Bölgesel krizlerin gölgesinde stratejik hamlelerini sürdüren Türkiye, hem sınır güvenliğini tahkim ediyor hem de komşu ülkelerdeki istikrarsızlığa karşı önleyici tedbirlerini artırıyor. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), düzenlediği haftalık bilgilendirme toplantısında, İran’daki iç karışıklık ihtimallerinden Suriye’deki son duruma kadar kritik başlıklarda Ankara’nın pozisyonunu netleştirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan açıklamalarda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü senaryoya hazırlıklı olduğu mesajı verildi. Özellikle doğu sınırlarında alınan olağanüstü önlemler ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne yapılan vurgu, toplantının öne çıkan başlıkları arasındaydı.
Doğu hattında teknolojik kalkan devrede
Bölgedeki gelişmelerin en sıcak yansıdığı noktalardan biri olan İran sınırı, bakanlığın öncelikli gündem maddesini oluşturdu. Tuğamiral Aktürk, 560 kilometrelik İran hududu boyunca alınan önlemlerin en üst seviyeye çıkarıldığını belirtti. "Hudut Namustur" anlayışıyla hareket eden birliklerin, zorlu arazi ve iklim şartlarına rağmen 7 gün 24 saat esasına göre görev yaptığını ifade eden Aktürk, sınır hattının sadece insan gücüyle değil, ileri teknolojiyle donatıldığını aktardı.
Bakanlık verilerine göre, sınır hattında sınır fiziki güvenlik sistemi kapsamında devasa yatırımlar hayata geçirildi. Sınır boyunca 203 adet elektro-optik kule ve 43 adet asansörlü kule kurulumunun tamamlandığı, böylece kör nokta bırakılmadığı vurgulandı. Kaçak geçişleri ve terör sızmalarını engellemek amacıyla inşa edilen 380 kilometrelik Modüler Beton Duvar projesinin yanı sıra, araç geçişlerini imkansız kılan 553 kilometrelik hendek kazma işlemlerinin de bitirildiği açıklandı. Mevcut hendeklerin geliştirilmesi çalışmalarının sürdüğünü belirten Aktürk, bölgenin İHA/SİHA ve İKU (İnsanlı Keşif Uçağı) sistemleriyle havadan da kesintisiz izlendiğini kaydetti.
Olası göç hareketliliğine karşı planlar hazır
İran’daki toplumsal olayların bir göç dalgasını tetikleyip tetiklemeyeceği sorusu da toplantıda yanıt buldu. Mevcut durumda sınır kapılarına dayanan kitlesel bir göç tespitinin olmadığını belirten bakanlık kaynakları, olası senaryolara karşı tedbirli olunduğunun altını çizdi. Sınır hattında ilave tedbirlerin masa üstünde hazır bekletildiği ve ihtiyaç duyulması halinde bu eylem planlarının derhal devreye sokulacağı ifade edildi. Bu yaklaşım, Ankara’nın bölgesel istikrarsızlıkların yaratabileceği demografik baskılara karşı proaktif bir tutum sergilediğini gösteriyor.
Şam yönetimine iş birliği ve bütünlük çağrısı
Suriye sahasındaki gelişmeler de bakanlığın yakın takibindeydi. Suriye Hükümeti'nin Halep merkezli yürüttüğü operasyonları değerlendiren Tuğamiral Aktürk, operasyonların vatandaşların can güvenliğini sağlamak ve kamu düzenini tesis etmek amacıyla yapıldığını belirtti. Ankara'nın Suriye politikasının temelinde "tek devlet, tek ordu" ilkesinin yattığını hatırlatan Sözcü, komşu ülkenin birliğine ve toprak bütünlüğü ilkesine tam destek verdiklerini yineledi. Türkiye’nin kendi güvenliğini Suriye’nin güvenliğinden ayrı görmediğini belirten Aktürk, talep gelmesi halinde terörle mücadele konusunda Şam yönetimine destek vermeye hazır olduklarının sinyalini verdi.
Uluslararası görevler ve hava sahası güvenliği
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesindeki barış misyonları da bilgilendirme toplantısında yer aldı. Türkiye’nin NATO şemsiyesi altında yürüttüğü Geliştirilmiş Hava Polisliği görevlerine değinen Aktürk, müttefik hava sahasının korunmasına sağlanan katkıları hatırlattı.
Daha önce Polonya ve Romanya’da başarıyla icra edilen görevlerin ardından, Türk jetlerinin önümüzdeki dönemde Estonya ve Romanya semalarında nöbet tutacağı açıklandı. Planlamaya göre, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan dönemde Türk Hava Kuvvetleri unsurları Baltık ve Doğu Avrupa hava sahasının güvenliğinde aktif rol oynayacak. Öte yandan, Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili teknik incelemenin sürdüğü, kritik parçaların metalürjik analizlerinin titizlikle devam ettiği bilgisi paylaşıldı.
Kurum içinde yolsuzluğa geçit yok
Toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri de Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki iç denetim mekanizmasının işleyişine dairdi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki taşıma ihalelerine yönelik yürütülen soruşturma hakkında bilgi veren Aktürk, sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü vurguladı. Komutanlığın kendi tespitleri ve MSB Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda konunun yargıya taşındığını belirten Sözcü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordineli bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti. Bakanlık bünyesinde rütbesi ve konumu ne olursa olsun hukuk dışına çıkanlara karşı gereğinin yapıldığını ve yapılmaya devam edileceğini belirten Aktürk, kurumsal disiplinden taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.





