Depremlerinin ardından dünyanın dört bir yanından destek yağdı. 74 ülkeden en az 7 bin kişi, arama ve kurtarma çalışmalarından sağlık alanındaki faaliyetlere kadar birçok farklı alanda depremzedelere yardım etti. Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, diğer illerin yerel yönetim ekipleri, gönüllüler alanda günlerce yardıma koştu. Hiç şüphesiz bu kurumlardan biri de Sivil Toplum Geliştirme Merkezi. Ankara’da merkezi bulunan ve STK’ların kapasite geliştirmelerini eğitimler yoluyla sürdüren STGM, deprem olduğu günlerde afet bölgesinde koordinasyonu, iletişimi sağladı ve hala yeni projelerle yardımların sürekliliğini sağlıyor.

STGM Yönetim Kurulu Üyesi S.Nazik Işık, İzmir’de de deprem deneyimini 30 Ekim’de yaşadıklarını hatırlatarak, sözlerine “Öncelikle depremde yitirdiğimiz insanlarımıza rahmet, tüm halkımıza bir kez daha başsağlığı dileriz” diye başlıyor.

Nazik Işık, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Derneği’nin, doğrudan afetlerle ilgili bir sivil toplum örgütü olmadığını ancak bu tür olağanüstü zamanlarda her türlü varlığa katkı sunmayı görev saydıklarını söyledi. Örneğin, 6 Şubat depremi olur olmaz STGM çalışan ve üyelerinden arama kurtarma eğitimi almış olanlar hızlıca yola çıktıklarını anlatan Işık, bölgede STK iletişim haritalarını hazırladıklarını bölgeye uluslararası yardımların yönlendirilmesinde aktif rol oynadıklarını belirtti. Işık şöyle devam etti:

Bildiğiniz gibi Türkiye depremin 4.günü en üst seviye olan 4.seviyede deprem alarmı ilan yaptı. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler’in İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) bünyesindeki Afet Değerlendirme ve Koordinasyon birimi 30 kişilik bir ekiple Türkiye’ye geldi ve planlama-koordinasyon çalışmalarına başladı, 1 milyar Dolar bütçeli bir 3 aylık acil yapılacaklar planı oluşturdu, dünyaya çağrı yaptı. STGM olarak sivil toplumun bu çalışmaya katılımını sağlamak için çalıştık, mesela iletişim için kısa adıyla TİF dediğimiz Türkiye STK Yerel İnsani Forumu’nun oluşumuna ve güçlenmesine doğrudan ve destek verdik. Belirlenen barınma, hijyen, sağlık gibi 8-9 alanda sivil toplum örgütleriyle Birleşmiş Milletler kuruluşları, Türkiye’nin AFAD, Kızılay, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı, bazı belediyelerini bir araya getirmeye çalıştık, eş-liderlik mekanizmaları oluşturulmasına katkı verdik.

Deprem bölgesindeki dernek ve vakıfların acil ihtiyaçlarına hukuki destek vermek üzere, Sivil Toplumla ilişkiler Genel Müdürlüğü ile günlük temaslar yürüterek günlük bilgi notlarımızla bölgedeki STK’ları bilgilendirdik. Örgütlerin gönüllüleri ve çalışanları ile çeşitli buluşmalar gerçekleştirdik.”

2 Milyon Avro Destek

STGM’nin bölgedeki sivil toplum örgütlerine desteğinin devam ettiğine değinen Işık, oluşturdukları yeni bir programla Avrupa Birliği’nden bölgeye 2 milyon avro bütçeli 30 ay sürecek bir STK güçlendirme desteği sağladıklarını aktardı.

Sürdürülebilir kentler teknolojisi doğadan ilham alacak Sürdürülebilir kentler teknolojisi doğadan ilham alacak

1 Ocak 2024’de başlayan bu program kapsamında Afet Platformu ile birlikte deprem bölgesi içinde ve dışında gönüllülerle ilgili bir kapasite güçlendirme çalışması yürütülecek. Yine program kapsamında İhtiyaç Haritası ile kadınlar çocuklar, yaşlılar, engelliler, hastalar gibi özel ihtiyaç sahiplerine yönelik bir haritalama çalışması yapılacağını anlatan Işık, bu kapsamda STK’ların teknik altyapı ihtiyaçlarının haritasını da yenileyeceklerini ifade etti.

Depremde insani yardımın uluslararası standartlarına uymayan bir çok gelişme yaşandığını da hatırlatan Işık, “Mesela ailesinden, yakınlarından herkesi kaydeden, onlara ulaşamayan ve refakatçisiz kalan çocukların fotoğrafını çekip sosyal medyada yaymak, çocuğu en iyi niyetlerle bile olsa hiçbir kaydı olmadan korumaya aldım deyip alıp götürmek gibi üzücü şeyler oldu. Bu bize afet yönetimini güçlendirmemiz gerektiğini gösteren örneklerdi. Bu nedenle bu Program kapsamında bu güçlendirmeye yönelik eğitimlere de yer verdik. ”

Program kapsamında afet bölgesinden sivil toplum örgütlerine hibe desteği de sağlayacaklarını aktaran Işık, en az 20 kuruluşa 600 bin avroluk destek vereceklerini kaydetti.  

Hayata Destek Derneği ayni ve nakdi yardım ediyor

Hayata Destek Derneği merkezi İstanbul’da kurulu Türkiye’de 13 farklı şehirde aktif olan bir dernek. 6 Şubat depremlerinden sonra insani yardımlar deprem bölgesi projelerine evrilmiş. Deprem bölgesinde birçok hizmet ve destek sağlayan Hayata Destek Derneği, uluslararası insani yardım kuruluşu Diakonie Katastrophenhilfe’nin uygulayıcı ortağı olarak, Avrupa Birliği İnsani Yardım Kurumu tarafından finanse edilen proje ile depremden en çok etkilenen illerden Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta yaşayan kişilerin temel hizmetlere ulaşması için çalışıyor. Adıyaman’da görev yapan Asuman Şahin acil müdahale ve acil yardım planını ihtiyaç analizlerine göre oluşturduklarını söyleyerek, “Olası bir afet durumunda, afetlerden etkilenen topluluklara ayni ve nakdi yardım sunarak acil yardım operasyonları yürütüyoruz. İnsani yardımı siyasi, ekonomik, askeri çıkar gözetmeden, tarafsızlık, bağımsızlık ve hesap verebilirlik ilkelerine dayanarak planlıyoruz. Afet alanlarında, temiz suya erişimin sağlanması, hijyen ve barınma koşullarının iyileştirilmesi, gıda ve gıda dışı temel ihtiyaçların karşılanması için çalışıyoruz. Afete müdahale ekiplerimizi gerekli ekipmanlarla afet bölgesine 48 saat içinde ulaştırıyor, acil yardım operasyonu süresince ihtiyaç analizlerimizi güncelleyerek bir sonraki adımımızı planlıyoruz” dedi. Hizmetler arasında, psikolojik ve psikososyal destek çalışmalarıyla temiz su ve hijyen koşullarının sağlanmasının öncelikleri olduğunu ve bölgede hala su ve hijyen sorunları yaşandığını anlatan Şahin, konteynerlerden birçoğunda duş ve tuvalet bulunmadığını ifade etti. Şahin, bölgede yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

“Adıyaman’da su tankları kurmak, duş üniteleri kurmak, bu alanların hijyenini sağlamak, su klorlama cihazları kurmak, çamaşır yıkama üniteleri kurmak için çalışıyoruz. Pek çok konteyner içinde duş tuvalet yok ortak alanlara tuvalet ve duş kuruyoruz. Bölgede insanlara hijyen konusunda eğitim verirken hijyen kitleri de dağıtıyoruz. Hijyen ihtiyaçlarını almaları için kışlık ihtiyaçları için nakit destek sağlıyoruz. Sahada ihtiyaç analizi yaptıktan sonra, hane hane bölgeleri dolaşıyoruz. Adıyaman’da 42 kişiyle çalışıyoruz. Genellikle köylerde ya da konteyner alanlarda çalışıyoruz. Bazen de yönlendirme alıyoruz. Uygunlarsa bu ödemeleri yapıyoruz. Geçtiğimiz sene boyunca eşya, gıda gibi çok çeşitli ihtiyaç dağıttık. Ruh sağlığı ve psiko-sosyal destek sağlıyoruz. Psikologlarımız çocuk ve yetişkinlerle travmatik dönemin etkilerini azaltmak için çalışıyor, sosyal hizmet uzmanlarımız hane bazlı destek için çalışıyorlar, çocuklar için de özelleştirilmiş gruplar var. Topluluklara geniş bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Kadını güçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Dikiş nakış atölyemiz var. Yerelin liderliğinde güçlenme programı yapıyoruz. Afetten en çok etkilenen gruplarla çalışıyoruz. Topluluklar, ihtiyaçlarına yönelik proje yazıyorlar biz de projeyi fonluyoruz. Örneğin temiz suya erişimlerini sağlamak için su kanal sistemlerini yeniliyoruz. İnsanların ihtiyacına göre çalışıyoruz.”

Gazetecilere Destekler Devam Ediyor

6 Şubat depremleri bölgedeki yerel medyayı da yerle bir etti. 26 gazetecinin hayatını kaybettiği depremlerde birçok gazeteci de yakınlarını kaybetti. Malatya, Hatay, Kahramanmaraş’a yerel basının yüzde 95’i yerle bir olmuştu.  Depremin hemen ardından Gazeteciler Cemiyetleri bölgedeki meslektaşlarına destek olmak için harekete geçti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bölgede 5 ilde 100 gazeteciye bilgisayar, cep telefonu ve fotoğraf makinesi desteği verdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası da bölgedeki gazetecilere ilk etapta 1500 TL nakdi destekte bulundu. Gazeteciler Cemiyeti bölgeye Basın Evi aracını gönderdi ve bölgedeki gazetecilere destek oldu. İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi, Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şubesi, Türkiye Spor Yazarları Derneği İzmir Şubesi, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Ege Bölge Temsilciliği, Ege Magazin Gazetecileri Derneği, Sağlık Muhabirleri Derneği Ege Bölge Temsilciliği ve İzmir Yargı ve Güvenlik Muhabirleri Derneği, “TEK İŞİMİZ HABER DEĞİL” isimli kampanyada güçlerini birleştirdi. Halen Gazeteciler Cemiyeti depremden etkilenen bölgedeki genç gazetecileri destekleme amacıyla yürütülen projeler kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.  15-16 Ocak'ta düzenlenen toplantılarda Malatya ve Adıyaman'dan gazeteciler ve iletişim öğrencileri katıldı. Projeler kapsamında depremden olumsuz etkilenen gazeteciler için mesleki eğitimlerin yanı sıra ayni destek ve ekipman desteği sağlanıyor. İzmir Gazeteciler Cemiyeti AB finansal desteği kapsamında Türkiye Gazeteciler Sendikası ile yürüttüğü proje kapsamında Deprem Bölgesi’ne özel bir ek hazırlayarak, bölgedeki gazetecilerin telif desteğinden yararlanmasını sağladı. Halen bölgedeki gazetecilere proje kapsamında haber telif desteği sağlanmaya devam ediliyor.

 

Romanlar RODA Ağı ile güçleniyor

Deprem bazı STK’ların projelerinin yönünü de değiştirdi. Bunlardan biri de temeli 2012 yılında Sıfır Ayrımcılık Deneği tarafından atılan “Romanlar İçin Kamu-STK Diyalog Grubu Oluşturulması Projesi RODA. RODA Türkiye’deki dört Roman grubu olan Roman, Lom, Dom ve Abdalları temsil eden ve Türkiye’nin çeşitli illerinde kurulu olan 22 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu esnek yapıda enformel bir ağ. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından yürütülen Sivil Toplum Aracı ve Medya Programı - Sivil Toplum Ağlar ve Platformlar Destekleme Programı kapsamında uygulanan proje resmi olarak Eylül ayında sona ermiş olsa da bölgede çalışmalar devam ediyor. Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus proje ile, Doğu ve Güneydoğu’da daha önce STK’larla kurdukları deneyimleri afet zamanında güçlendirdiklerini aktardı.  Arus, RODA Ağı ile depremin ilk gününden itibaren yardım gitmeyen yerlere yardımları ulaştırabildiklerini anlattı: “Deprem olduğunda en kırılgan grupları daha çok etkiledi. Geçimlerini günübirlik yaşayan Roman grupları herkes gibi deprem hazırlıksız yakalandılar. Ancak onlar zaten sağlıksız altyapılı sokaklarda, sağlıksız konutların olduğu yerlerde yaşadıkları için ve yeterince kamu kaynağına erişemedikleri için daha mağdur oldular. Ayrımcı birçok yaklaşımla karşılaştılar. Ortak yemek dağıtılan alanlarda bile çingeneler yemek almasın diye ayrımcılığa uğradılar. Bizler de bu ayrımcılığa karşı ağımızdaki STK’lar aracılığıyla tüm desteği ulaştırdık. Depremin ilk 3 gün için kimse yardım götüremezken biz Adana’dan ağın içinde bir grubu koordine ederek, Hatay’a yiyecek yardımı gönderdik. Antep’te de bir derneğin koordinasyonunda brandalardan çadırlar kuruldu, yemekler dağıtıldı.  Deprem bile ayrımcılığın hafiflemesini sağlamadı. Hala Adıyaman’da Dom aileleri ayrımcılığa uğradıkları için yardım istiyor. Hatay Kırıkhan’da 55 kişilik özel bir alan kuruldu. Kaymakamlıkla işbirliği yaparak, eğitimden kopan çocukların okula dönmesi için çocuk dostu alanlar oluşturuldu. Hayatta kalanlar için hayat depremdeymiş gibi devam ediyor. Hak mağduriyeti yaşanıyor. Evlerinin çoğutapulu olmadığı için hak ihliali yaşamasınlar diye hukuki danışmanlık sağlıyoruz. Proje Eylül ayı itibariyle bitti. Ancak bizler insani yardım örgütleri ile yerel örgütleri bir araya getirerek, yeni istihdam alanları sağlanması ve çocukların okullara dönmesi için çalışmaya devam ediyoruz. . Roda Ağı olarak sürecin takipçisi olacağız.”

Kaynak: 9 Eylül Haber Merkezi