Dokuz Eylül Gazetesi'nden Mert Yasin Alpdündar'ın haberine göre; Türkiye'de enflasyonist ortam ve iklim değişikliği ile birlikte yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle zeytinde yaşanan rekolte düşüklüğü, zeytinyağı fiyatlarının da artmasına neden oldu. Zeytinyağındaki fiyat artışlarıyla birlikte piyasada taklit ve tağşiş ürünlerde de artış yaşandı. Zeytinyağında taklit ve tağşiş ürünlerdeki artış, kamuoyuna yansıyan haberlerle de gözler önüne serildi. Balıkesir'de bir imalathaneye yapılan baskında zeytinyağı aroması ve gıda boyasıyla hazırlanan 20 bin 549 kilogram sahte zeytinyağı ele geçirildi.  Bunun yanında İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen denetimlerde internetten satışı yapılan sekiz zeytinyağı numunesinin tümünde olumsuzluk tespit edildi. Konu hakkında konuşan Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak, "Ucuz gördüğünüz ürünleri almayın. Yol kenarında plastik şişelerde satılan ürünleri 'Ali Amca' ya da 'Ayşe Teyze' diye güvenip, alıyoruz ama bu ürünlerde taklit ve tağşiş yapılma olasılığı oldukça yüksek" diye konuştu. UZZK Konseyi Başkanı Mustafa Tan ise taklit ve tağşiş ürün satanların tespit edilmesi gerektiğini vurguladı.

TAKLİT VE TAĞŞİŞ ÜRÜN SATANLAR YÜZDE 500 KAR EDİYOR

Zeytinyağının değeri arttıkça taklit ve tağşiş üretiminde çoğalacağını dile getiren Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, "Değerli ürünlerin taklit ve tağşişi yapılır. Zeytinyağı da bunların arasında yer alıyor. Zeytinyağının değeri arttıkça bu işin sahtekarları da çoğalacaktır. Zeytinyağı, kahvede, berberde, her yerde satılıyor. Bu iş büyük bir organizasyondur. Taklit ve tağşiş ürünler dediğimizde kilosu 30 TL'den mal edilen ürünlerden bahsetmiş oluyoruz. Bu ürünlerin tenekesini 250 veyahut 300 TL'den satsalar yüzde yüz kar etmiş oluyorlar. Tenekesini 750 TL'den satıyorlar ve yüzde 500 kar ediyorlar. Esas dikkat edilmesi gereken pahalı yağlardan ziyade ucuz yağlar" ifadelerini kullandı.

mustafa-tan

'YAĞIN İÇERİSİNDE NE OLDUĞU BELLİ DEĞİL'

Zeytin ve zeytinyağı sektörünün maliyeti yüksek, emek yoğun bir sektör olduğuna vurgu yapan Tan, tağşiş ve taklit ürün satanların maliyetlerden kaynaklı olarak yüksek fiyattan zeytinyağı satan gerçek üreticiden daha fazla kar ettiğini yineledi. Tan, "Bu kişiler çok tehlikeli. Düşünebiliyor musunuz? Şu anda normal bir zeytinyağı 250-300 TL arasında. Sen tenekeye girmiş yağın kilosunu 150 TL'ye satıyorsun. Bu sizce mümkün mü? Çünkü bu yağ olup, olmadığı belli olmayan bir şey kullanıyorlar. Bunun içerisine gıda boyası ve zeytin esansı koyuyorlar. Yağ şahane duruyorlar ama içinde ne olduğu belli değil" diye konuştu. Taklit ve tağşiş ürünlerin satışının organize bir iş olduğunu söyleyen Tan, bu ürünleri satanların tespit edilmesi gerektiğini vurguladı.

Avrupa'da satılan her 100 Peugeot'dan 18'i elektrikli oldu Avrupa'da satılan her 100 Peugeot'dan 18'i elektrikli oldu

'ZEYTİNYAĞI DİYE AYÇİÇEK YAĞI KULLANIYORLAR'

Gıdada en çok hile yapılan ürünlerden birinin zeytinyağı olduğunu belirten Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Toprak ise zeytin azlığı nedeniyle artan fiyatlara dikkat çekerken, ucuz ürünlere karşı da uyarılarda bulundu. Toprak, "Taklit ve tağşiş olabiliyor. Sahte ürünü gözümüzde ayırt edemeyiz. Laboratuvarda ancak ayırt edilebilir. Bu nedenle zeytinin kilogram fiyatı belli. Normal bir sızma zeytinyağını alıyorsanız bunu 150, 300 lira arasında bulmanız çok zor. Kaliteli bir zeytinyağının içerisine daha yüksek asit orana sahip, kalitesiz zeytinyağı ile karıştırıyorlar ya da tohum yağı dediğimiz yağlar kullanılıyor. Örneğin ayçiçek yağı gibi. Böylelikle tüketicinin kandırılması söz konusu oluyor. Vatandaşlar gerçek ürün satın aldığını zannederek zeytinyağının faydalı bileşenlerine vücuduna alamıyor. Daha fazla ücret ödeyerek ayçiçek yağını kullanmış oluyor" diye belirtti.

uğur toprak-3

ALO 174'Ü ARAYARAK ŞİKAYET ETMEK GEREKİYOR

Uğur Toprak, "Ucuz gördüğünüz ürünleri almayın. Yol kenarında plastik şişelerde satılan ürünleri 'Ali Amca' ya da 'Ayşe Teyze' diye güvenip, alıyoruz ama bu ürünlerde taklit ve tağşiş yapılma olasılığı oldukça yüksek. Ayrıca plastik şişede satılan ürünlerde şeffaf olduğu için ışık geçirgenliği fazla ve bu nedenle 'acılanma' dediğimiz kalitesinde azalma olur. Bu ürünler tek kullanımlık olması nedeniyle, şişeden küçük plastik parçaları gıdaya da geçebilir. Muhakkak ambalajlanmış, paketlenmiş ürün almak lazım. Şüphelendiğiniz ürün olursa da 'Alo 174'ü arayıp şikayet etmek gerekir. Vatandaşımız kaliteli bir ürün de alırsa bunu evinde, ışık geçirmeyen bir ortamda muhafaza etmeli" dedi. 

Kaynak: HABER MERKEZİ