Haftanın ilk işlem gününde yatırımcıların dikkati iç ve dış piyasalardaki hareketliliğe odaklandı. Türkiye'nin sermaye piyasalarının kalbi olan Borsa İstanbul, geçtiğimiz haftanın son gününde yakaladığı rekor serisini yeni haftanın açılışına da taşımasını bildi. Cuma günkü seansı tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanış rekoruyla 14.180,69 puandan tamamlayan BIST 100 endeksi, bugüne de moralli bir başlangıç yaptı. Açılış ziliyle birlikte endeks, bir önceki kapanış değerinin üzerine 88,52 puan koyarak yüzde 0,62'lik bir değer kazancıyla 14.269,21 puana sıçradı. Açılışta sektör bazlı performanslara bakıldığında; bankacılık ve holding endekslerinin her ikisinin de yüzde 0,62 oranında değer kazandığı görüldü. Sektörel bazda sabahın en çok kazandıranı yüzde 2,36'lık güçlü artışla taş toprak endeksi olurken, yatırımcısını üzen tek sektör yüzde 0,52'lik düşüşle menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu. Analistler, teknik göstergelerin ışığında BIST 100 endeksi için yukarı yönlü hareketlerde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerinin kritik direnç noktaları olduğunu, olası geri çekilmelerde ise 14.000 ve 13.900 puan bantlarının destek görevi göreceğini belirtiyor.
Küresel piyasalar sessizliğe büründü
Yurt içi piyasalarda yukarı yönlü hareketlilik devam ederken, dünya genelindeki majör borsalarda ise deyim yerindeyse tam bir tatil sessizliği hakim. Amerika Birleşik Devletleri'nde kutlanan Başkanlar Günü, Çin'deki yeni ay yılı şenlikleri ve Güney Kore'deki resmi tatil nedeniyle dünyanın en büyük işlem hacmine sahip bu üç devasa piyasası kapalı durumda. Bu durum, küresel ölçekte işlem hacminin oldukça zayıf kalmasına neden oluyor. Geçtiğimiz cuma günü ABD'den gelen ve beklentilerin altında kalarak piyasaları rahatlatan enflasyon verisi (aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda yüzde 2,4 artış), risk iştahını bir miktar canlı tutmaya devam ediyor. Açıklanan bu ılımlı enflasyon verisi, yatırımcılar nezdinde ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirim döngüsüne yakın zamanda başlayabileceği yönündeki umutları yeniden yeşertti.
ABD verileri ikilem yaratıyor
Ancak ABD ekonomisinden gelen farklı veriler, yatırımcıların kafasında bir miktar soru işareti yaratmaya devam ediyor. Enflasyon rakamları faiz indirimini destekler nitelikte olsa da, ocak ayında beklentileri aşarak 130 bin kişi artan tarım dışı istihdam ve yüzde 4,3'e gerileyen işsizlik oranı, iş gücü piyasasının hala çok sıcak olduğunu gösteriyor. Ekonomistler, böylesine güçlü bir istihdam piyasasında ekonominin soğumadan yoluna devam edebileceğini ve bu durumun Fed'in agresif faiz indirimlerinden kaçınmasına neden olabileceğini savunuyor. Bu nedenle yatırımcılar, yön tayin etmekte zorlanıyor. Bu hafta içerisinde ABD'den gelecek olan büyüme rakamları, Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri ve hepsinden önemlisi Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) yayımlayacağı toplantı tutanakları, piyasaların rotasını çizecek en önemli katalizörler olarak öne çıkıyor. Tutanaklardan güvercin (faiz indirimini destekleyen) mesajlar çıkması halinde hisse senetlerinde yükseliş beklenirken, şahin (sıkı para politikasını savunan) açıklamaların gelmesi durumunda doların değer kazanabileceği öngörülüyor.
Avrupa borsalarında yön arayışı sürüyor
Atlantik'in diğer yakasında, Avrupa borsalarında ise geçtiğimiz haftanın son işlem gününde bankacılık hisseleri öncülüğünde yaşanan kayıpların gölgesi var. Bölgedeki yatırımcıların odak noktası daha çok jeopolitik gelişmeler ve güvenlik konuları üzerinde yoğunlaşıyor. Almanya'da düzenlenen ve uluslararası ilişkilerin masaya yatırıldığı 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in uluslararası düzenin bittiğine dair çarpıcı açıklamaları, Avrupa'da yeni bir güvenlik mimarisinin şart olduğu tartışmalarını alevlendirdi. Makroekonomik cephede ise Avro Bölgesi'nin geçen yılın son çeyreğinde yıllık bazda sadece yüzde 1,3 oranında büyüme kaydetmesi, kıta ekonomisindeki durgunluk endişelerini destekliyor. Bu belirsizliklerin ortasında Avrupa'da endeks vadeli kontratları yeni güne karışık ve yatay bir seyirle başladı.
Asya piyasaları tatilde, Japonya'da büyüme sancısı
Küresel piyasaların doğu cephesinde ise, daha önce belirtildiği gibi Çin ve Güney Kore'deki tatiller nedeniyle işlem yapılmıyor. Bölgede açık olan nadir büyük borsalardan biri olan Japonya'da ise gündem zayıf gelen büyüme rakamları. Japonya ekonomisinin 2025 yılı son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1,6'lık beklentiye karşın sadece yüzde 0,2 oranında büyümesi, yatırımcılar arasında endişe yarattı. Zayıf tüketici harcamaları ve durağan seyreden ihracat rakamlarının vurduğu ekonomi, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) olası faiz artırımı planlarını erteleyebileceği beklentisini doğurdu. Bu beklentiyle birlikte Japon yeni değer kaybederken, zayıf yenin ihracatçı şirketlere yarayacağı düşüncesiyle Nikkei 225 endeksi güne yüzde 0,2'lik sınırlı bir yükselişle başladı. Yurt içinde ise yatırımcılar bugün açıklanacak ocak ayı bütçe dengesi rakamlarına odaklanmış durumda.