Karabağlar ilçesinde 25 Aralık 2023 tarihinde yaşanan ve 37 yaşındaki Zehra Barbak'ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayete ilişkin davada yargı organlarının gerekçeli kararı tamamlandı. Eşini "kıskançlık" bahanesiyle mutfaktan aldığı bıçakla katleden tutuklu sanık Kayhan Barbak (39), İzmir 22'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "Kadına ve eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme heyeti, kamuoyunun yakından takip ettiği davada verdiği indirimsiz cezanın hukuki gerekçelerini tek tek sıraladı.

"Öldürme kastında hiçbir tereddüt yok"

Açıklanan gerekçeli kararda, olay gecesi arkadaşıyla alkol aldıktan sonra eve gelen sanığın, kıskançlık nedeniyle çıkan tartışmada eşi Zehra Barbak'ı darbedip ardından defalarca bıçakladığı kronolojik olarak anlatıldı. Zehra Barbak'ın ağır yaralı halde can havliyle sokağa çıkıp çevredekilerden yardım istemesine rağmen, bıçak darbelerinin yol açtığı büyük damar yaralanması ve dış kanama sonucu yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Toplanan somut deliller ve tanık beyanları ışığında, sanığın eşini doğrudan öldürme kastıyla hareket ettiği hususunda hiçbir tereddüt bulunmadığının altı çizildi.

Hastane raporu "Cezai sorumluluğu tam" dedi

Yargılama süresince mahkemedeki savunmasında olay anını hatırlamadığını öne süren, psikolojik sorunları olduğunu ve kullandığı ilaçlar ile alkolün etkisinde kaldığını iddia eden sanığın bu savunmaları boşa çıktı. Gerekçeli kararda yer alan İzmir Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu raporuna göre; sanık Kayhan Barbak'ın herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı, ceza sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan tıbbi bir halinin mevcut olmadığı ve cezai sorumluluğunun tam olduğu resmi olarak belgelendi.

'İntihar' denilerek kapatılacaktı... Aylin hayatta kaldı, çığlığı duyuldu!
'İntihar' denilerek kapatılacaktı... Aylin hayatta kaldı, çığlığı duyuldu!
İçeriği Görüntüle

"Haksız tahrik iddiaları soyut düzeyde kaldı"

Sanığın, eşinin kendisine yönelik ağır hakaretlerde bulunduğuna dair savunmalarına da gerekçeli kararda yanıt verildi. Dosya kapsamındaki hiçbir delilin sanığın bu iddialarını doğrulamadığı, maktulden sanığa yönelen hiçbir haksız veya ağır fiilin bulunmadığı ve bu savunmaların cezadan kaçmaya yönelik "soyut iddialar" düzeyinde kaldığı aktarıldı. Bu nedenle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı hükme bağlandı.

Sabıkalı geçmişi ve yapay tutumları indirimi engelledi

Mahkeme heyeti, sanıkların ceza indiriminden yararlanmak adına duruşmalarda sergilediği klasik iyi hal taktiklerine de geçit vermedi. Gerekçeli kararın son bölümünde; sanığın duruşma salonunda mahkeme heyetini etkilemeye yönelik sergilediği şekli tutum ve davranışların samimi bulunmadığı ve takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmadığı vurgulandı. Sanığın geçmişteki sabıkalı kayıtları da göz önünde bulundurularak cezasında hiçbir yasal indirime gidilmedi.

Kaynak: haber merkezi