Gazete haberlerine göre yüksek öğretim sistemi, son yılların en ciddi kırılma sürecine giriyor. Geçen yıl YKS’ye 2 milyon 560 bin 649 aday başvurdu. Tercih yapanların 785 bini üniversitelere yerleşme hakkı kazandı. Ama bunlardan 112 bini kayıt yaptırmadı. Demografik daralma, üniversite ücretlerindeki artış, mezun–istihdam uyumsuzluğu ve gençlerin yurtdışı eğitim ile alternatif öğrenme modellerine yönelmesi, üniversiteye talebi belirgin biçimde azaltıyor.
***
Gençleri geleceği tehlikede. Üniversiteyi kazananlar neden kayıt yaptıramıyor? CHP eski milletvekillerinden Gürsel Tekin bu durumun arkasında barınma, beslenme yani hayat pahalılığının yattığını söyledi.
Binlerce öğrenci, üniversite okuma hakkı kazanmasına rağmen, ekonomik nedenler ve barınma sorunları yüzünden eğitim hayatına başlayamıyor. Üniversiteyi kazanan öğrenciler ve aileleri için hayatları kabusa dönüşmüş durumda. Yeni kazanmış olan öğrenciler, gidecekleri şehirlerde şimdiden barınma sorunu yaşamaya başladılar. Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) desteklerinden umudunu kesen öğrenciler, yurt bulamadıkları için ya özel yurt arıyor ya da okulun bahçesinde çadır kurma planları yapıyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, önümüzdeki günlerde de üniversiteye kayıt yaptırmaya gitmesi gereken gençler, muhtarlıklara akın edecek. Neden mi? Çünkü kayıt dondurmak için fakirlik belgesi almak zorundalar.
***
Bu koşullar altında, gençlerimizin eğitim hakkı ciddi şekilde tehdit altındadır. Önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz. Devletin ve yerel yönetimlerin bu sorunlara acil çözümler üretmesi gerekmektedir. Eğitim, bir hak değil ayrıcalık olmamalıdır. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize sahip çıkmalıyız. Söylemedi demeyin. Bu konu ileride çok canımızı acıtacak. Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri öğretim üyesi Profesör Burhanettin Dönmez şunları söyledi: “Üniversite dediğimiz kurum, hiçbir siyasi ve ticari kaygı olmadan bilimsel, felsefi ve sanatsal üretim yapan bir merkezdir. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu tanım büyük ölçüde aşınmış durumda. Üniversite, kamusal bir kurum olmaktan çıkıp yatırım alanı gibi algılanmaya başlandı.Eskiden üniversite mezuniyeti büyük ölçüde iş garantisi anlamına geliyordu. Bugün ise üniversite öğrencilerinin en büyük sorunu istihdam.”
Bu tablo sonucu önümüzdeki yıllarda üniversiteler öğrencisizlik sorunuyla daha açık biçimde karşı karşıya kalabilir. Eğer bu eğilim devam ederse, önümüzdeki yıllarda öğrenci yetersizliği nedeniyle üniversitelerin kapanması gündeme gelebilir. Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşça kalın dostlar.