Türkiye'nin dört bir yanından yükselen "Geçinemiyoruz" çığlığı, bu kez Ege'nin incisi İzmir'de yankılandı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) öncülüğünde düzenlenen bölge mitinglerinin son durağı İzmir Cumhuriyet Meydanı oldu. Sadece kamu emekçileri değil; Türk-İş'e bağlı işçiler, TMMOB üyeleri, İzmir Barosu avukatları ve İzmir Tabip Odası hekimleri de alandaki yerini alarak güçlü bir dayanışma örneği sergiledi. Manisa'dan Muğla'ya, Uşak'tan Balıkesir'e kadar Ege Bölgesi'nin dört bir yanından gelen binlerce emekçi, "Halk için bütçe, demokratik Türkiye" sloganlarıyla iktidarın ekonomi politikalarına tepki gösterdi. Mitingde, hakları için direnen Temel Conta ve Digel Tekstil işçilerinin varlığı da sınıf dayanışmasının somut bir göstergesi oldu.

İzmir'de maaş krizi: TÜRK-İŞ'ten Büyükşehir'e 'eylem' uyarısı
İzmir'de maaş krizi: TÜRK-İŞ'ten Büyükşehir'e 'eylem' uyarısı
İçeriği Görüntüle

Bütçe adaletsizliğine karşı ortak bildiri

Mitingde platform adına ortak açıklamayı okuyan Başak Gürkan, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğazı ve derinleşen yoksulluğu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Bütçenin asıl yükünü çekenlerin işçi ve emekçiler olduğunu ancak pastadan en küçük payı bile alamadıklarını vurgulayan Gürkan, "Zengin bir azınlık servetine servet katarken, halk yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkum ediliyor" dedi. Hazırlanan bütçenin halkın değil sermayenin çıkarlarını gözettiğini belirten Gürkan, kaynakların savaş politikalarına, silahlanmaya ve bir avuç zengine aktarıldığını ifade etti. "Bu eşitsizlik artık gizli saklı değil, gözümüzün içine baka baka, büyük bir pervasızlıkla yapılıyor" diyen Gürkan, yoksullara kırıntı bile bırakılmadığını dile getirdi.

"Tencereler kaynamıyor, halk nefes alamıyor"

Ekonomik krizin gündelik hayata yansımalarını anlatan Gürkan, kiraların asgari ücreti aştığı, maaşların en temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiği bir tabloda yaşandığını söyledi. "Tencereler kaynamıyor, eğitim ve sağlık sistemi çökme noktasında" diyen Gürkan, milyonlarca insanın geleceksizlik korkusuyla yaşadığını vurguladı. Üretimden koparılan bir ülkede krizin kaçınılmaz olduğunu belirten Gürkan, fabrikaların satıldığını, tarım ve hayvancılığın bitirildiğini hatırlattı. Patronların kârlarını artırdığı bu düzende emekçilerin tek çaresinin örgütlü mücadele olduğunu söyleyen Gürkan, "Bıçak kemiğe dayandı, artık sessiz kalamayız" diyerek isyanı dile getirdi.

Vergide adalet ve insanca yaşam talebi

Emekçilerin en temel taleplerinden biri olan vergi adaletsizliğine de değinen Başak Gürkan, toplanan her 100 liralık verginin sadece 11 lirasının sermayeden alındığını, geri kalan yükün bordrolu çalışanların sırtına yüklendiğini açıkladı. İktidarın hazırladığı bütçede zenginlerin 2.5 trilyon liralık vergisinin muafiyetlerle affedildiğini belirten Gürkan, "Bizden peşin alınan vergiler kamu hizmeti olarak dönmüyor, aksine hizmetler özelleştiriliyor. O zaman biz neden vergi veriyoruz?" sorusunu yöneltti. Gürkan, asgari ücretin insanca yaşanacak seviyeye çekilmesi, enflasyonun düşürülmesi ve adil bir vergi düzeni kurulması taleplerini yineledi.

KESK Eş Genel Başkanı: "Kaynağında varız, paylaşımda yokuz"

Mitingin bir diğer konuşmacısı olan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, hükümetin bütçe politikasını sert bir dille eleştirdi. Bütçenin gelir kalemlerinin büyük kısmını çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin oluşturduğunu hatırlatan Koçak, "Kaynağında varız ama paylaşımında yokuz" diyerek durumu özetledi. Kamu hizmetlerinin piyasalaştırıldığını ve liyakatin yerini torpilin aldığını belirten Koçak, 24 yıllık iktidar döneminde kamu çalışanlarının "kapıkulu" mantığıyla yönetilmeye çalışıldığını ifade etti. Enerji ve gıda fiyatlarındaki fahiş artışlara rağmen maaşların TÜİK'in açıkladığı "sahte enflasyon" oranlarına göre belirlendiğini söyleyen Koçak, bu düzenin kamu emekçisini yok saydığını vurguladı.

"Bu bütçe Ege'nin değil şirketlerin bütçesidir"

Ayfer Koçak, konuşmasında Ege Bölgesi'nin kanayan yarası olan tarım krizine de değindi. Çiftçinin borç batağında olduğunu, zeytin üreticisinin maliyetler altında ezildiğini ve bağların söküldüğünü belirten Koçak, "Bu bütçe Ege'nin bereketli topraklarının değil, şirketlerin bütçesidir" dedi. İthalata dayalı tarım politikasının köylüyü üretimden kopardığını söyleyen Koçak, kadınların ve gençlerin de bütçede yok sayıldığını ifade etti. Kadın işsizliğinde Avrupa birincisi olunduğunu hatırlatan Koçak, bütçede kadınlara ayrılan payın yüzde 1 bile olmadığını kaydetti.

Koçak, savunma ve güvenlik harcamalarındaki artışa da dikkat çekerek, "Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Kayyuma karşı demokrasi, saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz" dedi. Miting, emekçilerin insanca yaşam, güvenceli iş ve demokratik bir Türkiye taleplerini içeren sloganlarla sona erdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ