubuna katılmak isteyen bu kişiye Ortaylı’nın yönelttiği soruyu anlattı. Altaylı, Ortaylı’nın “Balkan dillerinden herhangi birini biliyor musun?” sorusuna “hayır” yanıtı verilince “Bana vaktimi kaybettirme” dediğini aktararak, Ortaylı’nın bilimsel yaklaşımının bu örnekle anlaşılabileceğini ifade etti.

“Sadece tarihçi değildi”

Altaylı, Ortaylı’nın yalnızca bir tarihçi olarak tanımlanmasının eksik olacağını belirterek, onun çok yönlü bir kültür insanı olduğunu vurguladı.

“İlber’e şimdi tarihçi diyorlar ama o sadece tarihçi değildi. O gerçek anlamda bir kültür adamıydı, alim dediklerindendi. Çok farklı alanlarda bu kadar derin bilgiye sahip insan sayısı Türkiye’de çok azdır” diyen Altaylı, Ortaylı’nın sohbetlerinden yeni bilgiler öğrenmenin mümkün olduğunu söyledi.

Altaylı ayrıca Ortaylı’yı televizyon programlarına çıkmaya ikna etmek için uzun süre uğraştığını belirterek, onun geniş bir bilgi birikimini kamuoyuyla paylaşmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Sağlığıyla ilgili uyarıları dinlemezdi

Altaylı, Ortaylı’nın sağlık sorunlarına rağmen hayat tarzını değiştirmediğini de anlattı. Uzun yıllardır yüksek şeker hastalığıyla yaşadığını belirten Altaylı, dostlarının yaptığı uyarılara rağmen Ortaylı’nın bu konuda çok da dikkatli davranmadığını söyledi.

“Yıllardır inanılmaz yüksek bir şekerle yaşıyordu. ‘İlber yapma, etme’ derdik ama dinlemezdi. Özellikle eşinden ayrıldıktan sonra kendini daha da saldı. Yemeyi içmeyi severdi” diyen Altaylı, pandemiden sonra Ortaylı’nın sağlık durumunun giderek kötüleştiğini ifade etti.

“Hastaneden çıkıp cezaevine geldi”

Altaylı, Ortaylı’nın dostluk konusunda da son derece vefalı bir insan olduğunu belirterek cezaevinde bulunduğu döneme ait bir anısını paylaştı.

“Ben cezaevindeyken hastaneden çıkıp beni ziyarete geldi. Bir araba bagajı dolusu kitap getirmişti ve cezaevindeki herkese dağıttı. Dostluğu da insanlığı da sınırsızdı” diyen Altaylı, konuşurken duygusal anlar yaşadı.

Son ziyaretini anlattı

Altaylı, Ortaylı’yı son olarak hastanede ziyaret ettiğini de anlattı. Ziyaret sırasında Ortaylı’nın oldukça neşeli olduğunu belirten Altaylı, sohbetin bir bölümünü kaydettiğini söyledi.

“Pazartesi günü gittik, çok iyi görünüyordu. Bir süre sohbet ettik, eski günleri konuştuk. Hatta sanki içime doğmuş gibi sohbetin bir kısmını da kaydettim” diyen Altaylı, birkaç gün sonra Ortaylı’nın durumunun ağırlaştığını öğrendiğini ifade etti.

Altaylı, “İlber’in olmadığı bir sabaha uyanmak gerçekten çok zor oldu” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

Cenaze pazartesi günü yapılacak

78 yaşında hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için 16 Mart Pazartesi günü Galatasaray Üniversitesi’nde anma töreni düzenlenecek.

Anma töreninin ardından Ortaylı için Fatih Camii’nde ikindi namazının ardından cenaze namazı kılınacak ve ünlü tarihçi caminin haziresine defnedilecek.