Vahşet

Abone Ol

8 Mart Dünya Kadınlar günüydü. Kutlanmadı, protesto edildi. Son 5 yılda 1266 kadın öldürüldü. Boşanmak istemeyen pek çok kadın hayatından oldu. 2025 yılının ilk 6 ayında erkekler tarafından 136 kadın öldürüldü, 145 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için ne kadar hayati olduğu verilerimizle görünür oldu. Siyasi iktidar, 2025’i “Aile Yılı’’ ilan etti. Ancak bu yönelimin merkezinde, toplumsal sorunlara bütüncül çözümler üretmek değil; aile üzerinden kadınlara yeni sorumluluklar yüklemek yer alıyor.

****

Derinleşen yoksulluk, temel haklara erişimde yaşanan ciddi eşitsizlikler ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflaması ortadayken, iktidarın odağını kadınları yeniden doğurmaya, bakıma ve ev içine yönlendiren uygulamalara kaydırması, hem toplumsal gerçeklikle çelişiyor hem de çözüm üretmiyor. Doğurganlığı teşvik eden bu politikalar, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını, yaşam tercihlerini ve beden özerkliğini görmezden geliyor. Oysa güçlü bir toplum, kadınların özgür olduğu; çocukların güvende büyüdüğü; bireylerin eşit yurttaşlar olarak haklarına erişebildiği koşullarda kurulabilir. Bugün kadınlar hâlâ en çok “en çok yakınları” tarafından öldürülüyor.

****

2025’in ilk 6 ayında 96 kadın, aile üyesi bir erkek tarafından öldürüldü. Kadınlar, yeniden ve ısrarla eve çağrılıyor; fakat ölüm var. Ev, kadınlar için bir sığınak değil, çoğu zaman görünmeyen bir şiddet alanına dönüşmüş durumda. Eşitliğin yolu; kadını evde tutmaktan değil, hayatın her alanında güçlendirmekten geçer. Kadınlar öldürülürken yanlarında çoğu zaman çocukları, anneleri, kardeşleri ya da arkadaşları oluyor. Onlar da hedef alınıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe erkek şiddeti de biçim değiştiriyor. Son yıllarda kadın cinayetlerinde “ekonomik sorunlar” giderek daha fazla bahane olarak öne sürülüyor. Kadınlar hem yoksulluğun hem de bu yoksulluğu bahane eden şiddetin hedefi oluyor.

****

Bu yılın ilk 6 ayında öldürülen kadınların 26’sı 25 yaşından küçüktü. 2025 yılının ilk 6 ayında öldürülen 9 kadının, öldürüldükleri anda koruma kararlarına rağmen 9 kadın, koruma kararlarının uygulanmaması nedeniyle öldürüldü. Kadınlar “Biz biliyoruz ki; yılmayacağız, boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz” Bir süredir intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşça kalın dostlar