Özel öğretim kurumlarında asgari ücretin bile altına mahkum edilen taban maaş sorunları ve kamudaki mülakat adaletsizliklerine karşı uzun süredir mücadele yürüten eğitimciler, Ankara'da yeniden polis barikatıyla karşı karşıya kaldı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (Öğretmen Sendikası) öncülüğünde, haklarının gasbedildiğini savunan yüzlerce öğretmen, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yakınlarında kitlesel bir protesto eylemi başlattı. 1 Haziran'da gerçekleştirdikleri ilk eylemin ardından kendilerine verilen idari sözlerin tutulmadığını belirten öğretmenler, "14 Haziran'da dönmemek üzere geleceğiz" yönündeki kararlılıklarını hayata geçirmek üzere sabahın erken saatlerinde başkentin stratejik noktalarında konumlandı.

Öğretmenlerin kitlesel yürüyüşü ve iradesi karşısında Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri bakanlık çevresinde ve tonton meydanlarında adeta etten duvar ördü. Saatler tam 11.00’i gösterdiğinde MEB ana binası önünde toplanarak ortak bir irade beyanıyla yürüyüşe geçmek isteyen eğitim emekçilerinin önü emniyet güçleri tarafından kesildi. Güvenlik şube yetkililerinin eylemin yasal olmadığı yönündeki anonslarının hemen ardından, haklarını arayan kitleye yönelik sert bir polis müdahalesi gerçekleşti. Kalkanlar ve biber gazı eşliğinde yürüyüş kolunu dağıtmaya çalışan ekipler ile öğretmenler arasında sokak aralarında uzun süreli arbede yaşandı. Müdahale esnasında, özel sektör öğretmenlerinin hak arama mücadelesinin sembol isimlerinden olan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ve bir sendika üyesi yaka paça yere yatırılarak gözaltına alındı.

Sözler tutulmadı sabırlar tükendi

Eğitim camiasını ve demokratik kitle örgütlerini ayağa kaldıran bu sert müdahalenin arkasında, aylardır süregelen bir vaatler ve oyalamalar zinciri yatıyor. Özel okullarda, kurs merkezlerinde ve rehabilitasyon birimlerinde çalışan yüz binlerce öğretmenin en büyük kanayan yarası olan taban maaş kanunu, 2014 yılında dönemin tüzük değişiklikleriyle ellerinden alınmıştı. O tarihten bu yana patronların insafına terk edilen ve kamudaki meslektaşlarıyla aynı işi yapmalarına rağmen asgari ücret kıskacına sıkışan öğretmenler, örgütlü mücadeleleriyle bu hakkı yeniden yasal güvenceye kavuşturmak istiyor. Milli Eğitim Bakanı ve hükümet yetkilileriyle daha önce yapılan görüşmelerde taban maaş düzenlemesinin Meclis'e getirileceğine dair açık taahhütler verilmesine rağmen, son yasama paketlerinde bu konuya yer verilmemesi bardağı taşıran son damla oldu.

Mesele sadece özel sektörle de sınırlı kalmıyor; kamuda atanmayı bekleyen yüz binlerce öğretmen adayı da mülakat sistemi nedeniyle büyük bir atama mağduriyeti yaşıyor. KPSS'den çok yüksek puanlar almalarına rağmen, objektif kriterlerden uzak mülakat odalarında elendiklerini dile getiren genç öğretmenler, liyakat esaslı bir atama sisteminin acilen hayata geçirilmesini talep ediyor. Sendikanın çağrısıyla Ankara'ya akın eden kitle, hem özel sektördeki kölelik düzenine hem de kamudaki torpil iddialarına karşı ortak bir çığlık yükseltmek amacını taşıyordu. Müdahale anında ters kelepçe yapılan ve polis otolarına bindirilen öğretmenlerin arkadaşları, "Bizler bu ülkenin çocuklarını eğitiyoruz, suçlu değiliz, öğretmeniz" diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

Meclis kapısında onur mücadelesi

Milli Eğitim Bakanlığı önündeki arbedenin ardından eylemlerini parlamento zeminine taşımak ve seslerini milletvekillerine doğrudan ulaştırmak isteyen bir diğer öğretmen grubu ise TBMM önünde toplandı. Kendilerine uygulanan tüm abluka ve engellemelere rağmen meclis kapısına kadar ilerleyen eğitimciler, burada meslek onurunu korumak ve insanca çalışma koşulları talep etmek adına bir basın açıklaması gerçekleştirmek istedi. Ancak bakanlık önündeki sert tavır burada da değişmedi ve polis ekipleri öğretmenlerin açıklama yapmasına izin vermeyerek kitleyi çembere aldı.

Muğla'da KADES ihbarına giden polise s*ldırı
Muğla'da KADES ihbarına giden polise s*ldırı
İçeriği Görüntüle

Meclis parkı ve çevresinde tırmanan gerilimde, anayasal bir hak olan barışçıl gösteri ve basın açıklaması hakkını kullanmak isteyen sendika üyelerine karşı fiziki güç kullanıldı. Yaşanan tüm bu olaylar Ankara kulislerinde ve sosyal medyada büyük bir infiale yol açarken, muhalefet milletvekilleri de meclis bahçesine çıkarak öğretmenlere yönelik bu tutumu kınadı. Sendika avukatlarından alınan son bilgilere göre, gözaltına alınan Genel Başkan Eren Edebali ve diğer öğretmenlerin emniyetteki ifade işlemleri devam ederken, dışarıda kalan öğretmen grupları arkadaşlarının serbest bırakılması ve verilen sözlerin tutulması adına bakanlık yakınlarındaki bekleyişlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ