İzmir siyaseti, yerel seçimlerin üzerinden geçen yaklaşık iki yılın ardından ilçe ve büyükşehir belediyesi arasındaki yetki ve borç tartışmalarıyla ısındı. Kent gündemini meşgul eden iddialara yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, özellikle kendi koltuğunu devrettiği Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın eleştirilerine karşı net ifadeler kullandı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tugay, hem Ankara temaslarını değerlendirdi hem de ilçe belediyelerinden yükselen sitemlere karşı yönetim anlayışını ortaya koydu. Özellikle Karşıyaka cephesinden gelen "4.6 milyar TL’lik borç yükü" ve "iletişim kopukluğu" suçlamaları, Tugay’ın gündemindeki en sıcak başlıklar arasındaydı.
Borç edebiyatı değil hizmet üretme zamanı
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın, belediyenin mali yapısının bozuk olduğu ve geçmiş dönemden gelen borçlar nedeniyle hizmet üretemez hale geldikleri yönündeki çıkışını değerlendiren Cemil Tugay, rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu. Ünsal ile göreve geldikten sonra defalarca görüştüklerini belirten Tugay, kamuoyuna lanse edilen borç tablosunun abartılı olduğunu ima etti. Kendi döneminde yaşanan olağanüstü durumlara dikkat çeken Tugay, pandemi dönemi, İzmir depremi ve ülke genelindeki derin ekonomik krizin belediye gelirlerini 1,5 yıl boyunca dibe vurdurduğunu hatırlattı. Tugay, "Bben başladığımda zaten Karşıyaka Belediyesi ciddi bir borç yükü altındaydı. Onun ötesinde biz biliyorsunuz pandemi dönemi yaşadık. 1,5 sene kadar gelirler dibe vurdu ve şey olduk yani gerçekten ciddi sarsıldık. Arkasından bir İzmir depremi yaşadık ve arkasından da büyük bir ekonomik kriz yaşandı. Bunların üst üste geldiği bir dönemde ben aldığıma göre, başladığıma göre daha iyi durumda bıraktığımı biliyorum belediyeyi" diyerek kendi dönemini savundu. Tugay, ilçe belediyelerine yardım etmeye her zaman hazır olduğunu ancak bekledikleri iş birliği ve uyumu Karşıyaka kanadından göremediklerini dile getirerek sitemini de gizlemedi.
Çöpü toplamak ilçenin bertaraf etmek Büyükşehir'in işi
Tartışmaların bir diğer boyutu ise İzmir’in kanayan yarası olan katı atık bertaraf tesisi projesiydi. Karşıyaka Başkanı Ünsal’ın Yamanlar Dağı’na yapılması planlanan tesise karşı çıkarak, tepki amaçlı "O zaman opera binasına yapsınlar" şeklindeki ironik çıkışı Tugay’ın tepkisini çekti. Çöp bertarafı konusunun ilçe belediyelerinin inisiyatifinde olmadığını, bunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi arasında yürütülen stratejik bir planlama olduğunu vurgulayan Tugay, sert bir üslupla yetki hatırlatması yaptı. "Herkesin kendi işini yapması çerçevesinden bakmamız lazım" diyen Tugay, ilçe belediyelerinin asli görevinin sokaklardaki çöpleri toplamak olduğunu, bu çöplerin nasıl ve nerede bertaraf edileceğinin ise Büyükşehir’in sorumluluğunda bulunduğunu belirtti. Tugay, "İ"Burada isterim, istemem" gibi bir yorumu yapması doğru değil. Çünkü herkesin kendi işini yapması çerçevesinden bakmamız lazım. Yani onların görevi sokaklardan çöpü toparlamak. Orada biriken çöplerin olmaması lazım. Bizim görevimiz de o çöplerin bertarafı için tesisler kurmak. Biz o planı Çevre Şehircilik Bakanlığı ile beraber yapıyoruz, çalışıyoruz. Adım adım ilerliyor" diyerek projenin arkasında durdu.
Ankara zirvesinde mali milat beklentisi
İzmir içindeki bu gerilimin yanı sıra Başkan Tugay’ın Ankara’daki temasları da kentin mali geleceği açısından kritik önem taşıyor. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile başkentte bir araya gelen Tugay, görüşmenin detaylarını paylaştı. Belediyelerin belini büken SGK ve vergi borçları konusunda çözüm arayışında olduklarını belirten Tugay, bakanlıktan uygun bir yapılandırma talep ettiklerini söyledi. Bakanın aslen İzmirli olmasının diyalog zeminini güçlendirdiğini ifade eden Tugay, görüşmenin oldukça olumlu bir havada geçtiğini ve borç yapılandırması konusunda bakanlığın konuyu değerlendirmeye aldığını aktardı. Bu gelişme, mali darboğazdaki belediyeler için bir nefes alma umudu olarak yorumlandı.
Menemen’den gelen pas gole çevrilecek
Siyasetin gerilimli havası içinde iş birliği mesajları da eksik olmadı. Menemen Belediye Başkanı’nın meclis toplantısında dile getirdiği "Keşke kütüphaneyi Büyükşehir yapsa" çağrısı, Tugay tarafından memnuniyetle karşılandı. Konudan meclis üyesi aracılığıyla haberdar olduğunu belirten Tugay, Menemen Belediyesi tarafından yapılacak resmi bir başvuruyu beklediklerini söyledi. İzmir’in hızla gelişen bölgelerinden biri olan Ulukent için yapılacak her türlü yatırıma açık olduklarını belirten Başkan Tugay, "Büyük memnuniyet duyarız. Ulukent zaten hızlı büyüyen gelişen bölgelerimizden birisi. Oradaki bir kütüphane yatırımına destek olmak, gerekirse tamamen üzerimize almak bizim için zor bir şey değil. Yapmayı çok isterim. Yeter ki Menemen Belediyesi bizden bunu istesin, böyle bir başvuruları olsun." diyerek parti ayrımı gözetmeksizin hizmet odaklı yaklaşımlarını sürdüreceklerinin sinyalini verdi.
Ne olmuştu?
egedesonsoz.com'da yer alan habere göre, İzmir’de Yamanlar Dağı bölgesine yapılması planlanan katı atık bertaraf tesisi projesi, Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında görüş ayrılığına neden oldu. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, bölgeye sanayi tipi bir tesis kurulmasına karşı olduğunu belirterek, projenin sürdürülmesi halinde sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çeşitli eylemler gerçekleştireceklerini açıkladı. Tesisin çevreye zararsız olduğu yönündeki açıklamalara, "Madem zararı yok, Mavişehir’deki yarım kalmış Opera Binası’nın altına yapalım" önerisiyle karşılık veren Ünsal, 2013 tarihli üniversite raporlarına atıfta bulunarak tesisin İzmir Körfezi havzasında kirlilik riski oluşturabileceğini savundu.
Bölgenin ekolojik önemine dikkat çeken Ünsal, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın geçmişteki ilçe belediye başkanlığı döneminde söz konusu tesise karşı görüş bildirdiğini iddia etti. Tugay’a yönelik, "Yamanlar’ın suyunu içmeyen Karşıyakalı olamaz" ifadesini kullanan Ünsal, görev süresi sonunda "ilçeye çöp tesisi getiren başkan" olarak anılmak istemediğini dile getirdi. Ünsal ayrıca, ilçe genelindeki çevre temizliği kapsamında kaçak moloz dökümlerini engellemek amacıyla çöp konteynerlerine kamera sistemi entegre ettiklerini ve denetimlerin artırıldığını bildirdi.