CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, emeklilik sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de sosyal güvenlik yapısının derin bir kriz içinde olduğunu belirtti. Sosyal medya platformu X üzerinden değerlendirmelerde bulunan Karabat, emekliliğin artık bir dinlenme dönemi değil, “hayatta kalma mücadelesine” dönüştüğünü söyledi.
Karabat’a göre emeklilik sistemindeki bozulma, yalnızca emeklileri değil tüm çalışma hayatını etkiliyor. “Emeklilik sistemi bozulursa kayıt dışılık ve sömürü yaygınlaşır, ekonomi adaletsiz ve güvencesiz hale gelir” diyen Karabat, mevcut yapının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Karabat, prim ödeyenle ödemeyen arasındaki farkın giderek silindiğini ve fiilen tek tip emekli maaşı sistemine geçildiğini savundu. Buna göre yalnızca birkaç yıl önce yaklaşık 1 milyon olan en düşük emekli maaşı alanların sayısı bugün 4,9 milyona yükseldi. Bu durumun, neredeyse her üç emekliden birinin taban aylığa sıkıştığı anlamına geldiğini söyledi.
“Bu tabloyu gören yurttaş ‘Niye prim ödüyorum?’ diye soruyor” diyen Karabat, uzun yıllar çalışmanın ve eğitim düzeyinin maaşa yansımadığını vurguladı. Karabat, 2003 yılında ortalama emekli aylığının asgari ücretin yüzde 36 üzerinde olduğunu hatırlatarak, bugün ise yüzde 40 zam yapılsa bile emekli maaşlarının asgari ücrete ancak yaklaştığını söyledi.
Çalışmak zorunda kalan emeklilerin oranındaki artışa da dikkat çeken Karabat, 2002’de yüzde 36,6 olan bu oranın 2024 sonunda yüzde 65,7’ye çıktığını belirtti. Avrupa Birliği ülkelerinde bu oranın ortalama yüzde 10 seviyesinde olduğunu kaydeden Karabat, “Avrupa’da emekliler tatilde, Türkiye’de emekliler geçim kuyruğunda” dedi.
Karabat, Türkiye’de ortalama emekli aylığının kişi başına düşen milli gelire oranının 2002’de yüzde 46,4 iken 2025’te yüzde 29’a gerilediğini, emekli ödemelerinin milli gelir içindeki payının ise AB ülkelerinde yüzde 9,8, Türkiye’de yalnızca yüzde 3,7 olduğunu söyledi. Emeklilerin günlük yaşamda temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığını belirten Karabat, “Emekli pazarda etiket sayıyor, eczanede ilacından vazgeçiyor, torununa harçlık veremiyor. Bu bir sosyal devlet değil, sosyal çöküştür” ifadelerini kullandı.