Evlatlarına doyamadan gitti
Evlatlarına doyamadan gitti
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin içinden geçtiği zorlu siyasi ve ekonomik süreçte, muhalefet cephesinden iktidara yönelik eleştirilerin dozu her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu kapsamda, partisinin teşkilatlarıyla buluşmak ve vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemek amacıyla Bursa'ya bir ziyaret gerçekleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, burada düzenlenen geleneksel iftar programında oldukça çarpıcı ve gündem yaratacak açıklamalara imza attı. Kalabalık bir partili grubuna ve basın mensuplarına hitap eden deneyimli siyasetçi, konuşmasının ana omurgasını doğrudan hükümetin tartışmalı ekonomi politikaları üzerine kurdu. Toplumun her kesiminde hissedilen derin yoksulluğun ve çaresizliğin artık gizlenemez bir boyuta ulaştığını belirten Dervişoğlu, ülkenin yönetimsel bir krizin tam ortasında sürüklendiğini savundu. Vatandaşın mutfağındaki yangının saraydan görünmediğini vurgulayan İYİ Parti lideri, Türkiye'nin yapısal sorunlarının ancak köklü bir siyasi değişimle aşılabileceğinin altını kalın çizgilerle çizdi.

Ekonomik kriz adliyeleri nasıl kilitledi?

Konuşmasında makroekonomik verilerin ötesine geçerek sokağın ve adliye koridorlarının acı gerçeklerine ayna tutan Müsavat Dervişoğlu, ülkede sayıları korkunç bir hızla artan ve an itibarıyla 25 milyonu aşan icra ve haciz dosyalarının adalet sistemini adeta felç ettiğini dile getirdi. Toplumsal çöküşün eşiğinde olunduğunu belirten lider, "Ekonomi tam anlamıyla perişan durumdadır. Türk milleti maalesef kendi geleceğinden umudunu kesme noktasına getirilmiştir" sözleriyle tablonun vehametini özetledi. Giderek ağırlaşan geçim derdi altında ezilen farklı sosyal sınıfların dramına tek tek değinen Dervişoğlu; yıllarca devlete hizmet etmiş ancak bugün tenceresini kaynatmakta zorlanan emekli vatandaşların, ay sonunu getirmesi matematiksel olarak imkansız hale gelen asgari ücretli çalışanların ve dar gelirlilerin sahipsiz bırakıldığını vurguladı. Sadece çalışan kesimin değil, tarlasına gübre atamayan, artan mazot ve tohum maliyetleri yüzünden toprağına küserek üretimden kopma noktasına gelen çiftçi kesiminin de büyük bir yıkım yaşadığını anlattı. Şehrin atardamarı olan esnafın ise fahiş kiralar, ağır vergi yükleri ve kapılarına dayanan haciz memurları arasında sıkışıp kaldığını ifade eden siyasetçi, gençlerin geleceksizlik kaygısıyla, kadınların ise sosyal güvencesizlik ve mutsuzlukla baş başa bırakıldığını sözlerine ekledi.

Yapay gündemler vatandaşın asıl derdini unutturabilir mi?

Ülke genelinde yaşanan bu devasa ekonomik tahribatın dış güçler veya önlenemez küresel krizlerden ziyade, doğrudan liyakatsiz kadroların aldığı yanlış ekonomik kararlar, ayyuka çıkan yolsuzluk iddiaları ve dizginlenemeyen israf kültürü yüzünden başımıza geldiğini belirten Müsavat Dervişoğlu, siyasi iktidarın bu başarısızlıkları örtbas etmek için özel bir strateji izlediğini öne sürdü. Türkiye'nin asıl konuşması gereken yoksulluk, işsizlik ve adalet gibi temel meselelerin bilinçli olarak arka plana itildiğini söyleyen Dervişoğlu, "Halkın gerçek gündemlerini siyasetin merkezine taşımak maalesef çok zorlaştırılıyor. Çünkü iktidar, kendi yarattığı enkazı gizleyebilmek adına Türkiye'yi sürekli olarak suni ve yapay gündemlerin içine hapsediyor" dedi. Bu karanlık tablodan çıkışın tek bir formülü olduğunu belirten lider, milletin yegane çaresinin sandıkta bu iktidardan tamamen kurtulmak olduğunu net bir dille ifade etti.

Dervişoğlu'ndan bahçeli'nin imralı çıkışına nasıl bir yanıt geldi?

Bursa'daki tarihi konuşmasında sadece ekonomiye değil, son dönemde Ankara kulislerini sarsan kritik siyasi ve güvenlik meselelerine de değinen Dervişoğlu, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çerçevesinde yürütülen tartışmalı süreçlere yönelik ağır eleştiriler getirdi. Özellikle Cumhur İttifakı ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin kamuoyunda infial yaratan son açıklamalarına doğrudan yanıt veren Dervişoğlu, ihanet kavramı üzerinden oldukça sert bir retorik kullandı. "Hain dünyanın neresine giderse gitsin haindir ve bu millete yapılan ihanetin hiçbir zaman aşımı yoktur, hesabı er ya da geç sorulacaktır" diyen İYİ Parti lideri, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile Türkiye Cumhuriyeti devletini aynı kefeye koyma ve eşitleme çabalarının asla kabul edilemez olduğunu haykırdı. Bahçeli'nin "Kimse gitmezse üç beş arkadaşımla birlikte gerekirse İmralı'ya ben giderim" şeklindeki şoke edici sözlerini hatırlatan Dervişoğlu, bu tehlikeli tuzağa düşülmemesi gerektiği konusunda milleti daha önce uyardıklarını anımsattı. Salondaki kalabalığın Bahçeli'yi yuhalaması üzerine araya giren Dervişoğlu, "Yuhlamak yok. Eğer ona sadece yuh çekersek, bu yapılan tehlikeli hamleleri ve ihanet niteliğindeki adımları sıradanlaştırıp sindirmemize yol açacak bir kapı aralamış oluruz. Tepkimizi akılla ve siyasi şuurla sandıkta vermeliyiz" diyerek siyaset haberleri gündemine damga vuracak bir duruş sergiledi.

Muhabir: Ömer Ceylan