SEMİ TEKTAŞ/BEGÜM ÇATIK-21. AGROEXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde kapılarını açtı. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, İzmir İl Tarım Müdürü Mustafa Şahin, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Orion Fuarcılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, ilçe belediye başkanları, oda ve dernek başkanları, siyasi parti temsilcileri, büyükelçiler ve çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Törende konuşan Başkan Tugay, tarım sektörüne 1 milyarlık bir destek yapacaklarını açıkladı.

TUGAY: KÜRESEL KRİZ YAŞANIYOR

İzmir’in bir tarım şehri olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “İzmir bir tarafında tarihsel olarak tarım şehri. Köklerinden itibaren tarımın yoğun yapıldığı bir şehirdeyiz. Diğer tarafta da fuarların şehri. Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e verdiği bir görevdir bu. Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın ise 4 büyük tarım fuarından birini gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl 120 binin üzerinde ziyaretçi katılmıştı bu yıl 120’si yabancı olmak üzer 520 firmayı ağırlayacağımızı düşünüyoruz. Bayındır, Tire, Bergama gibi uzak ilçelerden otobüs seferleri düzenleyeceğiz. Yapay zekâ destekli tarım makineleri ve su verimliliğini artıran teknolojiler fuarda sergilenecek. Bu çözümlere ihtiyacımız var. Çünkü dünya zorunlu bir dönüşüm süreci içerisinde. Bugün küresel boyutta krizlerle karşı karşıyayız. Dünyada 2 milyar 600 milyon insan sağlıklı beslenemiyor. Bu sorun her geçen yıl artacak. Gezegenin bilim insanları, 1 derece ısınmasının temel tarım ürünlerinde yüzde 10 kayıp yaşatacağını hesaplıyor. Türkiye’nin genelinde de durum böyle. Son 60 yılda ülkemizde 240 gölden 186’sı tamamen kurudu. Bu durumu herkes hatırlamalı. Geriye kalan göller de hem seviye kaybediyor hem de kirleniyor. Önümüzde iki temel zorunluluk var. Teknoloji gelişime ayak uydurmak zorundayız. Diğeri de toplumun tun kesimleriyle doğru ve ortak adımlar atmayı başarmalıyız. Agroexpo bu konuda ufuk açacak bir fuar” diye konuştu.

TUGAY: İKİNCİ SIRADAYIZ

İzmir’in hayvansal tarımda ikinci sırada olduğunun altını çizen Tugay, “İzmir’in yaklaşık yüzde 30’u tarım arazilerinden oluşuyor. 350 bin hektarı açan tarım alanlarıyla Türkiye’nin en güçlü tarım havzalarından. Hayvansal tarımda genelde ikinci sıradayız. Kentimizde yaklaşık 1 milyon büyükbaş hayvan var. İzBB olarak her zaman bu hacmin gerekliliklerine yakışır bir şekilde hareket etmeye çalışıyoruz. Göreve geldiğimde Kırsal Planlama Daire Başkanlığı kurduk. Bu adımı kırsala daha çabuk ulaşma ve daha hızlı adım atmak için kurduk. Tarımla ilgili daire başkanlığımız da var ancak yeterli gelmedi destek için kırsalda da daire başkanlığı kurduk. Komisyonumuz var ve bu komisyonda akademisyenlerin yanında sektörün önemli temsilcileri de var” şeklinde konuştu.

TARIMA 1 MİLYAR TL'LİK DESTEK

Tarım sektörüne 1 milyarlık destek sağlayacaklarını ifade eden Tugay, “İzmir gibi bir kentin toprağıyla, sahip olduğu kaynaklarla dışardan alımlara yönelmesi üzerine düşünülmesi gereken bir durum. Çiftçilerimiz yaşlanıyorlar. Çünkü gençler tarım yapmayı tercih etmiyorlar. Ortalama yaşları 50’nin üzerinde. Bu mutlaka halletmemiz gereken bir sorun. Beydağ’da bir muhtar ‘çocuklarımız topraklarımız olduğu halde asgari ücretle çalışmak için evlerini terk ediyorlar, bunu durdurmalısınız’ demişti. Gençlerin köyleri terk etmemesi için çalışıyoruz. İzmir tarım geliştirme merkezinde her yaşa her kesime sürdürülebilir tarım ve doğa ile uyumlu yaşam eğitimleri veriyoruz. 21 ayda Büyükşehir Belediyesi olarak 694 milyon liralık destek sağladık. 2026’da bu desteği 1 milyar liraya çıkaracağımı söyledim. Çıkaracağız da. Daha fazla hak ettiklerini düşünüyorum. 8 ayda 20 tane İZMAR market kurduk. Sayısını 50’ye çıkarmayı hedefledik. Şehrin her tarafından talep ediliyor. O nedenle yapılan işten gurur duyuyoruz. Bizim misyonumuz belli: Üreticinin de tüketicinin de yanında olmak ve tarımsal üretimde kendisine yeten bir kent olmak için çalışmak…” diyerek sözlerini tamamladı.

SOLAKOĞLU: ÇİFTÇİ KÖLE DÜZENİNDE

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Orman Politika Kurul Başkanı Sencer Solakoğlu, “Bir genç neden köye gelip üretim yapsın? Bunun için bir sebep var mı? Bugün çiftçi olarak yıllardır zarar etmeye ve adeta köle düzenindeki bir sistemin içerisinde bize nasıl bir yer ayrılıyor. Bugün üretim yapacaksak öncelikle ihtisaslaşmamız gerekiyor. Bir sepetimiz var ve bu sepetin içerisinde bir sürü ürün koyuyoruz. Hangisinden tutturursak ondan kazalım diye. Kusura bakmayın ama bu sürdürülebilir değil. Biz seçimden sonra geldiğimizde üreticinin markalaşabileceği para kazandığı, köle değil patron olduğu bir ülke istiyoruz ve bunun için sonuna kadar çalışacağız. Biz üretimi planlamazsak küçük ve orta ölçekli işletmeleri kooperatiflere yönlendiremezsek olmaz. Bugün İzmir’de bütün dünyaya İzmir tulum peynirini satamıyorsak bu bizim ayıbımızdır” dedi.

ULUSOY: TOPRAĞI VE İNSANI İYİ YÖNETEN BİR ÜLKE DEĞİLİZ

İYİ Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, tarımın siyaset üstü bir mesele olduğunu belirterek, köy nüfusunun azaldığının altını çizdi. Ulusoy, “Köyde yaşayan nüfuslar yaşlandı, yaş ortalaması 58’lere doğru gidiyor. Biz toprağı ve insanı iyi yöneten bir ülke değiliz” diye konuştu.

TAN: BİR DAMLA SUYU BİEL ZİYAN ETMEDEN VERİMLİLİĞİ SAĞLAMALIYIZ

Orion Fuarcılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, “Orion Fuarcılık olan fuarcılığın kalbi İzmir’de gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Her yıl sektörümüzün nabzını tutan bir tema işliyoruz ancak bugünkü ana temamız bir tercih değil bir zorunluluk. Toprak ana ise su onun hayatıdır. Su yoksa fidanın hiçbir anlamı yok. Kuraklık artık sadece haber bültenlerinde duyduğumuz uzak bir ihtimal değil. Suyu yönetemezsek geleceği zaten yönetemeyiz. Odağımız doğru sulamaya çevirdik. Vahşi sulama alışkanlığımızı artık bırakmak zorundayız. Sürdürülebilirlik suyu nasıl kullandığımızla doğru orantılıdır. Amacımızın çiftçimizin bir damla suyu bile ziyan etmeden maksimum verime ulaşmasını sağlamaktır. Misyonumuz sadece makinaları sergilemek değil zihniyet yönetimine de ev sahipliği yapmaktır. Burada kurulacak iş birlikleri sadece ticari kazanç sağlamasını değil Türk tarımının su ile olan ilişkisini iyileştirmeyi de temenni ediyorum” dedi.

ÖZPOYRAZ: EKONOMİYE ÖNEMLİ BİR KATKI SAĞLIYORUZ

İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, “Yıllar içinde yüzlerce binlerce ziyaretçiyi bir araya getiren bir markaya dönüşmesi vizyonunu gösteriyor. Tarım sektöründe bilgi ve teknoloji temelli verimli ve sürdürülebilir işlemlerin yapılmasını bir tercih değil zorunluluk olarak görüyoruz. Tarım ve sanayi entegrasyonunu sağlamayı ve ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. İzmir, yüksek uyum kapasitesiyle bu dönüşümün öncü olacak bir kent. Ekonomiye önemli bir katkı sağlıyoruz. Hayvancılık alt sektöründe de güçlü bir alt yapıya sahibiz. 629 km uzunluğundaki su ürünleri yetiştiriciliği için önemli bir noktadayız. Fuarımızın sektörde yeni iş birliklerine ve fırsatlarına zemin hazırlamasını diliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

TUNCER: GELİŞTİRİRSEK BÜYÜK DEĞER ÜRETİRİZ

Kuraklıklar, aşırı yağışlar, sıcak hava dalgalanmalarının üretim planlamasını zorlaştırdığını söyleyen İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, “İklime dayalı üretim artık zorunluluktur. Teknoloji tarımın olmazsa olmazıdır. Gıda güvenliği ticaret politikaları ve sürdürülebilirlik daha stratejik hale geliyor. Değişmeyen bir gerçek ise insanlık üretmeye daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bizim coğrafyamız büyük bir mirasa sahip. Bunları geliştirirsek dünyamız için de büyük bir değer üretebiliriz” şeklinde konuştu.

ÜRÜN: SUYU ELİNDE TUTAN SÖZ SAHİBİ OLACAK

“Tarımsal ve hayvansal üretimde artsın zorluklar, yaşanan üretim düşüklüğü, azalan üretici ve artan maliyetler gıdanın sürdürülebilirliğini gündeme getirdi” diyen Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün ise şunları söyledi: “Tarım ve hayvancılık stratejik sektörlerin başından geliyor. Uzaya da çıksa yapay gıda da üretsek tarım ve hayvancılık refahın, bağımsızlığın temelidir. Bugün tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörleri milli gelirde payı yüzde 5,5 civarındadır. Böyle önemli olan fuarın İzmir’de düzenlenmesi çok kıymetlidir. Sektörde yenilikçi çözümlerin paylaşılması açısından önemlidir. Verimlilikten sürdürülebilirliğe maliyet yönetimine kadar pek çok teknolojik gelişmeye ihtiyaç vardır. İzmir’de su yönetimi, iklim dostu üretim artık tercih değil zorunluluktur. Yakında suyu elinde bulunduran tarım ve gıdada kendine yeten ülkeler küresel söz sahibi olacaktır.”

Kredi kartı limitlerinde son düzenleme: 15 Şubat'a kadar bankalar karar verecek
Kredi kartı limitlerinde son düzenleme: 15 Şubat'a kadar bankalar karar verecek
İçeriği Görüntüle

ERDALLI: ZORLUKLARA RAĞMEN ÇİFTÇİ ÜRETİYOR

İzmir Ziraat Odası İl Koordinasyon Kurulu Başkanı İbrahim Erdallı, “2025 yılında yaşadığımız kuraklık, yangınlar iklim krizinin oluşturduğu tüm zorluklara rağmen çiftçilerimiz üretmeye devam etmiştir. Tarım kredi ve ziraat bankalarından SGK borcu yoktur belgesi istenmesi çiftçiyi zor durumda bırakmaktadır. Genç çiftçimizin SGK ve prim borçlarının en az yüzde 20’sini devletimizin karşılamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ