banner112

Acı çektirmeden üretim: Barış İpeği

Her canlının ruhuna, bedenine saygı duyma, acı çektirmeme ilkesi ile ipek üretimi mümkün mü? Ülkemizde ve dünyada geleneksel ipek üretimi ve bu alanda farklı bakış açıları ile neler yapılabileceğini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berna İleri ile konuştuk.

Acı çektirmeden üretim: Barış İpeği

ZEKİYE ERGÜN

İpek böceğinin ürettiği parlak lif 4000 yılı aşkın süredir hayatımızda. Liflerin kraliçesi olan ipek Çin'den Avrupa'ya binlerce yıl tarihi İpek Yolu ile taşınmış.

Yapılan araştırmalara göre ipekböceğinin kozasından iplik elde etmek için ipekböceği kozayı ördükten hemen sonra pupa ya da kelebek canlı haldeyken 60 ile 110 derece arasında fırınlarda yaklaşık 20 ile 40 dakika kadar bırakılarak “böcek boğma” işlemi yapılıyor. Dünyanın en büyük ipek üretim merkezleri olan Hindistan ve Tayland böcek boğma işlemlerini daha acısız yapmak için bilimsel çalışmalar başlatmışlardır. Zira kozadaki kelebeğin canlı olarak yüksek derecede fırınlanması son yıllarda bilinçli ipek kullanıcıları tarafından tepkilere neden oluyor. Yurt dışında pek çok ipek kullanıcısı, satın aldığı ipekler için özellikle “hiçbir ipekböceğinin öldürülmemesini / şiddet görmemesini” istiyor. Bu amaçla pek çok ülkede tekstilde peace silk (barış ipeği) yöntemiyle üretilen ipekler kullanılıyor. Ülkemizde de bu anlamda ilk çalışmalar Hatay’da Mustafa Kemal Üniversitesi tarafından başlatılmıştı.

Her canlının ruhuna, bedenine saygı duyma, acı çektirmeme ilkesi ile ipek üretimi mümkün mü? Ülkemizde ve dünyada geleneksel ipek üretimi ve bu alanda farklı bakış açıları ile neler yapılabileceğini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berna İleri ile konuştuk.

İpeğin tarihi hakkında bilgi verir misiniz? Nasıl ortaya çıkmış?

İpek böceği ve ipek binlerce yıldır dünyanın dört bir yanında yetiştiriliyor. Pek çok türü var. Ama kaynaklarda anlatılana göre yaklaşık 4500 yıl öncesine dayandığı biliniyor. Çin Prensesi Si Ling Shi bahçesinde çay içtiği sırada, çayına düşen bir kozayı eline alarak ipek lifini kozadan çekmeyi başarmış, bahçesinde koza ören ipek böceklerini incelemeye başlamış. Saray ustalarından bu liflerden kumaş dokunmasını istemiş.

Zamanla Çin’de çok önem kazanan ipek böcekçiliği ve ipeği Çin, elinde tutabilmek için yüzlerce yıl ülke dışına çıkışını yasaklamış, hatta ipek böceği yumurtasını korumak için idam cezası getirmiş. Ama maalesef yüzlerce yıl sonra yine bir Çin prensesi tarafından gizlice Çin dışına çıkarılmış ve başka imparatorluklara dağılmıştır. Anadolu’ya ilk girişi ise Bizans döneminde İpek Yolu ticareti ile olduğu yazılı belgelerde yer alan bilgilerdendir.

Türkiye'de ipek başta Diyarbakır olmak üzere Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde üretiliyor. Kozabirlik, Tarım ve Orman Bakanlığı, yerel yönetimlerin destekleri ile bu sektör yaşatılmaya çalışılıyor. Sizin gözlemleriniz nelerdir?

İpek böceği yetiştiriciliği ülkemizde köylerde mayıs, haziran aylarında yapılan, ailede yaşlısı genci herkesin rahatlıkla yapabileceği bir iş koludur. İpek böceği yetiştiriciliği konusunda Türkiye’nin en önemli kurumu Kozabirlik Kooperatifi'dir. Kozabirlik, Türkiye’de ipek böceği yumurtasını köylerde yetiştiricilere ücretsiz sağlamakta ve daha sonra da her yıl belirledikleri fiyat üzerinden, yetiştiricilerden kozaları satın almaktadır.

Kısacası ipek böceğinin yumurtası ücretsiz dağıtıldığı için herhangi bir sermaye gerekmemektedir. Köylerde bolca dut ağacı bulunmaktadır ve ipek böceğinin tek besin kaynağı dut yaprağıdır. Toplamda 40 günlük bir yaşamı olan ipek böceği, yaklaşık 28-29 gününü dut yaprağı yiyerek geçirir ve sonra kozasını örer. Sadece 40-45 günlük bir emek ile bir aile 1 kutu ipek böceği beslediğinde 3 bin TL civarı para kazanıyor. Üstelik herhangi bir sermayesi yok, ipek böceği yumurtası ücretsiz, sadece dut yaprağı ile besleniyor ve ailede herkesin emeği ile yetiştirilebilir. Aile 2, 3 hatta daha fazla besledikçe alacağı para da artıyor.

İpek böceği hassas bir canlı. Egzoz, tarım ilaçları hatta parfümden bile olumsuz etkilendiği biliniyor. Bu narin canlının 40-45 günlük yaşam döngüsü nasıl, bu konuda bilgi verir misiniz?

İpek böceğinin yaklaşık 0.2 mm kadar bir yumurtası vardır. Bu yumurtalardan Nisan-Mayıs aylarında larvalar çıkar ki onları gözle görmek bile en başta çok zor olur. Larvalar yumurtadan çıktığında (inficar) taze dut yaprakları küçük küçük kıyılarak verilir. Yaklaşık 10-15 gün kadar yapraklar kıyılarak besleme yapılır. Daha sonra ipek böceği büyüdükçe yapraklar da büyük halde verilmeye devam edilir. Günde ortalama 3-4 defa besleme yapılır. İpek böceğinin 4 uyku ve 5 yaş dönemi vardır. Yaklaşık 8-10 gün arayla 1-2 günlük uyku dönemleri olur, bu dönemlerde deri değiştirirler ve besleme yapılmaz.

Bu deri değiştirme aynı zamanda yaş atlama dönemidir. 4'üncü uykudan sonra 5'inci yaş başlar ve bu yaş yaklaşık 13-15 gün sürüyor. Olgun dönem olan bu yaşın sonunda ipek böceği koza örme sürecine girer. Koza örme sürecinde kesinlikle yaprak yemez ve başını kendi etrafında sağa sola atarak lif salgılamaya başlar. Dairesel hareketlerle kendi etrafında lif salgılarıyla kozasını örer, bu yaklaşık 2-3 günlük bir süreçtir. Kozasını ören ipek böceği kozanın içinde metamorfoz geçirir, pupa olur ve daha sonra da kelebek olur.

Koza aşamasında ipek elde etmek için nasıl bir işlem yapılıyor?

İşte fırınlama süreci bu aşamada yapılır. Yani kelebek kozayı delip çıkmasın diye. Koza bütün haldeyken yaklaşık bin 400 metre lifi oluşur ama bu lifin hepsi kullanışlı değildir. Bu liflere büküm verilerek iplik oluşur. Kelebeğin deldiği kozanın lif verimi düşük, kesikli oluyor, yani kısa oluyor diye tercih edilmemeye başlanmış son yıllarda.

Oysa yün ve pamuk da kesikli lif. Bir de nedense insanlarda delik kozanın ipeğinin kalitesiz olduğu gibi bir algı oluşmuş. Oysaki biz kelebeğin deldiği kozadan direkt iplikler yapıyoruz ve dokumalarımız var. İpeğin kalitesini, büyük ve pahalı markalardaki en parlak olana göre düşünüyor, değerlendiriyor insanlar. İpek ne kadar parlaksa o kadar kaliteli gibi.

Delik kozada ise en saf en doğal hali var. Kozalardan ilk elden lif çıkarılıp iplik yapılıyor ve dokunuyor. Tabi bunu daha çok kaynatıp, daha çok işlemden geçirip, daha farklı teknolojilerle birleştirirseniz daha da parlak ipekler olur.

Ben hep çok eskiyi düşünüyorum, örneğin 50 yıl, 100 yıl hatta bin yıl önce ya da 4500 yıl önce ipek böceğinin ilk bulunduğu zamanlar… Eskiden insanlar doğal döngü ile bir sonraki yıla yumurta saklamak için kozadan kelebek çıkışına izin vermek durumundaydı. Çünkü bir yıl sonraki üretim için kelebeğin çıkması ve yumurta atması gerekiyor. Eğer o yıllarda o kozlardan ipekler yapılabiliyorsa günümüzde de yapılabilir ki biz de yapıyoruz bunu, yani peace silk/barış ipeğini.

'AHİMSA' FELSEFESİ

Barış ipeği diğer adıyla şiddetsiz ipek nedir?

Barış ipeği Avrupa’da peace silk/non violence silk olarak adlandırılır. Çıkış noktası Hindistan’da Mamatha Gandi’nin “ahimsa” felsefesidir. Yani “her canlının ruhuna, bedenine saygı duymak, acı çektirmemek…” Hindistan’da ahimsa silk adıyla üretimi devam etmektedir. Avrupa’da peace silk/non violence silk olarak adlandırılır.

Barış ipeği için ipek böceğinden ipliğe kadar bütün üretimin üretici tarafından yapılması, koza eldesi ve kozadan kelebek çıkışı, sonrasında iplik yapımına kadar takip etmesi gerekiyor. İpek böceği yaklaşık 1 aylık beslenmenin sonunda 2-3 gün durmadan koza örerek, kendini kozaya hapseder ve yeni bir hayat başlangıcı için kozanın içinde uykuya dalar. Uyku süresinde metamorfoz geçirir ve kelebek oluşur. Bu kelebekler de kozayı delip çıkmasın, koza delik ve bozuk olmasın diye 60 ile 90 derece arasında fırınlara verilir.1 kg ipek iplik için yaklaşık 6 bin ipek böceği bu şekilde öldürülür.

Oysaki ipek her zaman her şekilde değerlidir. Kelebek kozayı delip çıktığında da koza değerini kaybetmez, yine harika ipek iplikler, dokumalar ve bu dokumalardan da en güzel elbiseler olur. Bu yüzden diyoruz ki “kelebeğe zarar vermeden ipek giyelim”. Mamatha Gandi’nin de dediği gibi başka bir canlıya acı çektirmeden, o canlının nimetlerinden yararlanalım.

Özellikle Avrupa'da çok bilinçli bir tüketici var. Kullandığı tekstil ürününün organik-ekolojik-sürdürülebilir olmasını isteyen hatta direkt “ben canlının zarar gördüğü bir tekstili giymek istemiyorum” diyen bir kesim. Türkiye’de de giderek böyle bilinçli tüketiciler artmaya başladı. Ne kürk ne de bu şekilde fırınlanan kozadan üretilmiş ipek kullanmak, giymek istemiyorlar. Tamamen doğaya ve başka yaşamlara saygılı üretimin olduğu tekstilleri tercih ediyorlar. Peace silk - barış ipeğini bu yüzden çok önemseyen bir kitle var.

İPEK ATÖLYESİ

Türkiye’de barış ipeği üretiminin durumu nedir?

Türkiye’de şu an projeyi birlikte yürüttüğümüz Hatay’da Defne & Apollon İpekçilik var. Yıllardır aile geleneği ile ipek böceği üretimini, ipek dokumacılığını devam ettiren ve tamamen vicdani olarak kozanın fırınlanmasını reddederek kozalardan kelebeklerin çıkışını bekleyen, daha sonra kozaları ipliğe ve kumaşa çeviren üretici bir aile. Ama yaptığımız yeni projeler ile tamamen denetimli ve amacına uygun olarak yeni üreticiler ile bulaşmayı planlıyoruz.

Üniversitenizde yaptığınız ipek böceği yetiştiriciliği ve ipekli dokumacılık ile ilgili çalışmalar nelerdir?

Çanakkale ili ekolojik yapısı, iklimi, çevresel özellikleri, verimli tarım alanları ile ipek böceği yetiştiriciliği için son derece uygun. Yapılan ön çalışmalar, tarihsel veriler ve sözlü kaynaklar Çanakkale’nin geçmişte ipek böceği yetiştiriciliği yaptığı bilgileri de var.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat’ın desteği ile şu an ipek böceği yetiştiriciliği üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Halen Güzel Sanatlar Fakültesi'nde bir atölyede Şule Öztürk, Şule Günal, Mehmet Erim ve Müzeyyen Durgun gibi akademisyen ve gönüllü arkadaşlarımızın büyük çabalarıyla ipek böceği yetiştiriciliğine devam ediyoruz. Bir grup ipek böceğimiz şimdi koza örmeye geçti, bir kısmı hala beslenme döneminde, yaklaşık 1 ay içinde kozalarımızdan kelebeklerimiz de çıkacak. Daha sonra ise iplik yapıp, dokumalar elde edeceğiz. Bu yaz üniversitemizde barış ipeği üretimine başlamış olacağız. Üniversitemizin bu konuda bir diğer önemli atılımı ise yine Türkiye’de akademik anlamda ilk ipek atölyesini kurmuş olmasıdır.

İpeğe hak ettiği değeri verirken, onu üreten canlının yaşam döngüsüne de değer verenlerin sayısının artması dileğiyle. Katkılarınız için teşekkür ediyoruz.

Dr. Berna İleri kimdir?

8 yıl Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi bünyesinde öğretim elemanı olarak, Hatay ipeğinin sürdürülebilirliği üzerine çalışmalar yaptı. Hatay’da ipek böceği yetiştiriciliği ve ipek dokumacılığı üzerine projeler ve festivaller gerçekleştirdi. 2018 yılında Hatay İpeğinin Sürdürülebilirliği üzerine yaptığı proje, üniversiteye “Yerel Kalkınmaya Katkı” dalında YÖK Üstün Başarı Ödülü kazandırdı. 2019 yılında dünyada peace silk- non vilonce silk (barış ipeği-şiddetsiz ipek) adıyla bilinen Türkiye’nin ilk barış ipeği, yani şiddetsiz ipeği üretimi üzerine akademik ve bilimsel çalışmalar yaptı. 2 yıldır Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde sürdürülebilir tekstil ve ipek konusunda çalışmalarına devam ediyor.

Güncelleme Tarihi: 07 Haziran 2021, 10:09
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatma yalçın
Fatma yalçın - 4 saat Önce

Ben ziraat teknisyeniyim.u işi yapmayı çok istiyordum. Sırf tırtılların yakılarak öldürülmesi yüzünden vaz geçmiştim.suan yapabilirmiyim acaba yardımcı olurmusunuz

banner97

banner96