"Şehitler" olarak değiştirilmemişti.
Şehitler caddesi, Şehitler köprüsü, Şehitler tepesi...
Böyle bir çözüm buldular.
İşin içine şehit kelimesini sıkıştırırsak biraz gazlarını almış oluruz diye düşünüyorlar belki ama yanılıyorlar.
Bak nasıl çıktı Berkay'ın babası, o acılı haliyle ne doğru konuştu: "Benim oğlum şehit falan olmadı, katledildi" dedi. Olanı, gerçeği söyledi yani...
Ölmesin kardeşim ölmesin... Polisi de, askeri de, sivili de ölmesin...
Doğusu da patlamasın batısı da.
Huzursa, barışsa bu ülkedeki herkes için lazım.
Ama bak mesela şu anda baskın gibi görünen zihniyetin bir temsilcisi diyor ki "Bu bombalar neden hiç İzmir'de patlamıyor?"
Sonra da pislediği yeri sıvayıp üzerine tüyler dikiyor: "Gavur gavuu koruyor da ondan herhalde."
***
Kendi desteklediği partiye oy vermeyen herkes dinsiz, imansız, inançsız ve patlayıp ölmeyi hak ediyor çünkü.
Hayıflanıyor, İzmir'de yaşayanlar ülkedeki bu katliamların acısını ciğerinde hissetmiyor zannediyor.
Onun gibi olmadığımızın, olamayacağımızın farkında bile değil.
İnsanları başka ülkeden, başka ırktan, başka şehirden ve başka inançtan diye ayırmadığımızı o havasız kalmış beyni istese de almıyor zaten.
Şu cümleyi kurmak için sabırsızlandıkları belli: "Sonunda İzmir de patladı işte, geberdi gavurlar!"
"7.4 yetmedi mi?" zihniyeti bu.
Ölüme sevinmek ne demek biz bilmiyoruz.
Ama onlar bunu canı gönülden istiyor.
***
Bir başka vicdan yoksunu kesim daha var ki "İzmir neden patlamıyor?" diyenle karşı görüş gibi görünseler de aslında birbirlerinden hiç farkları yok.
Onlar da cumartesi gecesi patlama olduktan sonra şöyle dediler: "Çevik kuvveti patlatmışlar, oh canımıza değsin!"
Bir başkası diyor ki "Siz bizim şehirlerimizi yaktınız, 44 kişi sizden ölmüş çok mu?"
Sizden-Bizden...
Tam da birilerinin planladığı gibi iyice yerleşti bu ayrım.
Millet olma vasfımızı kaybettik.
Hiçbir olay bizi birleştiremiyor.
Ne ortak sevincimiz ne ortak yasımız ne de ortak mücadelemiz kaldı.
Şimdi alsalar kalemi ellerine ve deseler ki üçe beşe böldük bu vatanı...
Hiç şaşırmayacağız, diyeceğiz ki: "Malumun ilanı."
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kaç kişiyiz?
O uğursuz gece olayı duyar duymaz yine telefonlara sarıldık.
Özellikle o bölgede oturan yakınlarımızı arayıp "yaşayıp yaşamadıklarını" kontrol ettik!
Memleketin getirildiği hale bak!
Seslerini duyduktan sonra ise içimize bir ferahlık falan gelmedi.
Bizimkiler hayatta ve güvendeydi ama o sırada onlarca anne, baba, eş telefonuna cevap alamadı.
Biz tanımadığımız o insanlar için içimiz yana yana üzülürken öbürü de işte oradan "Başkanlık sistemi gelirse bunlar olmaz" falan yazdı...
"İzmir'i neden patlatmıyorlar?" diye merak etti...
"Çevik kuvvet ölmüş, iyi olmuş" diye sevindi.
Herkesin derdi ayrı...
Galiba ülkede sadece bir kesim kaldı; vicdanı olan, huzur ve barış isteği aynı.