Ütü izi

Abone Ol

Evde bir akşamı hayal edin. Çocukluğumuzda annelerimiz ütüyü fişe takar, buhar düğmesini açardı. Metal yüzey kumaşa değdiğinde çıkan o sıcak koku odanın havasına karışırdı. Gömlek dikkatle masaya serilir, ütünün ağırlığıyla çizgiler kaybolurdu. Ama bazen bir dalgınlık… Bir telefon çalması, kısa bir sohbet derken ütü biraz fazla kalırdı kumaşın üzerinde. İnce bir yanık izi belirirdi. Annelerimiz de hemen bir telaşla, Bu gömlek artık giyilmez, derdi. O iz saklanır, yok edilmeye çalışılırdı.

********

Bugün ise aynı iz, lüks moda sahnesinde bir kimlik haline geldi. Vetements’in koleksiyonunda yer alan ve üzerinde bir ütü yanığı efekti bulunan gömlek, hem tasarımıyla hem de fiyatıyla sosyal medyayı birbirine kattı. Yanlışlıkla ütüde unutulmuş gibi duran bu gömleğin fiyatı 1.139 dolar, yani yaklaşık 50 bin TL. Marka bu tasarımı sıradanlığa meydan okuma ve yanlış görünen detaylarla estetik yaratma fikriyle savunuyor. Açık renk kumaş üzerine kahverengi bir yanık izi yerleştirilen gömlek, ilk bakışta evde yaşanan talihsiz bir kazayı andırıyor. Ama Vetements için konu tam da bu: sıradan olanı olağanüstü kılmak.

Sosyal medyada ise bu fikir büyük bir tartışma yarattı. Kimi “Fakirlik yine moda olmuş ama sadece zenginlerin alabileceği bir fiyata” diyerek ortaya koydu. Kimi “Yanlışlıkla ütü yaksak daha ucuza gelir, bu yanık evde ücretsiz yapılır” diye espri yaptı. Bir başkası ise “Ben bundan yaparım hem de 5’te 1 fiyatına” diyerek gündelik hayatın pratik zekâsını konuşturdu. Moda sahnesindeki bu ters köşe, aslında sokaktaki insanın gülmesiyle birleştiğinde daha da anlam kazandı.

“Vetements” kelimesi Fransızcada giysiler anlamına geliyor ve “vet-MAW” olarak okunuyor. Markanın bu ismi seçmesi, aslında alt ya da üst bir kimlik taşımadan yalnızca giyilmek için üretilme felsefesini yansıtıyor. Markanın hikâyesi 2014’te Gürcü tasarımcı kardeşler Demna ve Guram Gvasalia ile başlıyor. Demna, Antwerp Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra Maison Martin Margiela ve Louis Vuitton’da çalışıyor. Margiela etkisi, Vetements’in yeniden tasarlanmış denimlerinde, asimetrik gömleklerinde ve karalamalı ayakkabılarında hâlâ hissediliyor. Bu yüzden bazıları Vetements’i Margiela felsefesinin ticari bir yeniden yorumu olarak görüyor.

Ama Vetements’in asıl çıkışı, gündelik hayatın içinden doğan meydan okumaları moda sahnesine taşımasıyla oluyor. DHL tişörtünü podyuma koyduklarında herkes “Bu mu moda?” diye sordu. O tişört, 2015 yılı defilesinde gündem oluyor; fiyatı ve ironisiyle manşetlere taşınıyor. Tepkiler büyüyünce marka 2018’de DHL ile resmi iş birliği bile yapıyor. Bir ofis çalışanının gömleğindeki yanık izi, bir güvenlik görevlisinin iri cüssesi, bir punk’ın dikenli saçları… Hepsi Vetements’in ilham kaynakları oldu.

Ütü izi gömlek hikâyesi, markanın “gerçeklik” vurgusunu en iyi yansıtan örneklerden biri. Normalde hata sayılacak bir iz, Vetements’in ellerinde kimlik ve tavır haline geldi. “Mükemmellik” yerine “gerçeklik” dediler. Moda dünyasının podyumlarına, sokakların enerjisini taşıdılar. Guram Gvasalia’nın ticari zekâsı ise bu tasarımları sınırlı üretim, yüksek fiyat ve sadık bir toplulukla buluşturdu. Rihanna’dan Kanye West’e, Travis Scott’tan Celine Dion’a kadar herkes bu markayı sahiplendi.

Bugün Vetements bize aynı soruyu hatırlatıyor: Moda gerçekten ne olmalı? Belki de cevap, evde bir akşam annemizin ütüsünden çıkan o izde gizli. Çünkü bazen en gerçek hikâyeler, ‘yanlış’ görünen detayların içinden çıkar. Moda bazen pahalı bir ütü yanığıdır; ama asıl konu onun hangi hikâyeyi anlattığıdır.

Peki sizce, moda sahnesinde asıl değer, kusursuzlukta mı gizli, yoksa gerçeğin kendisinde mi?