Günlük hayatın akışında düşüncelerimi paylaşan biri olarak, günümüz gençliğinin kısa videolarla nasıl bir tüketim çılgınlığına kapıldığını her geçen gün daha fazla görüyorum. Kitap okumayan ve sadece 2-3 saniye video izleyen ve diğer video geçen bir nesil ile geldi. "Short Video Zapiens" – bu konu başlığını neden seçtiğimle başlayalım. Short Video Zapiens, Homo Sapiens'in yeni hal, reel'lerin ve kısa videoların peşinde koşan bir nesli tanımlıyor! unutan bu neslin durumunu, bazı rakamlarla birlikte ele alacığım. Geleceğe dair de birkaç önerim de var. Haydi başlayalım.
Kısa Videoların Hakimiyeti
Gençler artık TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi platformlarda vakit geçiriyor. Bu videolar saniyelik, hızlı ve eğlenceli; bir kaydırışla yenisi geliyor. Ampere Analysis'in 2025 verilerine göre, dünya genelinde çevrimiçi kullanıcıların %60'ından fazlası her gün bu kısa videoları izliyor; bu, TV izleme (%47) veya uzun videolardan (%46) daha fazla. TikTok'un 1.6 milyar kullanıcısı var, günlük izlenme ise 50 milyarı geçiyor; Instagram Reels 18 milyar, YouTube Shorts 35 milyar. Gen Z ve Millennials'ın %90'ı bu içerikleri tüketiyor, hayatları adeta bir reel akışından ibaret. Bu hız, kitap gibi derin şeyleri geride bırakıyor; bilgi artık damla damla geliyor, ama özü kaçıyor.
Kitap Okumayı Unuttuk!
Kitaplar eskiden hayatımızın parçasıydı, ama şimdi raflarda tozlanıyor. 2024 Türkiye Kitap Okuma İstatistikleri TÜİK ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayıncılar Birliği 2024 verileri şöyle:
· Kitap okumayanların oranı (15 yaş ve üzeri nüfus için): %73
· Kitap okuyanların oranı: %27
· En çok kitap okuyan yaş grubu: 18-27 yaş aralığı olarak %50,9
· En az kitap okuyan yaş grubu: 65 yaş ve üzeri olarak %14,1
Bu şu demek, neredeyse 4 kişiden sadece 1 kişi kitap okuyor. Peki bu 3 kişi ne yapıyor “seyrediyor”
Dikkat Dağılmasının Sonuçları: Zihin ve Duygu Yorgunluğu
Bu hızlı tüketim, dikkatimizi parçalıyor; altın balığının bile dikkat süresi bizden uzun – 2000'de 12 saniye iken, şimdi 8 saniye. Sosyal medya bunun sebebi: Nanyang Teknoloji Üniversitesi'nin 2025 raporunda, yoğun kullanım gençlerde odak sorunu, yorgunluk ve bağımlılık yaratıyor; %68'i odaklanmada zorluk çekiyor. Gloria Mark'ın araştırması, dikkat süresinin 2004'te 2.5 dakikadan 2012'de 75 saniyeye, son yıllarda 47 saniyeye düştüğünü söylüyor. Çoklu medya kullanımı dopamin direncini artırıyor, impulsiviteyi tetikliyor ve zihinsel sağlığı etkiliyor. Bu sadece beyin meselesi değil, ruh hali de bozuluyor. Nesil, derinlikten uzaklaşıp yüzeyselliğe alışıyor.
Bu durumu düzeltmek için ne yapabiliriz?
Önerim şu:
· Eğitimde dijital okuryazarlık artsın,
· Gençlere kısa videoların yanında uzun içerikler de gösterilsin.
· Aileler ve öğretmenler "dijital detoks" günleri düzenlesin
· Kitap okumayı teşvik etsin.
· Platformlar algoritmalarını değiştirsin, uzun videoları öne çıkarsın.
Kişisel olarak, medya tüketimini dengeleyin: Günlük bir saat kitap okumak, reel'lerden daha faydalı. Gelecekte "Short Video Zapiens"ten "Bilge Zapiens"e dönebiliriz; yeter ki dikkatimizi toplayalım.
İnsanlık bu dijital fırtınadan güçlenerek çıkacak, inanıyorum.