9 Eylül Gazetesi'nden Mert Yasin Alpdündar'ın haberine göre; Türkiye’de ekonomik krizin bir göstergesi de artan konkordato ilanları oldu. Haziran ayında 114, Ocak-Haziran döneminde 605 geçici mühlet kararı verilirken, 2024’ün ilk 6 ayında geçen senenin rakamları geçilmiş oldu. Ayrıca bu yılın ilk altı ayında toplamda 245 kesin mühlet kararı, 275 konkordatonun reddi kararı, 48 iflas kararı ve 59 tasdik kararı çıktı. İzmir özelinde ise haziran ayında 11 geçici mühlet kararı verildi. 3 konkordatonun reddi kararı ve 1 tasdik kararı verildi. Ocak-Haziran ayında ise toplam 44 geçici mühlet kararı verilirken, konkordato ret sayısı ise 28 oldu. Ayrıca 1 şirket için iflas kararı çıktı. Konu hakkında 9 Eylül’e açıklamalarda bulunan Ekonomist Prof. Dr. Hüsnü Erkan, yaşanılan durumun temel nedeninin orta tabakanın giderek zayıflaması olduğunu söylerken, kriz ortamında konkordato ilanlarının artarak devam edebileceği uyarısında bulundu.

ORTA SINIF ZAYIFLADIKÇA EKONOMİ ZAYIFLIYOR

Bir ülkede orta sınıfın harcamalarının, orta tabaka işletmelere hitap ettiğini söyleyen Erkan, orta sınıfın güçlü olmasının ekonominin güçlü olması anlamına geldiğini söyledi. Son dönemde Türkiye’de orta sınıfın yok olmaya başladığını söyleyen Erkan, “Şimdi ekonomi krizde olduğu, orta tabaka yok olduğu ve yoksulların talebi de kısıtlı olmasından kaynaklı sorun büyüyor” diye konuştu.

husnu-erkan

‘ARTIK DENİZ BİTTİ’

“Bir de enflasyonu önlemek için yanlış bir politika olarak dar gelirlinin talebini kısmaya odaklılar” diyerek sözlerine devam eden Erkan, “Son derece yanlış bir politika. Üretimi artırmak gerekirken, üretecek fabrikaları sattılar. Son 20 yıldır ne tarımda ne sanayide ne de ticarette üretim, desteklenmedi. İnsanlar hayatta kalabilmek için çaba gösterdiler ama artık deniz bitti. Dolayısıyla bu krizde çok sayıda şirket batacaktır. Kriz yönetilemeyecek duruma gelecek. Orta sınıfın azalmasın ve onların ürünlerine olan talebin azalması pek çok şirketin batmasına neden olacaktır” diye söyledi.

‘KONKORDATO İLANLARI ARTARAK DEVAM EDECEK’

Ekonomik krizlerin temel özelliğinin şirketlerin batması olduğunu vurgulayan Erkan, “Krizlerin temel özelliği budur. Pek çok şirket batar. 2001’de bankalar kapandı ki şu anda kriz derinleşirse banka batmalarını da yaşayabiliriz. Umarım bu olmaz. Dolayısıyla küçük, zayıf ve sermayesi yetersiz şirketlerin, kriz ortamında kaçınılmaz olarak konkordato ilan etmesi kaçınılmaz olarak artarak devam edecektir” ifadelerini kullandı.

TÜİK: Tüketici güveni en düşük seviyeye indi TÜİK: Tüketici güveni en düşük seviyeye indi

KRİZDEN ÇIKMANIN YOLU: YAPISAL REFORM

Pandemi döneminde talep kısıtlı olsa bile orta sınıfın şu anki kadar zayıflamadığını söyleyen Erkan, şu anki süreçte orta sınıfın adeta yok olduğunu vurguladı. Erkan, “Pandemi döneminde talep kısılması vardı ama orta tabaka bu derece zayıflamamıştı. Ama şimdi orta tabaka yok oldu. Gelir dağılımındaki bozulma çok bariz. Tüm bunlar ekonominin yapısal sorunları olduğu ve reform yapmadan bu krizden çıkılamayacağını ortaya koyuyor. Mevcut ekonomi yönetiminin önlemleri sadece parasaldır. Sadece dar gelirlinin talebini kısmaya yöneliktir. Bu da ekonomiyi kurtarmayacaktır. Daha yapısal önlemlere ihtiyaç var ama bunları da görmüyoruz” dedi. 

Kaynak: HABER MERKEZİ