Kimin gazeteci olduğuna valililer mi karar verecek

Vanlı gazeteci Arif Aslan'ın terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılandığı davada, mahkemenin Aslan'ın gazeteci olup olmadığını Van Valiliği'nden sorması tepki çekti.

Kimin gazeteci olduğuna  valililer mi karar verecek

Haber / Şenol BALİ

2017 yılında kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında çekim yaptığı esnada gözaltına alınan 8 ay tutuklu bırakıldıktan sonra tahliye edilen gazeteci Arif Aslan hakkında  'Terör Örgütü Üyeliği'' suçlamasıyla açılan davanın yargılaması sürüyor. Van, 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Aslan ve avukatı Cahit Durmaz katıldı. Esas hakkında savcı tarafından mütaalada, “Ele geçirilen dijital materyallerde Van Büyükşehir Belediye binası önündeki beton blokların çeşitli açılardan çok sayıda fotoğrafının bulunması” ve Aslan’ın basın kartı sahibi olmaması ışığında “terör örgütü PKK/KCK’nın hedef ve eylemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla keşif faaliyetinde bulunduğu” öne sürüldü. Savcı, Aslan'ın yaptığı haberler ve haber fotoğraflarının örgütün varlığının güçlenmesine katkı sağladığını iddia etti.

Duruşma ertelendi

Mütaalada ayrıca Aslan'ın gazeteci olmadığı vurgulanarak söz konusu tespitin, Van Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler tarafından yapıldığına yer verildi. Cumhuriyet savcısı, Aslan’ın gazeteci olup olmadığını Van Valiliği'ne sorduklarını, valilikten ise basın kartı olmadığı ve gazeteci olmadığına yönelik kendilerine yazı gönderdiği değerlendirmesinde bulundu. Mütaalanın açıklanmasının ardından Aslan'ın avukatı Durmaz, karşı savunma yapmak için ek süre talep etti. Mahkeme heyeti, ise duruşmayı 4 Mart tarihine erteledi.

Duruşma sonrası mütaalaya ilişkin konuşan Arif Aslan, suçlamaların kendini illegalize etme çabası taşıdığını belirterek bununla ülkedeki çoğulcu ve özgürlükçü medyanın cezalandırılmak istendiğini kaydetti.

Zorlama deliller

Aslan, “Van Valiliği'ne gazeteci olup olmadığımın sorulması çok talihsiz olmuş. Van Valiliği basın kartı veren bir kurum değildir. Gazetecilere basın kartını çalışılan kurum, basın kuruluşları ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilmektedir. Eğer sorulacaksa Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve çalıştığım kurumdan teyit alabilirlerdi. Bu tamamen illegalize etmeye yönelik bir suçlamadır. Burada cezalandırılmam ya da cezalandırılmamam önemli değil. Önemli olan demokrasinin vazgeçilmez önem taşıyan özgür medyanın cezalandırılmasıdır” ifadelerini kullandı. Dosyanın zorlama delillerle oluşturulduğunu kaydeden Aslan şöyle konuştu: “Dosyada suç unsuru sayılabilecek herhangi bir şey yok. Hatta dosyayla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen 2013 yılında Nevruz etkinliklerinde haber takibi sırasında çektiğim fotoğrafları bulup dosyaya eklemişler. Bununla en azından bir propaganda cezası verelim diyorlar. Dosyada yer alan  haberlerin aynısı ve daha fazla ayrıntılarla birlikte CNN Türk başta olmak üzere birçok basın organlarında çıktı. Sonuç olarak zorlama delillerle bu dosyada beraatin önüne geçmek istiyorlar.”

YORUM EKLE

banner97

banner96