SEMİ TEKTAŞ/İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası’nda ikinci defa açıklamada bulundu. İlçe başkanları ve STK’lar ile görüşme yapan Tugay, AK Parti kanadına bir kez daha “Bu yanlıştan vazgeçin” çağrısında bulunarak, “Bir süredir şu anda içinde bulunduğumuz meslek fabrikası da dahil 3 binamızla ilgili hukuki bulmadığımız bir tavırla Vakıfların belediyeye bilgi vermeden tapu dairesi üzerinden kendi üzerine binalarımızın mülkiyetlerini geçirmesi sonrasında hukuki mücadele içindeyiz. Ancak başta yürütmeyi durdurma kararları verilmesine rağmen sonradan kaldırıldı bu kararlar ve arife gününde tebligat geldi, 23’üne kadar yani bugün binanın boşaltılması istendi. Kabul edebilmemiz mümkün değil, yüzde 100 haklıyız. Meslek Fabrikası ve diğer 2 binamızın belediyenin mülkiyeti olan hiçbir şekilde başka kurumun ya da kişinin milliyet hakkı olmayan binalarımız” dedi.
“SATMA YOK, ZORLA ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Açıklamalarına devam eden Tugay, “Bu binalar halka hizmet ettiğimiz binalar. Meslek Fabrikası insanlarımıza meslek eğitimi verdiğimiz on binlerce insanın kurslar alarak meslek sahibi olduğu yapılar. Buralarda bu hizmetler devam ederken başka hiçbir tasarrufta bulunmuyorken “burayı satacaklar” diye açıklamalar yapmış bir milletvekilli kesinlikle böyle bir niyetimiz olmadı. Zorla elimizden alınmaya çalışılıyor. Beni ve meclis üyelerimizi İzmir halkı beş yıl boyunca İzmir’in hakkı ve hukukuna sahip çıkalım diye seçtiler. Böyle bir görevimiz varken “buyurun bu binaları alın” diyemem. Vicdanımız, aklımız, hukuka olan devlete olan inancımız bunu doğru bulmuyor” dedi.
“BU YANLIŞA ARKAMIZI DÖNÜP GİTMEDİK”
Tugay şunları kaydetti:
"O nedenle uyarılarımıza rağmen geri adım atılmadığından dolayı bugün fiziken burada itiraz ediyoruz. İzBB ve diğer belediyeler şu anda hiçbir hizmetini durdurmuş değil, normal çalışma düzenimizde devam ediyoruz ama ben belediyenin en üst düzeyindeki yöneticisi olarak İzmir halkını temsilen bu yanlışa dur demek zorunda hissediyorum kendimi. Kimseye ‘buraya gelin’ demedim, herkesin kendi duyarlılığıyla burada bulundular. Baro, TabiP odası, belediye başkanlarımız, sendikalarımız sağ olsunlar bizim yanımızdalar kendi iradeleriyle. Bu İzmir’e dair hakka hukuka sahip çıkma davranışıdır. İzmir geleneğidir bu, biz yanlışa boyun eğip dönüp arkamıza gitmedik. Bu konu çok hassas, bu bina un fabrikası olarak yapılmış 26 yılında Cumhurbaşkanı Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırolmış.40 yılında belediyeye verilmiş, o zamandan beri, belediyenin mülkü, 12 Eylül de her şeye el konulduğu için buraya da el konulmuştu ve o dönem Devlet Güvenlik Mahkemesi olarak kullanıldı."
“ARKASINDA SİYASİ İRADE VAR”
Tugay, “Daha sonra DGM buradan çıktı ve arkasından 2007 yılında Vakıflar’ın bir şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi o günün parasıyla yüklü bir ödemeyi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yapmış. Bunların hepsi kayıtlarda var. Daha sonra yine büyük masraf edilerek bu binanın restorasyonu gerçekleştirilmiş ve o tarihten beri burası Meslek Fabrikası olarak kullanılıyor. Bu hizmet bugün de şu anda devam ediyor. Yukarda dersler var devam ediyor. Ne bu binayı vermemiz ne de bu hizmetten vazgeçmemiz mümkün değil. Alelacele boşaltın isteğini telaş olarak görüyoruz ve bu isteklerde bulunanları İzmir’e zarar verme amacı güden İzmir’in hakkına hukukuna saygı göstermeyenler olarak görüyoruz. Basına açıklama yapanlara bakıyoruz bu işin arkasında siyasi irade var siyasi olarak sahipleniyorlar ve telaş içerisindeler. Ne için kullanacaklarına dair bir kararları yok” diye konuştu.
“KİRAYA ÇIKARTTIĞI MÜLKLERİNİ KULLANSIN”
Tugay, “Aslında durup dururken Yeşilaycı oldular, başka şeyler yapmaktan bahseder oldular. Vakıfların halen İzmir ve çevrede kiraya vermeye çalıştığı yüzlerce binası var, gerçekten ihtiyaçları varsa bunları kullanabilirler. Yaptıkları haksızlığa bir gerekçe uydurma çabası var. Bunlara sessiz kalmamızı beklemesinler. İzmir’in milletvekili olmuş insanlar bu binayı alıp İzmir’den başka bir kuruma vermeye çalışıyorlarsa demek ki siz İzmir’in milletvekili değilsiniz Vakıflar ya da Yeşilay’ın vekilisiniz. Bu bina boş olsaydı, yüzde 100 belediyenin mülkiyetinde olmasaydı belki konuşabilirdik ama çok büyük yanlışın içinde olarak kendi temsil ettiğiniz insanlara da şehre de ihanet ediyorsunuz. Bundan vazgeçin. Biz hukuk kuralları içinde bina mülkiyetinin yüzde 100 belediyeye ait olduğunu Vakıflar’a geçmemesi gerektiğini karara bağlayacağına inanıyoruz. Bu süreç devam ederken alelacele buraya tebligat göndermek ve belki de zorla burayı boşaltmaya çalışmak akıl alır değil” dedi.
“İZİN VERMEYECEĞİM”
Tugay, “Türkiye’de biliyoruz ki pek çok noktada bu zorlamalara bu dayatmalara insanların mecburen boyun eğiyorlar. Ben kendimde şu hakkı görmüyorum İzmir’in seçtiği ve görevlendirdiği başkan oalrak bu duruma tepkisiz kalamam. Bu durum tabi ki itiraz edeceğimiz bir durum. Bu nedenle burada fiziksel olarak bulunmak istedik. Zorla tahliye etmeye kalktıkları zaman fiziksel olarak burada olacağız. O kişilere iletmek istediğim mesaj şu; Müsaade edin hukuki süreç tamamlansın. Süreç içerisinde bizden istedikleriniz konuşmaya hazırız. BU yanlışı İzmir’e, İzmir halkına bir devlet kurumu olan İZBB’ye yapmayın. Biz bunu hak etmiyoruz. Hizmetimizi bu binada da diğer binalarımızda da devam ettireceğiz. Bununla ilgili insanların akıllarını karıştıracak bin türlü lafı etmeyi bırakın. Hukuksuzca zorla boşaltamayacaksınız buna izin vermeyeceğim” diye konuştu.