Ormanlarımız ve kıyılarımız birer birer daraltılıyor. Tek imzayla 21 ilde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı; Ege kıyılarında sit dereceleri düşürüldü, “kontrollü kullanım” adı altında yapılaşmanın kapısı aralandı. Milyonlarca metrekare doğal alanın statüsü değişirken, çevre örgü
tleri bu sürecin doğanın parça parça elden çıkarılması anlamına geldiğini savunarak tepki gösterdi.
Türkiye’nin dört bir yanından peş peşe gelen kararlar, kamu arazileri ve doğal alanlar üzerindeki tehdidi gözler önüne serdi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 21 ilde bazı alanlar, Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Artvin, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Çorum, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kütahya, Mersin, Muğla, Samsun, Tokat, Trabzon ve Yalova’da bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Kararda, orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ya da Hazine mülkiyetindeki taşınmazların Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilerek orman tesis edileceği belirtildi.
Kararın ekindeki krokiye göre İzmir’de orman sınırı dışına çıkarılan alanın Kemalpaşa ilçesi Çambel Mahallesi sınırları içerisinde bulunduğu görüldü. Resmi Gazete’de yer alan bilgilere göre söz konusu alanın büyüklüğü 145 bin 913 metrekare olarak belirtildi.

Kıyı şeridinde sit değişikliği
Kararla birlikte bazı kıyı bölgelerinde de koruma statüsü değişiklikleri yapıldı. 38. grup etap olarak tanımlanan bölge ikinci derece doğal sit statüsünden çıkarılarak üçüncü dereceye indirildi. Alan için yeni tanım “sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” oldu. Düzenlemeyle Azmak Koyu çevresinde kontrollü yapılaşma imkanının açıldığı bildirildi.
Benzer bir düzenleme Çeşme’de de gündeme geldi. Delikli Koy, Hermes Koyu ve Kleopatra Koyu gibi doğal alanları kapsayan Ovacık Güney Etabı 4. Poligon’da koruma statüsünde değişiklik yapıldı. Önceden birinci derece sit olan bölgenin bir kısmı “nitelikli doğal koruma alanı” olarak belirlenirken, bir bölümü “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak tanımlandı.
Resmi yazı, milyonlarca metrekarelik orman alanının fiilen turizm yatırımlarına tahsis edildiğini belgeledi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nün 16 Şubat 2026 tarihli ve Urla Belediyesi’ne gönderdiği resmi yazı, bölgedeki orman alanlarının yıllar önce turizm amaçlı tahsis edildiğini ortaya koydu. Yazıya göre, 2022 yılında; Çeşme Alaçatı Mahallesi’nde 244 bin 599 metrekare, Urla’nın Zeytineli ve Karaköy mahallelerinde ise 20 milyon 294 bin 626 metrekare orman alanı Kültür ve Turizm Bakanlığı’na turizm yatırımları için tahsis edildi. Toplamda 20 milyon 539 bin metrekareyi bulan bu alanların, Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Bakanlık kullanımına verildiği belirtildi. Kağıt üzerinde bir sayı gibi görünen 20 milyon 539 bin metrekarelik alan, 2 bin 800’den fazla futbol sahasına, devasa bir büyüklüğe karşılık geliyor.

Çevre örgütleri yargıya gidiyor
İzmir’de çevre örgütleri kararlara tepki gösterdi. Çeşme Kent Konseyi ve Çeşme Çevre Derneği temsilcileri hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı.
Çeşme Çevre Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Ahmet Güler’in şunları söyledi:
"SİT derecelerinin düşürülmesi bölgeyi yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nün resmî yazısı, Çeşme–Alaçatı–Urla hattında toplam 20 milyon 539 bin metrekarelik orman alanının 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na “turizm amaçlı” tahsis edildiğini ortaya koymuştur. Alaçatı’da 244 bin m², Urla Zeytineli ve Karaköy’de 20 milyonu aşkın m² orman alanı bugün yapılaşma baskısı altındadır. Orman ekosistemleri; su döngüsü, yeraltı suları, biyoçeşitlilik ve yangın güvenliği açısından bölgenin en kritik doğal varlıklarıdır. Bu alanların turizm yatırımlarına açılması, Çeşme Yarımadası’nda geri dönüşü olmayan çevresel tahribata yol açacaktır.
Çeşme Çevre Derneği olarak uyarıyoruz: Orman tahsisleri kamu yararı gerekçesiyle açıklanmalıdır. SİT derecelerinin düşürülmesi geri çekilmelidir. Kıyılar, ormanlar ve doğal koruma alanları turizm yapılaşmasına açılmamalıdır. Yerel yönetimler yasal denetim yetkilerini gecikmeden kullanmalıdır. Çeşme, Alaçatı ve Urla’nın doğal varlıkları sermayeye değil, halkın ve gelecek kuşakların ortak yaşam alanıdır. Tüm halkımızı doğasına sahip çıkmaya çağırıyoruz."

“Bu kent kimsenin arka bahçesi değil”
CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Sevda Erdan Kılıç da kararlara tepki gösterdi. İzmir’de özellikle Urla ve Çeşme hattında orman alanlarının statüsünün değiştirilmesine dikkat çeken Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“20 milyon 539 bin metrekare… Çeşme Alaçatı’da, Urla Zeytineli ve Karaköy’de ormanlarımız ‘turizm alanı’na dönüştürülmüş, yapılaşmaya açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilen her orman alanı, aslında sermayeye açılan yeni bir imar kapısıdır. Dün maden, bugün turizm, yarın başka bir başlık… Ama sonuç hep aynı: Doğanın yeşili kaybediyor, doların yeşili kazanıyor. Bu ülkede savaşa gerek yok. Toprağı, kıyıyı, ormanı parsel parsel devrediyorlar. Betonu ağacın yerine, rantı kamunun yerine koyarak işgal zaten içeriden başlıyor. Açık söylüyorum: Ormanlar kamu malıdır. İzmir’in doğası rant rezervi değildir. Bu kent kimsenin arka bahçesi değildir.”





