Vicdanın sesi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in evinin önünde sloganlar atan MHP'li bir grup...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıya karışanlar...

Ardından da Yeniçağ Gazetesi'ni sopalarla basanlar ve gazetenin yazarı Yavuz Selim Demirağ'ı dövenler...

Hepsinin kim olduklarını biliniyor.

Peki haklarında bir soruşturma var mı?

Aldıkları bir ceza?

Yok...

Yaptıklarına rağmen aralarından kahraman ilan edilen var mı?

Var...

***

Yaşanan böyle olaylar görmezden gelinir, yapılanlar cezasız bırakılırsa sonucu çok üzücü olur.

Aynı topraklarda yaşıyoruz.

Ne kadar farklı düşüncelere de sahip olsak, birlikte yaşamaya ve birlikte kalkınmaya mecburuz. Çocuklarımızın refah içindeki bir ülkede yaşamasını kim istemez ki!

Ötekileştirmeyi, ayrıştırmayı pompalayıp adaleti ülkeden uzaklaştırmanın acı sonuçlarından birini geçtiğimiz günlerde Afganistan'da çok kötü bir şekilde gördük.

Kadın hakları savunucusu gazeteci Mena Mangal, Kabil’de sokak ortasında vurulup öldürüldü. Mangal, ülkede kız çocuklarının okula gönderilmesi fikrini savunuyordu.

Toplumun her kesimine karşı susun konuşmayın, haddinizi bilin söylemleri kimseye bir fayda sağlamaz.

Demokrasiyle yönetiliyorsak, özgür ifadeyi baskılayamazsınız.

Ne iş yapıyor olursak olalım, ne kadar zengin olursak olalım insanlara eşit ve adil davranmalıyız. Kimsenin hakkını yememeliyiz.

İnsan olmak zordur ama imkansız değildir.

Sadece bakış açınızı biraz değiştirmeniz ve vicdanınızın sesine kulak vermeniz gerekir.

***

Yıl 1989... Dünyaca ünlü sanatçı Carlos Santana, İstanbul'a konser vermek için gelir.

Oteline yerleşir, basın toplantısının ardından da bir rehberle birlikte kenti gezmeye başlar.

Onu kimse tanımazken ayakkabı boyacısı olan Roman çocuklar onu tanır ve ayakkabılarını ücretsiz boyamak isterler.

Bunun üzerine de Santana onlara konser biletlerinden verir.

Çocuklar kendilerine VİP bilet verildiğinden habersiz güle oynaya evlerinin yolunu tutarlar.

Konser zamanı geldiğinde çocuklar biletleriyle içeri girmek isterler ama kapıdaki görevliler çocukların biletleri çaldığını düşünerek onları içeri sokmazlar ve biraz da tartaklayarak biletlerini alırlar.

Ama çocuklar vazgeçmezler konser mekanının önünde bağırmaya başlarlar.

Rehber, çocukları duyar ve yanlarına gider.

Olanları öğrenince çocukları içeri alır ama çoktan onların yerine Vali Yardımcısının kızı, damadı, belediyeden falancanın bacanağı, eltisi falan oturmuştur ve yerlerinden kalkmamaktadırlar. Protokolde yaşanan bu krizi fark eden Sanatana, çocuklar yerlerine oturmadan konsere çıkmayacağını söyler.

Bunun üzerine koltukları işgal edenler kaldırılır yerlerine gerçek sahipleri oturur.

Çocukların yerine oturduğu haberi kulise gittikten sonra Carlos Santana ve grubu sahneye çıkar, konser başlar.

Hayat, bizi vicdanının sesini duyanlarla karşılaştırsın ve bizi o sesten mahrum etmesin.

YORUM EKLE