Türkiye’nin petrokimya ve ağır sanayi üssü konumunda olan İzmir’in Aliağa ilçesi, yeni bir yatırım projesine daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Enerji, demir-çelik ve liman işletmeciliğinin kalbinin attığı ilçede, bu kez kimya sektörü kapasite artışıyla gündeme geldi. Bölgede faaliyet gösteren Unichem Kimya Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, mevcut üretim kapasitesini artırmak ve faaliyet alanını genişletmek amacıyla hazırladığı projeyi resmi makamlara sundu. Şirketin, hem çevresel geri kazanım hem de lojistik depolama alanında atacağı bu adım için hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası (PTD), İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından incelemeye alındı. Valilikten yapılan duyuruyla birlikte, projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci resmen başlamış oldu.
Atık yağlar ekonomiye can suyu olacak
Projenin en dikkat çeken ayaklarından birini, çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olan geri kazanım ünitesi oluşturuyor. Hazırlanan dosyadaki verilere göre şirket, Aliağa Organize Sanayi Bölgesi (ALOSB) sınırları içerisinde yer alan tesisinde, yılda 3 bin 100 ton bitkisel atık yağ geri kazanımı yapmayı hedefliyor. Bilindiği üzere, lavabolara dökülen veya çöpe atılan bitkisel yağlar, yer altı sularını kirleterek doğaya büyük zarar veriyor. Kurulacak olan bu yeni ünite sayesinde, toplanan atık yağlar işlenerek endüstriyel hammaddeye veya biyodizel gibi enerji kaynaklarına dönüştürülecek. Bu hamle, hem Aliağa bölgesindeki atık yönetimini güçlendirecek hem de ekonomik değeri olan bir atığın tekrar sanayi döngüsüne katılmasını sağlayacak.
Dev tanklar kimyasal depolayacak
Yatırımın ikinci ve hacimsel olarak daha büyük olan kısmı ise depolama kapasitesindeki devasa artış olacak. Unichem Kimya, mevcut tesisine ek olarak 15 bin metreküp hacminde yeni kimyasal depolama üniteleri ilave etmeyi planlıyor. Kimya sektörünün en büyük ihtiyaçlarından biri olan hammadde stoğu ve ürün depolama sorununa çözüm üretmeyi amaçlayan bu yatırım, tesisin operasyonel kabiliyetini ciddi oranda artıracak. Çoraklar Mahallesi sınırları içerisinde, tapuda 149 ada ve 8 parselde kayıtlı bulunan arazide gerçekleştirilecek olan bu kapasite artışı, bölgedeki kimyasal madde trafiğinin de artacağı anlamına geliyor. Kurulacak tanklar, çeşitli kimyasal maddelerin güvenli bir şekilde depolanmasına ve ihtiyaç anında piyasaya sürülmesine olanak tanıyacak.
Sanayinin kalbinde kapasite artışı
Projenin hayata geçirileceği lokasyon, İzmir’in en planlı sanayi bölgelerinden biri olan Aliağa Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alıyor. Altyapısı ve lojistik imkanlarıyla yatırımcıların gözdesi olan bölge, bu yeni projeyle birlikte yoğunluğunu biraz daha artıracak. PTD dosyasının valiliğe sunulmasıyla başlayan bürokratik süreçte, projenin çevresel etkileri, iş güvenliği önlemleri ve bölge halkına olası yansımaları teknik ekipler tarafından mercek altına alınacak. ÇED süreci kapsamında, yapılacak olan ilave tesislerin hava, su ve toprak kalitesine etkileri detaylı bir şekilde incelenecek. Özellikle kimyasal depolama gibi riskli faaliyet kollarında, alınacak güvenlik önlemleri ve acil durum planları, onay sürecinin en kritik aşamalarını oluşturuyor.
Bürokratik süreç işliyor
İzmir Valiliği’nin yaptığı resmi duyuru ile birlikte, proje artık kamuoyunun ve ilgili kurumların denetimine açılmış durumda. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 16. maddesi uyarınca başlatılan süreçte, projenin teknik detayları incelenecek ve gerekli görülmesi halinde ek önlemler talep edilebilecek. Yatırımın maliyeti, inşaat sürecinin ne kadar süreceği ve istihdama katkısı gibi detaylar, ilerleyen günlerde dosyanın askıya çıkmasıyla daha net bir şekilde ortaya çıkacak. Aliağa’da sanayi ve çevre dengesinin hassas bir terazide tartıldığı bu dönemde, geri kazanım odaklı yatırımların artması olumlu karşılanırken, kapasite artışlarının getireceği yükler de yakından takip ediliyor.





