“Romanları, şiirleri ve çocuk kitaplarıyla uzun yıllardır edebiyatımıza emek veren; Güzel Türkçemize sadakatı, dili, duyarlılığı ve umudu merkezine alan yapıtlarıyla okurların belleğinde yer edinmiş” şairdir, yazardır. İlkeli entelektüel, Cumhuriyet aydınıdır Hidayet Karakuş.
“Edebiyat vicdan kazandırır!” Bu söz, Hidayet Karakuş imzalıdır. Her şairin yazarın; yaşama ilişkin, dünyaya, evrene ilişkin söyleyeceği sözünün olması” gerektiğini anlatmaya çalışır. “Okumayan insanın konuşmaya hakkı yoktur diyor bir düşünür. Okuyarak konuşalım” der her sohbetinde de. Ona göre; “Şiir yazması da, romandan daha zordur ama insanı daha çok sarhoş eden bir yanı vardır şiirlerin…”
33 yıl önceki Sivas katliamından eşi İclal Hanım ile son anda kurtuldu Usta Edebiyatçımız. O dönemi yazarak atlattığını belirterek, Sivas Katliamı’ndan sonra, önce ‘Ateş Mektupları’ şiirlerini, daha sonra ‘Şeytan Minareleri’ romanını yazdı. “Şeytan Minareleri”ni de “Korku İmparatorluğu’na Karşı Duruşun Romanı” olarak niteler ve ekler; “Daha fazla kişinin bu kitaptan haberdar olması, okuması ve okutturması gerekiyor. Gericiliğin ne demek olduğunu daha iyi anlayabilmek, anlatabilmek için…”
“İyi şiir zamanı aşan bir şiirdir. Kötü şiirden zaten milyonlarca yazılmıştır.”(Hidayet KARAKUŞ)
Bir ilkokuldaki imza gününe katılır şair-yazar. Bir öğrenci sıradadır, elinde “Ateş Mektupları” şiir kitabını imzalatacaktır.
Öğrenci şöyle anlatır o günü; “Sıra bana gelmişti. Çekinerek kendisinin Sivas’ta olup olmadığını sordum o gün.
Ondan sonrası aklıma geldikçe gözlerim doluyor. Beyaz saçlı adam elimi tuttu, ağlamaya başladı.
‘Sen Sivas’ı Madımak’ı biliyor musun?’ diye sordu ve devam etti; ‘Dumanı hep hissediyorum!’.
Beni sıradan çıkarttı, imza günü boyunca yanında oturttu…”
O “beyaz saçlı adam”, 33 aydınımızın yakıldığı 33 yıl önceki Madımak katliamından kurtulan şair yazar ve eğitim emekçisi Hidayet Karakuş’tur!
O “beyaz saçlı adam”, “Edebiyat vicdan kazandırır. Bana kalsa bütün öğretimi,
eğitimi edebiyat üzerine kurarım” demiş Hidayet Karakuş’tur.
O “beyaz saçlı adam”, “Her söylemini davranışına dönüştürebilen bir eğitimci ve edebiyatçı olarak örnek alınacak bir aydındır!”
xxxx
İlk şiiri ne zaman yazmış . Kendi ifadesiyle; “Sene 1950’lerin sonu: “Radyoda Kıbrıs olaylarını, üniversiteli ağabeylerimizin sokaklarda ‘Kıbrıs Türktür, Türk kalacak!’ diye gösteriler yaptığını dinlerdik. Bundan etkilenerek bir Kıbrıs Destanı şiiri yazmıştım. Şiir, sınıfın duvar gazetesinde yayınlanınca 43 kişilik sınıfta herkes bana bakıyor sanıp çok heyecanlanmıştım. O günden sonra yazmayı sürdürdüm. Şiir kitapları okumaya başladım. İlki Cahit Külebi’nin benim yaşadığım toprakları, Anadolu’yu anlatan ‘Rüzgâr’ adlı şiir kitabıydı. Sonra Attila İlhan’ı, Dağlarca’yı, Cahit Sıtkı’yı okudum, şiirlerini tanıdım.”
Eğitimine Selçuk Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’ne devam ediyor. Adana, Manisa ve İzmir’de toplam 33 yıl öğretmenlik yapıyor. Karakuş, “Biz 11 yaşından itibaren öğretmen olarak yetiştirildik. O sebeple öğretmenlik benim üzerimde ikinci bir ten gibi durur” diyor. Ancak bu sırada yazma tutkusu şiirden romana, çocuk kitaplarına, radyo oyunlarına evriliyor. Çeşitli gazete ve edebiyat dergilerinde şiirleri yayınlanmaya başlıyor. Ne hakkında yazıyor? Karakuş, ‘Aşk hakkında, zaman hakkında, aklıma ne gelirse’ diye yanıtlıyor.(Zeynep Bilgehan röportajı-Hürriyet-23 Mart 2025)
xxxx
Yazar Feyza Hepçilingirler, TÜYAP 2019 yayını “Türkçem Adresimdir”de bakın Hidayet Karakuş’u nasıl anlatır?; “Türkçenin ödünsüz savunucusudur Hidayet Karakuş. Yazdığı onlarca kitap içinde ne Arapça-Farsça kullanma merakına tanık olursunuz ne de kimilerinin ‘entelektüel’ görünmenin birinci koşulu saydıkları Fransızca-İngilizce sözcükler kullanma isteğine kapıldığına. İster çocuklara yazsın ister büyüklere, ister şiir yazsın ister öykü ve roman öncelikle gözettiği dilin yakınlığı ve güzelliğidir.
Şiirden başlayalım: Edebiyatın incisidir ya şiir, Hidayet Karakuş da sözcükleri dizelerine inci taneleri gibi dizen bir kuyumcudur. Dili aydınlıktır, renklidir, zengindir Karakuş’un. Memleket toprağının rengini taşır, yöresel söyleyişin tatlarıyla zenginleşir. Çocuk kitaplarında daha da yalınlaşır Karakuş’un dili. Atatürk’ün ‘insanlığını, dehasını, bilimsel düşünüşünü, hiçbir şeyi gözden kaçırmayan keskin dikkatini, derin duygusallığını, engin çocuk sevgisini, doğa tutkusunu’ şiirleştirerek onu çocuklara sevdirmeye çalışırken ne kadar içtense matematik korkularını yenmeye yardımcı olmak isterken de o kadar sevgi doludur.”
xxxx
Son romanı ‘Bana Bir Resmini Yolla’ Yunus Nadi Roman Ödülü’ne layık görülmüştü Hidayet Karakuş.
Her yıl “21 Mart Dünya Şiir Günü” nedeniyle verilen PEN Şiir Ödülü 2026’da Hidayet Karakuş’a sunulacak. PEN Yazarlar Derneği açıklamasını da alıntılayalım; “Türkçenin usta kalemi Hidayet Karakuş’un şiir, roman, çocuk kitapları, zengin, renkli, sorunlara ve gününe duyarlı bir birikim oluşturuyor. Yaşadığı toplumsal acılara karşın her zaman ‘umudun belleği’ olmayı sürdüren Karakuş, iyiliğin, güzelliğin, doğruluğun izindeki edebiyat anlayışından bugüne değin hiç ödün vermemeyi bildi. Türkçeye olan özeni ve titizliğiyle de öne çıkan Karakuş roman, şiir ve çocuk edebiyatı dalında sayısız ödül aldı.
Hidayet Karakuş’a daha nice uzun yıllar, yeni yapıtlar dileyerek 80 yıllık yaşamından süzdüğü şiir toplamını, şair emeğini 2026 PEN Şiir Ödülüyle kutluyoruz.
Hidayet Karakuş’a ödülü, Pamukkale Philharmony Association’ın da katılımıyla düzenlenecek olan 2. Uluslararası Denizli Şiir Günleri’nde sunulacaktır.
Ödül töreni, 27 Mart 2026 Cuma günü saat 15:00’de Denizli Şiir Otel’de yapılacaktır.”
Tanımaktan, dostu olmaktan onur duyduğum Hidayet Karakuş Öğretmenim’i kutluyorum. Nicelerine.